8. Hukuk Dairesi 2013/7979 E. , 2014/7410 K. "" MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/09/2010 NUMARASI : 2010/400-2010/737 Hazine ile F.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.09.2010 gün ve 400/737 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti d…
**8. Hukuk Dairesi 2013/7979 E. , 2014/7410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/09/2010 NUMARASI : 2010/400-2010/737 Hazine ile F.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.09.2010 gün ve 400/737 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar F.. A... M.. A.., D.. A.., Ş.. A.., K.. A.., H.. E.., M.. A.., M.. A.., F.. A.. ve M.. A.. ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalılara, dava dilekçesi yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın cevap vermemişler ve yargılama oturumlarına katılmamışlardır. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, yerel mahkeme kararı 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanun'a eklenen geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra Hâzinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.