T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:11/08/2025 (Gerekçeli Kararda 19/08/2025) Talebin Türü:İhtiyati Haciz (Eser Sözleşmesi) Talep Tarihi:16/07/2025 Karar Yazım T:13/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan m…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:11/08/2025 (Gerekçeli Kararda 19/08/2025) Talebin Türü:İhtiyati Haciz (Eser Sözleşmesi) Talep Tarihi:16/07/2025 Karar Yazım T:13/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. TALEP Talep, ekte sundukları taraflar arasında düzenlenmiş olan 13/02/2025 tarihli hak ediş raporu uyarınca, karşı taraf borçludan halen 236.579,27 TL alacaklarının bulunduğunu, karşı tarafa tebliğ edilen ve itirazda bulunulmayan faturadan kalan 236.579,27 TL alacaklarının, müteaddit müracaatlarına rağmen ödenmediğini, borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlediğini ve kaçırmaya çalıştığını belirterek, alacaklarının tahsilinin temini için borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi 17/07/2025 tarihli kararıyla, ihtiyati haciz isteğine dayanak yapılan belgenin, 13/02/2025 tarihli 736.579,27 TL tutarlı imzalı fatura ve 13/02/2025 tarihli hak ediş raporu, imzalı metraj cetveline istinaden, yukarıda nitelikleri yazılı 236.579,27 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilememiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK. 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarının ihtiyati haczine, ihtiyati haciz talebinin %30'una tekabül eden 70.973,78 TL paranın mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde İlgili İcra Müdürlüğünce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine karar vermiştir. Karşı taraf borçlu vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı ilk derece mahkemesi tarafından duruşmalı olarak incelenmiş, mahkeme 11/08/2025 (Gerekçeli Kararda 19/08/2025) tarihli ek kararıyla, faturanın, düzenleyenin imzasını taşıyan bir tür yazılı belge olduğu, faturaya itiraz edilmemesi sonucu kabul edilmiş sayılan fatura içeriğinden ne anlaşılması gerektiği hususunun, Yargıtay kararlarıyla belirlendiği, faturaya itiraz etmeyen kişinin, öncelikle faturada yer alan miktara ilişkin hususları kabul etmiş sayıldığı, faturada sadece sözleşmenin ifası aşamasına dair yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususların var olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla faturaya itiraz edilmemesiyle kabul edilmiş sayılan içeriğin bunlarla sınırlı olduğu, faturaya itiraz etmeyen kişinin, bu hususların dışında faturada belirtilen malı teslim aldığını, hizmetten yararlandığını ya da işin yapıldığını da kabul etmiş olmayacağı, bu durumda, malın teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü ispat etmenin faturayı düzenleyen tacire düştüğü, bu konunun ispatının ise sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura, teslim makbuzu, BA-BS formlarıyla mümkün olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde, faturaya konu hizmetin karşı tarafa verildiğine dair ..., ..., ..., ... gibi adı muayyen kişilerce imzalı sevk irsaliyeleri sunulmakla, talep konusu faturaya esas ürünlerinin karşı tarafa teslimi olgusu hususunda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulduğu, itiraz dilekçesinde aksi yönde delil sunulamadığı, kanaatiyle karşı tarafın ihtiyati hacze vaki itirazlarının esastan reddi gerekse de, icra hukuk mahkemesinin belirtilen kararında ilgili ihtiyati haciz kaldırıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, talepçinin talep tarihinde ihtiyati haciz talep etmekte haklı bulunduğundan, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karşı tarafın ihtiyati hacze vaki itirazlarının esastan reddi gerekse de, icra hukuk mahkemesinin belirtilen kararında ilgili ihtiyati haciz kaldırıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Karşı taraf borçlu vekili, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, talep eden lehine ihtiyati haciz kararı ile birlikte vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, itiraz duruşmasında tekrardan vekalet ücretine hükmedildiği, ikinci kez vekalet ücretine hükmedilmesinin müvekkilinin mağduriyetine yol açtığı, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın da yeterli inceleme yapılmaksızın verildiği, kararın bu husus yönünden de kaldırılması gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, İİK 257 ve devamı maddeleri uyarınca, bakiye hak ediş bedeli niteliğindeki alacaktan kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ihtiyati haciz talep eden yüklenici, karşı taraf ise iş sahibidir. İstinafın konusunu teşkil eden uyuşmazlık geçici hukuki korumadan kaynaklanmaktadır. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.İİK'nun 266. maddesi "Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." düzenlemesini içermektedir. 3.2. Buna göre, borçlu teminat göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını asıl takip başlamadan önce ihtiyatî haciz kararını veren mahkemeden ve esas hakkında takibe başlandıktan sonra da icra mahkemesinden isteyebilir. Kanunun burada ihtiyati haczin kaldırılması ile ifade etmek istediği, yine ihtiyatî haciz kararının yani tümüyle ihtiyatî haciz statüsünün kaldırılması değil, yalnızca belli mal veya haklar üzerindeki fiili ihtiyatî haciz durumunun kaldırılmasıdır. Çünkü maddenin ifadesinden de anlaşılacağı gibi, bu ihtimalde ihtiyatî haciz kararı geçerli kalmakta, sadece kararın konusu değişmekte ve mal (hak) üzerindeki fiilî ihtiyatî haciz borçlu tarafından gösterilen teminat üzerinde ihtiyatî haciz şekline dönüşmektedir. Yapılan açıklamaya göre, somut olayda karşı taraf vekilinin başvurusu üzerine Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 23/07/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile İİK 266. maddesi uyarınca talebin kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş olması, karşı taraf vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının esasının incelenmesine engel teşkil etmediğinden, karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının esastan incelenerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.3.Mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirmede ise, ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasal şartları, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. 3.4. Somut olayda uyuşmazlık, tarafların karşılıklı taahhütlerini içeren eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden taraf, hak ediş belgeleri ve faturaya istinaden alacağının bulunduğunu ileri sürerken, karşı taraf ise alacaklı tarafın eksik ve ayıplı işlerden dolayı kendilerine borcunun bulunduğunu savunmaktadır. Diğer taraftan, mahkemece karşı tarafın itirazının incelenmesine dair 11/08/2025 tarihli kararda, ihtiyati haciz talep eden tarafın sunduğu imzalı sevk irsaliyelerinden bahsedilerek, teslim olgusu hususunda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulduğu belirtilmiş ise de, dosya içerisinde ve uyap sisteminde sevk irsaliyesi asıl veya suretlerine rastlanılmamıştır. İddiaların gerçekliği ve vakıalar ile ilgili sübut, mahkemece yapılan yargılama sonunda ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla, talep konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir. İİK'nun 257. vd. maddelerince alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispatın gerçekleşip gerçekleşmediğinin, bu açıklamalar doğrultusunda incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde ihtiyati haciz talebinin haklı olduğu kabul edilerek, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.5. Yukarıda açıklanan nedenlerle, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. IV. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve ihtiyati hacize itirazın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran tarafa iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 13/01/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...