Başvuru, hukuka aykırı biçimde üst ve çanta aranması ve elde edilen delillerin yargılamada kullanılması, yargılama süresince tercüman atanmaması, savunma hazırlanmasına izin verilmeksizin ilk duruşmada hüküm kurulması, bazı müştekilerin Mahkeme huzurunda dinlenilmemesi ve cezanın belirlenmesinde hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; hukuka aykırı biçimde üst ve çanta aranması ve elde edilen delillerin yargılamada kullanılması, yargılama süresince tercüman atanmaması, savunma hazırlanmasına izin verilmeksizin ilk duruşmada hüküm kurulması, bazı müştekilerin Mahkeme huzurunda dinlenilmemesi ve cezanın belirlenmesinde hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/11/2013 tarihinde İzmir Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır.Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 30/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 10/10/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 27/10/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, öğrenim amacıyla Türkiye'de bulunmaktadırlar. Başvurucular 11/11/2012 tarihinde İzmir’deki bir alışveriş merkezinde bulunan mağazadan ellerindeki poşetlere koydukları eşyaların ücretini ödemeksizin çıkış yapmaları üzerine polis tarafından saat 22:30'ta durdurulmuşlar ve ellerindeki çantanın içindekiler göstermeleri başvuruculardan istenmiştir. Çanta içinde bir mağazadan alınan eşyaların görülmesi üzerine çanta kontrol edilmiş ve dört farklı mağazadan daha alındığı anlaşılan ve faturası olmayan eşyalar bulunmuştur. Başvurucu K. müdafii huzurunda 12/11/2012 tarihinde polise verdiği ifadesinde, beş yıldır Türkiye’de yaşadığını ve yüksek lisans yapmakta olduğunu, Türkçeyi konuşup anlayabildiğinden tercüman istemediğini söylemiştir. Başvurucu ise Türkiye’ye yeni geldiğini ve Türkçeyi tam olarak anlayamadığını belirtmiş, talebi üzerine başvurucu K.nin yardımıyla ifade vermiştir. Her iki başvurucu da kullanmış oldukları bir ilacın etkisiyle ne yapmış olduklarını hatırlamadıklarını ileri sürmüştür. Başvurucu nin ifade tutanağını, tercüme eden olarak diğer başvurucu da imzalamıştır. İzmir Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli sorgu tutanağına göre susma, delillerin toplanmasını isteme ve müdafi yardımından faydalanma hakları başvuruculara hatırlatılmış; başvurucular, haklarını anladıklarını belirtmeleri üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi huzurunda savunmalarını vermişlerdir. Başvurucu K. dizlerinin ağrıması, başvurucu ise epilepsi hastası olması nedeniyle olay günü ağrı kesici ilaçtan dört tane aldıklarını, ilacın etkisiyle üzerlerine atılı eylemi yapmış olabileceklerini, hangi mağazalara girdiklerini hatırlamadıklarını söylemişlerdir. Mahkeme aynı gün, başvurucuların tutuklanmasına karar vermiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 14/11/2012 tarihinde başvurucuların beş ayrı hırsızlık eyleminden cezalandırılmaları talebiyle iddianame düzenlemiştir. İddianamede, başvurucuların gece vakti dört mağazada hırsızlık yaptıktan sonra diğer bir mağazaya girdikleri ve buradan çıkarken yakalandıkları belirtilmiştir. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi 23/11/2012 tarihli tensip tutanağında, başvurucuların tutuklu olmaları nedeniyle müştekilerin zorla getirilmelerine karar vermiştir. Mahkeme 20/12/2012 tarihli duruşmada iddianame ve eklerini başvuruculara okumuş, çıkarken yakalandıkları mağazadan sorumlu Müdür E.E.yi ve diğer iki mağdur Ö.Ö. ve S.A.yı dinlemiştir. Mağdur E.E., başvuruculardan şikâyetçi olmuş; diğer iki mağdur ise şikâyetçi olmamıştır. Mağdur Ö.Ö., hırsızlığın gece olduğunu fakat kendilerinin bunu sabahleyin fark ettiklerini; mağdur S.A. ise sabahleyin hırsızlık olayından haberdar edildiklerini söylemiştir. Mahkeme, toplanan delillerle olayın yeterince açıklığa kavuştuğunu belirterek duruşmada hazır edilemeyen diğer iki mağdurun dinlenmesinden vazgeçmiştir. Esasa ilişkin savunmaları sorulan başvurucu vekilleri; başvurucuların suç işleme kastının olmadığını, kullandıkları ilacın etkisiyle bu olayı gerçekleştirdiklerini, çalınan eşyaların iade edildiğini, başka zarar varsa onu da gidereceklerini ileri sürerek başvurucuların beraatına hükmedilmesini ya da lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir. Başvurucular, önceki savunmalarını tekrar etmiş ve pişman olduklarını söylemişlerdir. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarihli ve E.2012/1366, K.2012/1398 sayılı kararıyla gece vakti kilitli bir bina içinde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs suçundan her iki başvurucunun beş kez mahkûmiyetine ve toplamda 9 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmetmiştir. Mahkeme, ceza miktarını dikkate alarak başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Başvurucular; aramanın hukuka aykırı yapıldığı, tercüman hakkından faydalandırılmadıkları, hastalıklarından kaynaklı bilinç kaybına ilişkin hususun dikkate alınmadığı, hırsızlığın gece vakti gerçekleşip gerçekleşmediğine dair yeterli araştırma yapılmadığı, cezanın belirlenmesinde hataya düşüldüğü, tutukluluğun devamına karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bu kararıtemyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 28/5/2013 tarihli ve E.2013/9911, K.2013/16003 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin kararını onamıştır. Dosyanın en geç 9/7/2013 tarihinde Mahkeme kalemine döndüğü anlaşılmaktadır. Hazırlanan müddetnameler 2/8/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekiline onama kararı 8/10/2013 tarihinde Mahkeme kaleminde elden tebliğ edilmiştir. Başvurucular 4/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Başvurucuların mahkûmiyetine hükmedilen hırsızlık suçu 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ve maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir.