10. Hukuk Dairesi 2025/5230 E. , 2025/8316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/256 E., 2024/289 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Yöneticiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar
**10. Hukuk Dairesi 2025/5230 E. , 2025/8316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/256 E., 2024/289 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Yöneticiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ...'ın, çalıştığı davalı apartman içerisinde 22.11.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddia, beyan ve taleplerinin haksız, usul ve yasalara aykırı olup reddi gerektiğini, davacıların murisi ...’ın merdiven yıkarken ayağının kayıp düşmesi ve kafasını çarparak beyin kanaması geçirmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, apartman merdivenlerinin yıkanmasının söz konusu olmadığını, sadece paspas yapılarak temizlik yapıldığını, müteveffanın kalıtsal bir hastalık olan hipertansiyon (yüksek tansiyon) sebebi ile beyin kanaması geçirdiğini, hastaneye kaldırılarak hastanede vefat ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile sigortalı ...'ın 22.12.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda bulunan Kuruma da husumetin yöneltilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı işveren yanında davalı konumunda bulunması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A- Davalı ... Yöneticiliği yönünden davanın kabulü ile sigortalı ...'ın 22.12.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, B- Davalı ... yönünden, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir: "Olay; .... Sitesi Yöneticiliği tarafından istihdam edilen ve işyerinde kapıcı ve kaloriferci olarak çalışmakta olan ...'ın 22.12.2016 tarihinde bina içerisinde bulunan merdivenin sığınak kapısı önünde hareketsiz olarak bulunması, sonrasında beyin kanaması geçirdiğinin anlaşılması ve sonucunda 03.01.2017 tarihinde vefat etmesi şeklinde meydana gelmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 04.09.2020 tarih ve .... sayılı raporunda inceleme konusu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının a bendi kapsamında iş kazası olduğu değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 04.09.2020 tarih ve .... sayılı raporu ile 23.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun da olayın iş kazası olduğuna yönelik tespitler içermesi sebebiyle denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu ve Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde davacıların murisi ...'ın 22.12.2016 tarihinde başına gelen ve 03.01.20017 tarihinde vefatı ile sonuçlanan olayın; işyerinde ve işyerinde yapılan iş esnasında meydana gelmesi sebebi ile iş kazası olduğu kanaatine varılmış; dava devam ederken Kurumca 04.09.2020 tarihli denetmen raporu ile olayın iş kazası olduğuna karar verildiği anlaşıldığından davalı Kurum yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. ” VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; işyerinde meydana gelen her olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın ölümünün doğal bir ölüm olduğunu, müteveffanın apartman temizliği sırasında düşüp kafasını çarparak vefat etmediğini, kalıtsal bir hastalık olan hipertansiyon sebebi ile beyin kanaması geçirmiş ve hastaneye kaldırılarak hastanede vefat etmiş olduğunu, "ölüm belgesi"nde de ölüm sebebinin "doğal ölüm" olarak belirtildiğini, nitekim davacı eş ...’ın olaydan hemen sonraki beyanlarının mütevveffanın son altı aydır sürekli başının ağrıdığı ve sürekli olarak ağrı kesici kullandığı yönünde olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın geçirdiği beyin kanamasının yaptığı iş sebebi ile ya da yapılan iş esnasında olmayıp, hipertansiyon ya da başka bir hastalığı sebebi ile olduğunu, Mahkemece gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların murisinin geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Yöneticiliği vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.