4. Hukuk Dairesi 2022/8081 E. , 2024/2417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/199 Esas, 2022/139 Karar DAVACILAR : l-... 2-... 3-... 4-... 5-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : Anadolu Hayat Emeklilik AŞ vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 21.10.2015 KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yap
**4. Hukuk Dairesi 2022/8081 E. , 2024/2417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/199 Esas, 2022/139 Karar DAVACILAR : l-... 2-... 3-... 4-... 5-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : Anadolu Hayat Emeklilik AŞ vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 21.10.2015 KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekillerinin müteveffa babalarının İş Bankası A.Ş. ...Şubesinden kredi talebinde bulunduğunu, aynı zamanda bu kredilerin teminatı için hayat sigortası yapıldığını, müteveffanın kredi borcu bitmeden vefat ettiğini, dolayısıyla vefattan dolayı da kalan kredi borcunun sigortadan karşılanması gerektiğini, davalının müvekkilinin yaptığı başvuruyu reddederek ikinci prim borcu ödenmediği için prim ödemeden muaf poliçede ölüm teminatı bulunmadığından bahisle müvekkilerine ödeme yapılmadığından ...İcra Müdürlüğünün 2015/687 esas sayılı icra dosyası ile yaptıkları icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle davalının itiraz ve talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğundan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, ayrıca itirazın haksız olması nedeniyle %40'dan az olmayan icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15.04.2013 başlangıç tarihli 4 yıl süreli Tüketici Kredilerine Yönelik Hayat Sigorta Sözleşmesi sigortalı tarafından primi yıllık taksitlere bağlanan poliçeye istinaden yalnızca ilk yıl primi olan 129,33 TL ödendiğini, ancak sonrasında sigortalı ödemeyi yüklendiği sigorta primlerini ikinci yılda ödemediğini, vadesi gelen ikinci yıl priminin ödenmesi için sigortalının müvekkili şirkete bildirdiği adrese iadeli taahhütlü mektup gönderildiğini, ihtar mektubu gönderimini takiben sigortalının bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde herhangi bir ödemede bulunmaması neticesinde poliçe, Türk Ticaret Kanunu 1502. maddesi uyarınca, “prim ödemesinden muaf sigorta (tenzil)” hükümlerine tâbi olduğunu, sigortalının vefatı poliçe tenzil tarihinden sonra gerçekleşmiş olup; yapılan tenzil hesabı neticesinde sigortalının vefatından dolayı müvekkilinin herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ve 2015/718 Esas 2016/372 Karar sayılı kararıyla; sigorta sözleşmesinden doğan bir yıllık prim borcunun ödendiği, geri kalan 3 yılın prim borcunun ise ödenmediği, kanun hükmü gereği sigortanın, prim ödemeden muaf sigortaya dönüştüğü, sigorta bedeli olan 25.256,70 TL, ödenen primle sözleşme uyarınca ödenmesi gereken prim arasındaki oran olan 1/4'e göre mahkemece yapılan basit bir matematik hesabıyla 6.314,175 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...İcra Dairesinin 2015/687 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın kısmen İptali ile takibin 6.314,175 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2020/1575 Esas-2020/5079 Karar sayılı 05.10.2020 tarihli kararı ile; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ve davacıların murisinin 15.04.2013 tanzim ve 15.04.2013-15.04.2017 başlangıç bitiş tarihli 4 yıl vadeli hayat sigortası poliçesi yaptırdığı, prim ödeme şeklinin yıllık olduğu, murisin poliçeye istinaden 15.04.2013 tarihinde ilk prim ödemesini yaptığı, Nisan 2014 taksidini ödemediği ve 09.11.2014 tarihinde vefat ettiği, yasal düzenlemeler karşısında sigortanın prim ödemeden muaf sigorta haline dönüştüğü, TTK'nun 1502 inci ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.5 inci maddesine göre sigortacının bu halde sözleşmeyi fesh etme hakkı olmadığı gibi bu hususu ihbar külfeti de bulunmadığı, mahkemece, sigorta poliçesinin prim ödemeden muaf sigorta olduğu kabul edilmişse de TTK'nun 1502. maddesinin son cümlesinde belirtildiği şekilde konusunda uzman sigorta hukukçusu bilirkişiden, proporsiyon hesabı yaptırılarak davalı sigorta şirketinin ödemesi gereken miktarın belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyularak davacıların murisinin 15.04.2013 tanzim ve 15.04.2013-15.04.2017 başlangıç bitiş tarihli 4 yıl vadeli hayat sigortası poliçesi yaptırdığı, prim ödeme şeklinin yıllık olduğu, murisin poliçeye istinaden 15.04.2013 tarihinde ilk prim ödemesini yaptığı, Nisan 2014 taksidini ödemediği ve 09.11.2014 tarihinde vefat ettiği, sigortanın prim ödemeden muaf sigorta haline dönüştüğünün kabul edildiği, uzman sigorta hukukçusu bilirkişiden, proporsiyon hesabı yaptırılarak davalı sigorta şirketinin ödemesi gereken miktarın belirlendiği, sigortalı ...'in 15.04.2014 tarihinde poliçesini yenilemiş olsaydı 15.09.2014 tarihinde vefatından dolayı 40.008,81 TL sigorta şirketinin ödemesi gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, ...İcra Dairesinin 2015/687 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sigortalının 2. yıl prim ödemesinin yapılmadığı bu nedenle de poliçenin ilgili mevzuat hükümleri gereğince prim ödemeden muaf sigorta hükümlerine tabi tutulması gerektiğinin ifade edildiği, sigortalının vefatı poliçe tenzil tarihinden sonra gerçekleşmiş olup; yapılan tenzil hesabı neticesinde sigortalının vefatından dolayı müvekkili şirketin herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı,poliçenin tenzil edilmemiş olması varsayımında dahi ilgili tutarları talep hakkının sigortalı varislerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmedilen tazminatın belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının onama harcına mahsubuna, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.