T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... . DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... . DAVANIN KONUSU : Menfi T…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... . DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... . DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, 24/09/2021 düzenlenme tarihli, 30/01/2022 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli senetle ilgili müvekkili aleyhine ... .. İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve müvekkili aleyhine haciz işlemleri yapıldığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu hususlarla ilgili yapmış oldukları arabuluculuk başvurusunun anlaşamama olarak sonuçlandığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek 30/01/2022 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli senedin iptaline, müvekkili aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline, kötüniyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 13/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından daha önce dava konusu kambiyo senedinde imzaya itiraz edildiğini, ancak işbu dava konusu kambiyo senedi üzerindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu kesinleştiğini, ancak davacı huzurdaki davayı ikame ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, senedin bedelsiz olduğu ve borç olmadığı itirazı için, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu borcu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilebileceğini, borçlunun dava dilekçesi ekinde ve delil listesinde İİK Madde 169 uyarınca bir belge bulunmadığından borçlunun itirazının yerinde olmadığını, davacı dava dilekçesinde bedelsizlik iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, farazi olarak sözde hukuki ilişki ve borçlarının olmadığını belirttiğini, kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk (müceretlik) ilkesi gereğince kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir önemi bulunmadığını davanın reddi ile davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın (300.000TL) %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı, dava dilekçesinde yalnızca davalı ile aralarında hukuki bir ilişki olmadığını iddia etmiş ise de davacının dava dilekçesinde imzaya itirazının olmadığı ve/veya başkaca bir hukuki sebep ileri sürmediği anlaşılmakla davalı lehtarın da bonoyu elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davacı, bonodan dolayı borcu olmadığı iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamış olup yemin deliline de dayanmadığı göz önüne alınarak davanın reddine ve dosyadan verilen bir tedbir kararı bulunmadığından İİK 72/4 koşulları oluşmadığı göz önüne alınarak kötü niyet tazminatı talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça borcun varlığının kabul edilmediğini, davalı ile davacının arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını dava dilekçesinde açık bir şekilde belirttiklerini, borcun varlığının davacı tarafça kabul edilmemiş olmasının, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin de bulunmadığının açık olduğunu, davalı tarafın davacı ile arasında hukuki ilişki olduğunu ispat edemediğini, bu yönde herhangi bir delil sunamadığını, davalı tarafın hukuki ilişkinin varlığını ispat etme mecburiyetinin olduğunu, davalının İlk Derece Mahkemesine vermiş olduğu dilekçelerinde hukuki ilişkinin varlığını kanıtlayacak herhangi bir delil sunmadığını, davalı taraf hukuki ilişkinin varlığını kanıtlayamadığını, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinaf cevap dilekçesinde özetle; senedin bedelsiz olduğunu ve borç olmadığı itirazı için, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu borcu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir olduğunu, borçlunun dava dilekçesi ekinde ve delil listesinde İİK Madde 169 uyarınca bir belge bulunmadığından borçlunun itirazının yerinde olmadığını, davacı tarafın söz konusu senedin alacak ilişkisine dayanmadığını belirttiğini, ancak kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk (müceretlik) ilkesi gereğince kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir önemi bulunmadığını beyan ederek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; menfi tespit, takibin iptali istemine talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir. Buna göre davacı taraf, dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamalıdır. Her ne kadar davacı, davalı ile arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürmüş ise de; ticaret hayatındaki sürat ve güven ihtiyacı, ticari iş ve işlemlerin genel hükümlerden ayrı, özel kanuni şekil kuralarına bağlanmasını zorunlu kılmıştır. Tedavül kabiliyeti ve kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkeleri de bu fonksiyona hizmet ederler. Tedavül kabiliyeti kambiyo senetlerini adi senetlerden ayırmaktadır. Bunun sağlanabilmesi de kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olmasına bağlıdır. Buna "soyutluk" ya da "illetten mücerret olma" denir. Soyutluluk kavramı esas itibariyle kıymetli evrak niteliği taşıyan bir senette mündemiç olan hakkın temel ilişkiden bağımsızlığını ifade eder (Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esaslar, İstanbul 2010, s.29). Açıklanan nedenlerle davacı tarafından iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı , yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla; mahkeme kararı yerinde olup davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2025 tarih, ... Esas, ....Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.