(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/5419 E. , 2011/6186 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen çek bedeli ve fer'ilerinin davalılardan tahsili istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 13.598,71 TL'n
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/5419 E. , 2011/6186 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen çek bedeli ve fer'ilerinin davalılardan tahsili istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 13.598,71 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş ve verilen karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ...'ın kefil, diğer davalı ...'nın yüklenici sıfatıyla imzaladıkları 07.08.2007 tarihli ve “... Sözleşmesi” başlıklı adi yazılı sözleşme uyarınca, yüklenici-davalının, kendisine ait inşaatın granit işlerini yüklendiğini ve 500,00 TL peşin ödemede bulunduğunu ve ayrıca ... Şubesi muhataplı 05.11.2007 keşide tarihli ve 7.500,00 TL tutarlı çeki keşide ederek yükleniciye verdiğini, ancak, yüklenici işi yapmadığı halde, çeki dava dışı üçüncü kişi ... ciro etmesi sonucu; onun tarafından Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/17840 takip sayılı dosyası üzerinden hakkında başlatılan icra takibi sebebiyle 14.500,00 TL ödemede bulunduğunu ileri sürerek, davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ olunmadığını ve dava hakkında mahkeme kararının tebliği ile bilgi sahibi olduğunu ve dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığını savunarak kararı temyiz etmiştir. Gerçektende, davalıya gönderilen dava dilekçesi örneğini içerir, duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın, Tebligat Yasası'nın 21. Tebligat Tüzüğü'nün 26. maddeleri hükümlerine uygun olarak tebliğ olunmadığı saptanmıştır. Çünkü, tebliğ belgesinde muhatabın tebliğ adresinde bulunmaması sebebi açıklanmadığı gibi; haber verildiği bildirilen komşunun da imzası alınmamış ve imzadan çekindiği de yazılmamıştır. Oysa, 1086 Sayılı HUMK'nın 73. maddesi hükmü uyarınca taraflar usülüne uygun olarak iddia ve savunması için mahkemeye çağrılmadıkça hakkında hüküm kurulamayacağı gibi 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi hükmü gereğince de davanın tarafının hukuki dinlenilme hakkı kullandırılmadan hakkında hüküm verilemez. Bu sebeple, davalı ...'a savunma ve dinlenilme hakkı tanınmadan mahkemece, hakkında hüküm verilmesi doğru olmadığından bozma nedenidir. Diğer yandan, davaya dayanak alınan sözleşmedeki ... imzasının, bu davalıya ait olup olmadığına ilişkin davalıya “isticvap davetiyesi” gönderilmeden ve sözleşmedeki imzanın ona ait olup olmadığı saptanmadan hakkında karar verilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; davalı ...'a Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun olarak dava dilekçesi örneğini içerir ve duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılarak, taraf teşkilinin sağlanması, yargılamaya katılması halinde davaya dayanak alınan sözleşmenin kapsamı ve imzasını aidiyetine ilişkin beyanının alınması; inkârı halinde sahtecilik ve imza incelemesinin mahkemece yaptırılması, kabulü halinde veya isticvap davetiyesine özürsüz olarak uymaması durumunda davalı ...'ın sözleşme hükümlerine göre hukuksal sorumluluğu bulunup bulunmadığının değerlendirilmesiyle varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesinden ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.