14. Hukuk Dairesi 2019/358 E. , 2019/7347 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek g…
**14. Hukuk Dairesi 2019/358 E. , 2019/7347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu 4402 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescili istemiyle dava açmıştır. Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılar ... ve ... temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden tapulama sırasında 2413 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırıldığı ve ... belediyesi adına tapuya kayıt edildiği, 2413 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile 4402 parselin oluştuğu ve belediye adına tescil edildiği, 1972 ve 1974 yıllarında trampa ve bağış suretiyle davalılar adına kayıt edildiği anlaşılmaktadır. İmar planı içindeki meralar planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan meralık niteliğini yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu niteliklerini yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir.(Danıştay 1.Dairesinin 1988/328 E., 1989/19 K. sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise “Yolsuz Tescil” olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesi hükmü koşullarının oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağlandığından, artık burada 4342 sayılı yasanın geçici 3.maddesi hükmü koşulları üzerinde durulması gerekir. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3.madde ile;