10. Hukuk Dairesi 2025/11264 E. , 2026/1732 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/722 E., 2025/158 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Da…
10. Hukuk Dairesi 2025/11264 E. , 2026/1732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/722 E., 2025/158 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ...'ın 02.11.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacıların mevcutta çalışıyor olması ve ortalama bir gelire sahip olmaları nedeni ile destek ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, olayda davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/332 E., 2022/44 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacı ... için 361.717,04 TL maddi tazminatın ve davacı ... için ise 217.697,78 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2019/332 E., 2022/44 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarih ve 2022/1257 E., 2023/176 K. sayılı kararı ile olayın oluş şekli, kazaya etken ihmali davranışlar birlikte değerlendirildiğinde müteveffaya %10, davalı Kuruma %90 kusur atfedilmesinin dosya kapsamına uygun görüldüğü, davacı annenin herhangi bir gelirinin bulunmadığı, davacı babanın ise emekli olup UYAP sistemden temin edilen gelir bilgisine göre de gelirinin asgari ücretin altında kaldığı, ölenin eş ve çocuğunun olmayışı da gözönünde bulundurulduğunda yukarıda belirtilen içtihadı birleştirme kararı ve Yargıtay ilamı doğrultusunda maddi tazminata hak kazandıkları, ölenin davacı babaya düzenli ve fiili desteğin bulunmadığının kabulü halinde dahi baba lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının ölenin yaşı, paranın satın alma gücü dikkate alındığında farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek hükmedilebilecek maddi tazminat miktarı ile de uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarih ve 2022/1257 E., 2023/176 K. sayılı kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.11.2024 tarih ve 2023/5954 E- 2024/10833 K. ile "... Dosya kapsamından davacılara bağlanan gelir var ise bu gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş, maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanmadığını Kurumdan sormak, bağlanmış ise bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının - usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte - 29.11.2021 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi tazminat alacağından tenzil ederek yapılacak hesabı hükme esas almaktan ibarettir. .... " gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam ile SGK'ya müzekkere yazılarak olay nedeniyle davacı hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış ise miktarının ne olduğu sorulmuş, cevabi yazının dosyaya sunulmasını müteakip uyma kararı verilen bozma ilamında geçen raporu düzenleyen bilirkişiden bozma ilamında belirtili hususta rapor düzenlenmek üzere ek rapor alındığı, SGK yazı cevabında yalnızca davacılardan anne ...'a gelir bağlanmış olması hususu nedeniyle sigortalının kusuru dışında kalan toplam kusur oranı gözetilerek SGK tarafından rücu edilebilecek kısmın toplam hesaplamadan mahsubu sonrası davacıların maddi tazminat miktarının ... için 109.789,78 TL, davacı ... için ise 217.697,78 TL olduğu tespit edilmiş, hazırlanan raporun denetime elverişli, dosya kapsamına ve bozma ilamında belirtili yönteme uygun olduğu görülmekle, bozma ilamında belirtili rapora davacı taraf itirazının bulunmaması, bu yönüyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, karar tarihine en yakın güncel rapor alınmasının dosyaya katkısının bulunmayacağı, davacı vekilinin aksi yöndeki taleplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, aynı olaya ilişkin açılan manevi tazminat davası (2024/115E) dosyası, hukuki ve fiili irtibat gerekçesiyle eldeki maddi tazminata dair dava dosyası ile birleştirilmiş, manevi tazminata dair talebin incelenmesinde, olay nedeniyle iş kazası neticesi vefat eden ...'ın anne, baba ve kardeşleri durumundaki davacıların yakınlık dereceleri, olayın oluş şekli, olayın meydana gelmesinde kusur durumu, manevi tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanılmaması yanında caydırıcılığının olması, yaşanan olay nedeniyle meydana gelen manevi zararın bir nebze giderilmesi, manevi olarak tatmini sağlama amacına uygun olması gereği emsal kararlar da gözönünde tutularak davacı anne ve baba yönünden ayrı ayrı 200.000,00TL, davacı kardeşler yönünden ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi zarara hükmolunmasının hakkaniyete uygun düşeceği kanaatiyle; "A)Asıl dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davacı ... için 109.789,78 TL maddi tazminatın ve davacı ... için ise 217.697,78 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Birleşen 2024/115 Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Davacı ... ve ... için 100.000,00'er TL, davacı ... ve ... için ise 200.000,00'er TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Kararda hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş miktarda olduğunu, b.Olayda müvekkilin kusurundan çok müteveffanın kusuru bulunduğunu, müvekkili idarenin her türlü emniyet eğitimini ve tedbiri almasına rağmen kazanın meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili teşekkülün olayda ihmali ve sorumluluğu bulunmadığından kusur oranları yönünden kararın kabulünün mümkün olmadığını, c.Davacıların destekten yoksun kaldıkları karine olarak kabul edilse bile bunun aksinin ispatlanması mümkün olduğundan gerçekte fiili yardımın ve desteğin söz konusu olup olmadığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 . maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.