Başvuru, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davada bariz takdir hatasına dayalı olarak hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davada bariz takdir hatasına dayalı olarak hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/3/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.den (BEDAŞ) ihale ile iş alan taşeron şirket bünyesinde 9/5/2011 ile iş akdinin feshedildiği 22/6/2013 tarihleri arasında şoför olarak çalışmıştır. Başvurucu; ödenmeyen kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti alacağı ve hafta tatili ücreti alacağının tahsili amacıyla 17/7/2013 tarihinde dava açmıştır. İstanbul İş Mahkemesi (Mahkeme) 13/12/2017 tarihinde davayı kısmen kabul etmiştir. Kararda, iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği ifade edilmiştir. Mahkeme başvurucunun bordroları ile banka kayıtlarının uyumlu olduğu belirtildikten sonra bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar doğrultusunda hesaplanan 200 TL kıdem tazminatının, 652,97 TL izin alacağının, 000 TL ücret alacağının, 73,47 TL fazla mesai alacağının faiziyle ödenmesine karar verilmiştir. Hafta tatil ücret alacağı talebi ise reddedilmiştir. Başvurucu 2/1/2018 tarihinde karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Dilekçesinde bilirkişi raporunun eksik olmasına rağmen hükme esas alındığını, imzasız olarak sunulan bordro ve kayıtların delil olarak kabul edildiğini ileri sürmüştür. Günlük çalışma ücreti 35 TL olmasına rağmen alacağın eksik olarak hesaplandığını belirtmiştir. Fazla mesai ücreti almamasına rağmen davalı tarafından fazla mesai ücreti alındı gibi gösterilerek bu yönden de alacağın eksik olarak hesaplandığını dile getirmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) 27/12/2018 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararda, 35 TL çalışma ücretine yönelik olarak başvurucunun tanıklarının ödemelerin banka yoluyla yapıldığını belirttiği ve bordroların bir kısmı imzasız olsa da dosyaya celp edilen banka hesap ekstresi ödemeleriyle uyuştuğu ifade edilmiştir. Söz konusu tanık beyanları ile bir kısmı imzasız olan bordrolarda gösterilen ücretlerin banka kayıtlarıyla uyuşuyor olması nedeniyle başvurucunun bordrolarda gösterilen ücretle -asgari ücretle- çalıştığı belirtilmiştir. Fazla mesai çalışmasının ispatı konusunda ise işyeri kayıtları -özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler- ve işyeri iç yazışmalarının delil niteliğinde olduğu ancak yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği söylendikten sonra dosyaya ibraz edilen bir kısım bordrolarda fazla mesai tahakkuklarının bulunduğu ve bunlar kısmen imzasız ise de bu imzasız bordroların banka ödemeleriyle uyuşmasına göre imzalı bordrolar gibi değerlendirileceği ve aksinin de ancak yazılı delillerle ispat edilebileceği söylenmiştir. Başvurucu tarafından yazılı ispat külfeti yerine getirilememiş olduğu gibi başvurucunun tanıkların bordroları imzalamadıkları takdirde maaşlarının ödenmediğini dile getirdiği, maaşların her ne surette olursa olsun eksik ödendiği ve fazla mesai ücretlerinin hiç ödenmediği yönünde beyanlarının olmadığı ifade edilmiştir. Buradan hareketle de banka kayıtlarıyla karşılıkları ödendiği anlaşılan -bordrolar dikkate alınmadan- fazla mesai ücretlerinin hesaplamalarının doğru olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan otuz günlük süre üzerinden tahakkuk ettirildiği banka kayıtlarıyla örtüşen bordrolardan anlaşılması nedeniyle -aksini gösteren yazılı delil bulunmadığı da gözönünde tutularak- başvurucunun çalışmadan hak ettiği hafta tatili normal yevmiyesinin de ödenmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Nihai karar 31/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.