T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1204 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : 2025/600 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/07/2025 tarih 2025/600 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenm…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1204 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : 2025/600 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/07/2025 tarih 2025/600 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili, davacının davalı ... ile dava konusu olan .... Şti.’nin ½ ortağı ve aynı zamanda münferiden imza yetkilisi olduklarını, şirketin gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösterdiğini, son 1 yıldır şirketin faaliyetine devam etmediğini, davalı ...’in şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirketin envanterine kayıtlı malları ve nakdi varlıklarının zilyetliğine geçirdiğini, bilgisayar, mobilya gibi eşyaları başka yere naklettiğini, davalının kendi adına maaş adı altında toplam 589.457,27 TL ödeme yaptığını, davacıya yapılan ödemelerde kesinti olduğunu, davalının bu gelirleri şirket menfaatleri doğrultusunda kullanmayarak SGK ve vergi prim borçlarını, yine elektrik, internet ve telefon borçlarını ödemeden şirketin zarar görmesine ve aboneliklerin kesilmesine sebebiyet verdiğini, kendi menfaatine göre hareket ettiğini, davacının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/171393 Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, davacının İzmir İflas Müdürlüğünün 2024/8 İflas sayılı dosyası ile gelen tebligat ile şirket hakkında iflasına karar verildiğini öğrendiğini, bu kararın istinaf edildiğini, ... tarafından önce istinaftan sonrada davacı ... tarafından davadan feragat edildiği, ... ve ... hakkında hileli iflas suçundan soruşturma başlatıldığını, davacı ...’un şirket tarafından keşide edilen 2.000.000-TL bedelli kambiyo senedinin alacaklısı olduğunu, senedin tahsili için takip başlatıldığını, borcun tahsil edilemediğini belirterek şirketin iflasını talep ettiği, davalı tarafından şirket adına Av. ...’ün yetkilendirildiği ve bu avukatın davayı kabul ettiğini, şirketin iflasına karar verildiğini, bu senedin davalı ... tarafından keşide edildiğini, bu üç kişinin birlikte hareket ettiğini, tarafların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek şirketin iflas yoluyla tasfiyesini istemelerindeki tek amacın ortaklar arasında süregelen ticari anlaşmazlığı iflas yoluyla sonlandırmak ve kambiyo senediyle mal varlığını elde etmek amacı taşıdığını, davalının ... .... Şti.’ni 04.08.2023 tarihinde müvekkilinden habersiz olarak kurduğunu, müvekkilin ortağı olduğu davalının müdür ve ortağı olduğu .... Şti. ile aynı faaliyet kolunda faaliyet gösterdiğini, bu durumun haklı sebep sayıldığını, ayrıca şirket bünyesinde çalışan tüm personelin iş akitlerinin sona erdirilerek yeni kurduğu şirkete aktardığını, belirterek; davalı şirket müdürünün azli ile şirkete kayyım atanmasına, şirket müdürünün yönetim yetkilerinin kısıtlanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,Davacı taraf dilekçesinde şirket müdürünün azli için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/171393 ve 2024/170720 Soruşturma sayılı dosyalarında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma ve hileli iflas, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma fiillerinden dolayı suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiş ise de, mevcut durumda bu soruşturmaların devam ettiği, davacının dilekçesine ekli olarak bu soruşturmalara ait belge ve bilgi sunmadığı, davacının iddia ettiği delillerin toplanarak bir dava açılmadığı, dolayısıyla davacının bu iddialarının belirlenemediği, yaklaşık ispat kurallarına göre davalının müdürlük görevinden temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması şartlarının bulunduğunun ispatlanamadığı, İzmir BAM 17. HD.’nin 2024/1865 Esas 2025/208 Karar sayılı 04.02.2025 tarihli kararında bu dosyaya ilişkin olarak taraflar arasında (davacı ile davalı arasında) menfaat çatışması bulunduğu ve bu nedenle temsil kayyımı atanmasının sağlanması için talepte bulunabileceği belirtilmiş ise de; davacının talebi temsil kayyımı atanmasına ilişkin olmayıp sadece davalının temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin olduğu, mevcut delil durumunda da bu iddiasını ispatlayacak delil bulunmadığından davacının tedbiren davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını ispatlayacak yaklaşık ispat kurallarına göre delil ibraz edilmediği, belirtilerek; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalının rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle şirketin zarar görme riski artığını, diğer ortak ve şirketin yetkilisi olan ...'in görev ve yetkilerini şirket menfaatinden ziyade kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığını, bu kapsamda şirketin mali yapısını zedeleyici ve ticari itibarını sarsıcı nitelikte eylemlerde bulunduğunu, bunlara ek olarak, rekabet yasağını açıkça ihlal ederek şirketle aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirket kurmuş, böylece hem şirketin ticari sırlarını hem de müşteri portföyünü kendi lehine kullanarak şirket aleyhine haksız rekabet ortamı yarattığını, müdürü olduğu şirketin menfaatlerinin aksine ve şirketin zararına olacak şekilde aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... Şirketini 04.08.2023 tarihinde kurduğunu, davalı tarafından kurulan şirketin faaliyet konusu müvekkilin ortağı olduğu ve davalının müdür ve ortağı olduğu .... Şirketi ile birebir aynı olduğunu, şirketin Whatsapp grubunda, şirket bünyesinde çalışan tüm personelin iş akitlerinin sona erdirildiğini ve bundan sonraki süreçte kendi kurduğu yeni yapılanma üzerinden faaliyetlerine devam edeceğini belirtiğini, bu kapsamda, tüm işçilerin SGK çıkış kodu “04” şeklinde bildirilmişken, davacının eşinin işten çıkış kodu kötü niyetli olarak “46” şeklinde gösterildiğini, SGK ve vergi dairesi sistemlerine ait şifreleri habersiz şekilde değiştirildiğini, sistem erişimlerinin engellenerek gizlice işten çıkış işlemlerini gerçekleştirildiğini, şirket müdürü olduğu ....Şirketinin müşteri portföyünü ve çalışanlarını, şirketin onayı ve bilgisi olmaksızın, kendi kurduğu ve tek ortağı bulunduğu .... Şirketi bünyesine aldığını, rekabet yasağının ihlali durumunda doğabilecek telafisi güç veya imkânsız zararların önüne geçilebilmesi ve şirketin korunmaya değer hukuki menfaatinin güvence altına alınabilmesi amacıyla, ivedilikle tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalının hileli bir şekilde şirketi borçlandırdığı ve şirket hakkında iflas kararı verilmesine neden olduğu gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verildiğini, davacının şirket hakkında İzmir İflas Müdürlüğünün 2024/8 İflas sayılı dosyasından gelen tebligat ile verilen iflas kararını öğrendiğini, bu kararı istinafettiğini, Davalı tarafından istinaftan feragat edilmesi üzerine kararın kaldırıldığını, kaldırma kararı üzerine alacaklı ... tarafından davadan feragat edilmesi üzerine davanın reddine karar verildiğini, feragatın amacının ... ve ... hakkında hileli iflas suçundan soruşturma başlatılmış olması olduğunu, takibe ve iflas istemine konu senedin şirketin diğer yetkilisi ... tarafından keşide edildiğini, senedin alacaklısı olarak görünen ...’un İzmir ilinde avukatlık mesleğini icra ettiği, şirketi iflas davasında diğer şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletname ile temsile yetkili kılınan Av. ...’ün ise senedin alacaklısı olarak görünen Av. ...’un kayınpederi olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, belirterek; karaın kaldırlmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 3.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. 4.Esas olan şirketlerin yetkili organları aracılığı ile yönetilmesi olup hakimin şirket yönetimine müdahalesi haklı bir nedene dayalı ve istisnai bir yetkidir. Gerek esas dava gerekse geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir yolu ile ancak haklı sebeplerin varlığı ve uyşmazlığın konusunu oluşturması halinde şirket yöneticilerin yönetim hakkı ve temsil yetkileri sınırlandırılabilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. 5.Somut olayda, TTK m. 630/2.maddesi gereğince haklı nedenle limited şirket yöneticisinin azli istemiyle açılan davada, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket müdürünün yönetim yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiş olup, dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle talep edenin haklılığına ilişkin kanun ile aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşmada oluşmadığının, davacının ileri sürüdüğü hususların varlığının yargılamayı gerektirdiğinin, davanın yerine ikâme edilecek ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin elde edilmesine neden olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen(davacı) yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.