20. Hukuk Dairesi 2012/14550 E. , 2013/3774 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 101 ada 3283 parsel sayılı 9821,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı ger…
**20. Hukuk Dairesi 2012/14550 E. , 2013/3774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 101 ada 3283 parsel sayılı 9821,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı gerekçesiyle tarla niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, dava konusu parselin zilyetliğinde bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın 18.10.2010 günlü bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3822,03 m²’lik bölümünün taşlık, kayalık niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen 5999,53 m²’lik kısmının tesbitinin iptaline ve tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından (B) ile gösterilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1993 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığına, her ne kadar; mahkemece Hazinenin talebi olmadığı halde (A) ile gösterilen bölümün niteliği değiştirilmişse de bu konuda davalı Hazinenin temyizinin bulunmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.