Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/262 E. , 2024/6260 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/262 Karar No : 2024/6260 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI)... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına tahakkuk eden ve 6111 sayı…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/262 E. , 2024/6260 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/262 Karar No : 2024/6260 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI)... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına tahakkuk eden ve 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılan bir kısım vergi borçlarının anılan Yasa kapsamına girmediğinden bahisle bu kısmı yönünden yapılandırmanın iptaline ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı idarece davacıdan haksız yapılan tahsilatın, 21/09/2011 tahsilat tarihinden 13/03/2019 ödeme tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak gecikme faizi eklenmeden iade edildiğinden bahisle, yoksun kalınan 775.411,59 TL faiz alacağı ile anılan tutarın 13/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından her ne kadar 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak gecikme faizi talep edilmişse de, dilekçe içeriğindeki faizle ilgili açıklamalarından faizin 6183 Sayılı Kanun'un gecikme zammına ilişkin hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğinin iddia edildiği, talep edilen 775.411,59 TL'nin de bu hesaplama ile belirlendiğinin anlaşıldığı, davacıdan haksız olarak tahsil edilen tutara faiz işletilerek iade edilmesi noktasında ihtilaf bulunmadığı ancak alacağa hangi tür faizin işletilmesi gerektiği hususunun ilgili mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, özel bir düzenlemenin mevcut olmaması halinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da düzenlenmiş olan yıllık yasal faiz işletilmesinin esas olduğu, özel bir düzenlemenin mevcut olması halinde ise öncelikle özel düzenlemenin uygulanması gerektiği, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesinde davalı idarece haksız ve yersiz olarak alınan vergi ve benzeri amme alacaklarının tahsil tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenen tecil faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin yürürlük tarihinin 15/06/2012 tarihi olduğu, ilgili düzenleme uyarınca bu tarihten sonraki haksız ve yersiz alınan amme alacaklarına yıllık tecil faizinin uygulanabileceği, bu tarihten önceki dönemlere ilişkin faizin ise özel bir düzenleme olmamasından dolayı genel kanun olan 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca hesaplanması gerektiği, bu durumda, davacıdan haksız tahsil edilen tutara, davacı tarafından talep edilen aylık gecikme zammı uygulanmak suretiyle hesaplanacak faizin değil, tahsil tarihi olan 21/09/2011 tarihinden özel düzenlemenin yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihine kadar 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faizin ve 15/06/2012 tarihinden tahsil edilen tutarın iade tarihi olan 12/03/2019 tarihine kadar ise 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak yıllık tecil faizinin eklenmesi gerektiği, davacıya mahkeme kararına istinaden haksız olarak tahsil edildiği sabit olan 637.226,18 TL üzerinden 21/09/2011 tarihinden 15/06/2012 tarihine kadar hesaplanacak yasal faiz, 15/06/2012 tarihinden iade tarihi olan 12/03/2019 tarihine kadar ise 6183 Sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca hesaplanacak yıllık tecil faizinin ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının gecikme zammı oranı dikkate alınarak hesapladığı 775.411,59 TL tutarındaki tazmin isteminin, tahsil edilen 637.226,18 TL üzerinden 21/09/2011 - 15/06/2012 dönemine ilişkin yasal faiz, 15/06/2012 - 12/03/2019 dönemine ilişkin yıllık tecil faizi hesaplanarak tespit edilecek meblağa ilişkin kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın ise reddine karar verilmesi gerektiği; dava konusu 775.411,59-TL'ye 13/03/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemine gelince, iadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişkinin iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak bir borç ilişkisine dönüştüğü, dolayısıyla bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için faiz ödenmesi gerektiği, bu durumda, davacıdan tahsil edilen 637.226,18-TL üzerinden 21/09/2011 - 15/06/2012 dönemine ilişkin yasal faiz, 15/06/2012 - 12/03/2019 dönemine ilişkin yıllık tecil faizi hesaplanarak tespit edilecek meblağa kadar olan kısmın kabulüne karar verildiğinden, bu kısmın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, reddedilen tutar üzerinden istenen faiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının 21/09/2011 tarihinde kendisinden haksız olarak tahsil edilen 637.226,18-TL'ye 21/09/2011 tarihinden 13/03/2019 tarihine kadar 6183 sayılı Kanun'da düzenlenen aylık gecikme zammı üzerinden hesaplanan 775.411,59-TL tazmin ve bu tutara 13/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek faiz isteminin, 637.226,18-TL üzerinden 21/09/2011 - 15/06/2012 tarihleri arası yasal faize göre hesaplanarak, 15/06/2012 - 12/03/2019 tarihleri arası yıllık tecil faizine göre hesaplanarak tespit edilecek tutara ilişkin kısmının ve tespit edilen bu tutara 13/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz isteminin kabulüne ve tespit edilecek tutarın davacıya ödenmesine, tazmin isteminin fazlaya ilişkin kısmının ve bu kısım üzerinden 13/03/2019 tarihinden itibaren talep edilen yasal faiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların, mahkeme kararının, davanın kısmen kabule ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davacının istinaf başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların ise, mahkeme kararının, davacının haksız tahsil edilen 637.226,18-TL'ye 21/09/2011 tarihinden ödemenin yapıldığı 13/03/2019 tarihine kadar eksik hesaplanan gecikme faizine ilişkin 775.411,59-TL ile bu tutara 13/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek gecikme faizi isteminin, 637.226,18-TL üzerinden 21/09/2011-15/06/2012 tarihleri arası yasal faize göre, 15/06/2012- 12/03/2019 tarihleri arasında ise yıllık tecil faizine göre hesaplanarak tespit edilecek tutardan fazlasına isabet eden kısmına ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrasının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında yerinde ve bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davacının, mahkeme kararında tespit edilen tutara 13/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizden fazlasına ilişkin kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince, davacı tarafından, talep edilen faiz istemlerinin tamamının gecikme faizi üzerinden hesaplanarak tarafına ödenmesinin telep edildiği, davacıya eksik ödendiği mahkemece tespit edilen tutara, eksik ödemenin yapıldığı 13/03/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak yasal faizin değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin hesaplanarak davacıya ödenmesi, tecil faizinden fazlasına ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacının istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının 13/03/2019 tarihinden itibaren talep edilen faiz isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıya eksik ödendiği mahkemece tespit edilen tutar üzerinden eksik ödemenin yapıldığı 13/03/2019 tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin davacıya ödenmesine, tecil faizinden fazlasına ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI:Mükelleflerden olan alacaklara uygulanan faizin oranı ile mükelleflere olan borçlara uygulanan faizin oranı arasındaki eşitsizliğin hukuk devleti ilkesine, eşitlik ve adalet ilkesine aykırılık teşkil ettiği, gecikme faizinin 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde düzenlenen gecikme zammı oranında uygulanması gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesince faize hükmedilmediğinden davacıya faiz ödemesinde bulunulmadığı, idarelerince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin kısmen kabulü, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına tahakkuk eden ve 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılan bir kısım vergi borçlarının anılan Yasa kapsamına girmediğinden bahisle bu kısmı yönünden yapılandırmanın iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı idarece daha önce davacıdan haksız yapılan tahsilatın, tahsilat tarihinden ödeme tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak gecikme faizi eklenmeden iade edildiğinden bahisle, yoksun kalınan 775.411,59 TL faiz alacağının 13/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/3. maddesinde temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. maddesinde bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu, 3. maddesinde ise kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden, davacının tahakkuk eden ve 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan bir kısım vergi borçlarının anılan Kanun kapsamına girmediğinden bahisle iptaline ilişkin tesis edilen işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu işleminin iptaline karar verildiği, davalı idarece mahkeme kararı uyarınca davacı hakkında düzeltme fişleri düzenlenerek 12/03/2019 tarihinde davacıya 674.915,20 TL iade yapıldığı, davacı tarafından, davalı idarece 21/09/2011 tarihinde haksız tahsil edilen 637.226,18-TL'nin tahsil edildiği tarihten 13/03/2019 tarihine kadar 6183 Sayılı Kanun uyarınca hesaplanacak gecikme faiziyle birlikte 1.450.326,79-TL olarak ödenmesi gerekirken eksik ödemede bulunulduğundan bahisle eksik ödenen 775.411,59 TL'nin ve anılan tutarın 13/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bölge İdare Mahkemesinin, Vergi Mahkemesinin, davacının 21/09/2011 tarihinde kendisinden haksız tahsil edilen 637.226,18-TL'ye 21/09/2011 tarihinden 13/03/2019 tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenen aylık gecikme zammı üzerinden hesaplanan 775.411,59-TL faiz isteminin, 637.226,18-TL üzerinden 21/09/2011 - 15/06/2012 tarihleri arası yasal faize göre hesaplanarak, 15/06/2012 - 12/03/2019 tarihleri arası yıllık tecil faizine göre hesaplanarak tespit edilecek faize ilişkin kısmının kabulü fazlaya ilişkin istemin reddi yolundaki kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki kararı usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesinin, davanın 775.411,59-TL faiz talebinin 13/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiz istemine ilişkin kısmı bakımından verdiği kararına karşı taraflarca yapılan temyiz istemine gelince, Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden temerrüt faizine faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu zarar "faiz" adı altındaki ödemelerle karşılandığından ve olayda hüküm altına alınan zararın hukuki niteliğinin temmerrüt faizi olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının; "davacıdan haksız tahsil edilen 637.226,18-TL'ye 21/09/2011 tarihinden 13/03/2019 tarihine kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenen aylık gecikme zammı üzerinden hesaplanan 775.411,59-TL faiz isteminin, 637.226,18-TL üzerinden 21/09/2011 - 15/06/2012 tarihleri arası yasal faize göre hesaplanarak, 15/06/2012 - 12/03/2019 tarihleri arası yıllık tecil faizine göre hesaplanarak tespit edilecek faize ilişkin kısmının, 13/03/2019 tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizinin davacıya ödenmesine" ilişkin kısmında hukuka uygunluk, davanın bu kısmına yönelik fazlaya ilişkin talebin reddi yolundaki kısmında ise aynı gerekçeyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yersiz tahsil edilen vergi için hesaplanacak faizin 13/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek tecil faizinin ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ... -TL maktu harç alınmasına, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.