T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/86 - 2025/1633 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/86 KARAR NO : 2025/1633 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.10.2023 NUMARASI : 2022/506 Esas 2023/904 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/86 - 2025/1633 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/86 KARAR NO : 2025/1633 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.10.2023 NUMARASI : 2022/506 Esas 2023/904 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2019 tarihinde, davacı sigorta şirketi ile ... plakalı aracın sahibi ... arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi akdedildiğini, sigortalı ...'in maliki olduğu aracın sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçlara kusurlu bir şekilde arkadan çarpmak sureti ile çok taraflı yaralanmalı, maddi hasarlı, zincirleme kazaya sebebiyet verdiğini, sürücü ...'ın kaza yerini terk ettiğini, aracı hasara uğrayan ... plakalı aracın sahibi ...'un davacı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, 05.03.2020 tarihinde 18.300,00-TL ödendiğini ve ibraname alındığını, davalının aracını kullanan sürücünün olay yerini terk etmesi sebebi ile davalı tarafa rücuen başvuru hakkının doğduğunu, davalı tarafa gönderilmiş olan ihtarın da sonuçsuz kaldığını belirterek 18.300,00-TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının oto kiralama (rent-a car) işiyle uğraştığını, davacı şirkete ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın olay tarihinde ... isimli üçüncü şahsa kiralandığını, aracın olay anında sürücü ... idaresinde olduğunu, kazaya karışan dava konusu aracın davalıya ait ticari araç niteliğini haiz olduğundan davaya bakmakla görevli olan mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğundan öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı lehine rücu koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2022/987 Esas 2022/1195 Karar sayılı kararı ile “… öncelikle dava dışı sürücünün haklı gerekçe ile olay yerinden ayrıldığının somut delillerle ispatı hususunda davalıya imkân tanınması neden hemen kaza sonrası karakola müracaat etmediği, sağlık kuruluşuna müracaat edip etmediği, hastane kaydı varsa giriş ve çıkış saatlerinin tespiti hususuna açıklık getirilmesi, olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu/haklı haller olarak ifade edilen ''tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme'' veya ''can güvenliği nedeniyle uzaklaşma'' gibi ''zorunlu haller''in olayda varlığının ve ayrıca aynı hükümde bahsedildiği üzere sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı hususlarının ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü ve dava dışı sürücünün kazadan sonraki davranışları nedeniyle davacı sigorta şirketinin kazaya ilişkin delilleri toplamasının engellenip engellenmediğini değerlendirme ve hukuki nitelendirmenin mahkemece yapılması, rücu şartlarının bulunduğu kanaatine varılması durumunda, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi marifetiyle zarar gören 3. kişiye ait araçta kaza sonucu meydana gelen hasar bedelinin tespiti için denetime ve hükme elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacı sigorta şirketinde olduğunun ve zararın teminat dışında kaldığını ispatlayamadığının kabulü ile araç hasarı konusunda ne gibi bir uzmanlığı olduğu anlaşılamayan, eski genel şartların uygulanmasına yönelik Yargıtay kararlarına dayanarak hukuki nitelendirmede bulunan bilirkişilerce düzenlenen ve hükme elverişli olmayan raporlara istinaden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmediğinden ...” gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığı, tanıkların dinlendiği, bilirkişi kurulundan rapor alındığı, özellikle ...'nın beyanlarında kaza yerine polisler gelmeden ve dava dışı ...'in babasıyla kendi aracına binerek Eskişehir'e gittiği, ayrıca diğer araç sahiplerinin ...'in üzerine yürüme veya onu darp etmeye çalışmadıkları, bu yöndeki beyanların dava dışı araç sürücüsü ... tarafından da ifade edildiği ve ayrıca kaza tespit tutanağında diğer araç sürücülerinin isimlerinin bulunduğu ancak sürücü ...'in olay yerini terkinin kaza tespit tutanağında da belirtildiği, karakol ve hastane yazılarına göre tedavi amaçlı sağlık kuruluşlarına gitme durumunun davalı tarafından ispat edilememesi yanında can güvenliği nedeniyle uzaklaşmanın da olmadığı ve olay yerini terk etmenin ZMSS Genel Şartlarına göre rücu hakkını doğuracağı ve davacının ödediği bedelin gerçek zarar kapsamında olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 18.300,00 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olaya ilişkin ifadeleri alınmak üzere bildirdikleri iki tanığın dinlenmediğini, sürücü ...’ın, kaza sonrası olay yerinde beklediğini, uzun süre polis ekiplerinin gelmemesi ve soğuk hava koşulları nedeniyle olay yerinden ayrıldığını, kaza tespit tutanağında sürücüye ait bilgilerin yer aldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda karşı araçların kusurlu olduğunu, davacı şirket tarafından ödenen hasar bedelinin fahiş olduğunu, davanın Tüketici Mahkemesinde açıldığını, görevsizlik kararı verildiğini, bu nedenle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişiye davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu nedenle davacı lehine rücu koşulunun oluştuğunu belirterek ödemenin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f maddesinde, bedensel zarara neden olay ve maddi hasara neden olan olay ayrımı yapıldığı, olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinin sınırlı olmadığı, sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini terk etmesinin sigortalıya rücu edilmesi için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı vekili, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar görenlere tazminat ödemesi yapıldığını, dava konusu kaza sonrası aynı zamanda araç sürücüsü de olan sigortalı davalının olay yerini terk ettiğini ileri sürerek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4/f maddesine dayalı olarak ödemenin rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup dosya kapsamından, dava konusu kazanın 30.12.2019 tarihinde, saat 12:50 sularında meydana geldiği, düzenlenen resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağında davalının olay yerini terk ettiğinin belirtildiği, davalının kazaya ilişkin olarak aynı gün saat 23:00 sularında karakolda ifade verdiği, davalının, kaza sonrası tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal nedeniyle olay yerini terk ettiğine ilişkin bir savunmasının bulunmadığı, olay yerinden bir süre bekledikten sonra havanın soğuk olması nedeniyle olay yerinden ayrıldığı savunmasının yasal düzenleme karşısında dinlenemeyeceği, bu itibarla davacı lehine rücu koşulunun oluştuğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalı sigortalısından rücu edebileceğinden mahkemece, karşı araç hasarı için ödenmesi gereken tamir bedelinin belirlenmesi hususunda konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle davalı vekilinin rücuya esas hasar bedeline ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.250,07 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 312,51 TL'nin mahsubu ile kalan 937,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.