9. Ceza Dairesi 2023/7747 E. , 2023/6486 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/82 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Her ne kadar Tebliğnamede İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz istemine istinaden görüş bildirilmiş ise de anılan hükme ilişkin ölge Ad…
**9. Ceza Dairesi 2023/7747 E. , 2023/6486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/70 E., 2023/82 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Her ne kadar Tebliğnamede İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden sanık müdafiinin temyiz istemine istinaden görüş bildirilmiş ise de anılan hükme ilişkin ölge Adliye Mahkemesince duruşma hazırlığı yapılmasına karar verilmiş olup henüz istinaf incelemesinden geçen bir karar mevcut olmadığından incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme münhasır yapılması gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2022 tarih ve 2022/409 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2023/70 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; mağdurenin aşamalarda çelişkili, tanık ...'ün ifadesi ile doğrulanmayan ifadelerine itibar edilmemesi, aşamalarda istikrarlı tanık ...'ün beyanı ile örtüşen sanık savunmalarına itibar edilmesi gerektiğine, daha önce üvey babası ... Günay'a cinsel saldırı suçundan iftira atan ve öz annesi tarafından iftira attığı belirtilen ve sanığa da iftira atması olağan olan ifadelerine itibar edilmemesi, Adli Tıp Kurumu raporundaki hymen bütünlüğünün bozulması, anal fissür mevcut olmasının Acıpayam Cumhuriyet savcılığının 2018/3073 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli sıfatı bulunun ... isimli şahısla mağdurun ilişkiye girmesi neticesinde olduğuna, fiilin sabit olmadığına, sanığın fiili işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Mahkemenin Kabulü Mahkemece; ''Yapılan yargılama sonucunda; iddia, sanık savunması, mağdur ve katılanlar beyanı, whatsapp mesajlaşma ekran fotoğrafları, mesaj inceleme tutanağı, yakalama, üst arama ve rızaen muhafaza altına alma tutanağı, genel adli muayene formu, ÇİM ifade tutanağı, Denizli Devlet Hastanesi Engelli sağlık kurulu raporu, araştırma tutanağı, teknik inceleme raporu, bilirkişi raporu, iddia makamının esas hakkındaki mütalaası ile tüm dosya kapsamı bilikte değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın mağdurun üvey babasının amcasının oğlu olduğu, 2021 yılı bahar aylarında aralarında gönül ilişkisinin başladığı, telefon görüşmeleri yaptıkları, 11.06.2021 tarihi gece saatlerinde sanığın, kıyafetlerini çıkartması, soyunması husunda mağduru ikna ettiği, görüşme esnasında mağdurun kıyafetlerinin üst kısmını çıkardığı, sanığın da soyunup cinsel organını teşhir ederek mağdura gösterdiği ve mastürbasyon yaptığı, daha sonra sanığın aynı yıl yaz mevsimi içerisinde yanında getirdiği motosikletle mağduru ... İlçesi sınırda bulunan bir dağa götürerek mağdurun kıyafetlerini çıkarıp cinsel organını mağdurun ağzına ve vajinal bölgesine sokmak suretiyle mağdurla ilişkiye girdiği, bu ilişkiden hemen sonra aynı yerde mağdurun makatına cinsel organını sokmak suretiyle mağdurla ters ilişkiye girdiği, mağdurun suç tarihinde 14 yaşında ve kendisinde %50 oranında hafif düzeyde zeka işlev bozukluğu bulunduğu, sanığın eylemleri sırasında mağdura kimseye bir şey anlatmaması için anne, babası ve dedesini öldürmekle tehdit ettiği, mağdurun alınan beyanında, sanıkla 2021 yılı yaz mevsiminde facebook'tan tanıştıklarını, mesajlarında kendisinde zorla çıplak fotoğraf istediğini, yalvardığını, bunun üzerine kendisinin de gönderdiğini, hatırlamadığı bir tarihte buluştuklarını, sanığın buluşma yerine motosikletle geldiğini ve kendisini motosiklete bindirerek dağa götürdüğünü, üzerindeki kıyafetleri çıkarıp öptüğünü, okşadığını, sanığın tüm kıyafetlerini çıkardığını, ve cinsel bölgesini gördüğünü, cinsel bölgesinin dudağına ve cinsel organına temas ettiğini, acı hissettiğini, kan geldiğini, sanığın özel bölgesinden de bir sıvı geldiğini, içine ve üzerine aktığını, sanığın kimseye söyleme, söylersen anneni, babanı, dedeni öldürürüm dediğini, dağda iki kez ilişkiye girdiklerini, ikincisinde ön ve arka cinsel bölgesine girdiğini, yaşlı bir amcanın kendilerini gördüğünü, ve yaşını sorduğunu, kendisinin de 14 yaşında olduğunu söylediğini, sanığa da yaşını sorduğu ancak sanığın bir şey söylemediğini, bu yaşlı adamı tanımadığını, sonrasında aralarında bir şey olmadığını, bu olayı annesi, babası, dedesi ölecek diye kimseye anlatmadığını, sonrasında bir cuma günü okuldan çıktığında sanığın yanına geldiğini, yaptıklarımızı kimseye söyledin mi ve motosiklete binip gidelim dediğini, kendisinin de söylemediğini ve motosiklete binmeyeceğini söylediğini, sanığın götürmek için kolundan tuttuğunu ancak telefonu çaldığı için bıraktığını, bu olayı öğretmeni ... ...'ın gördüğünü, öğretmenine "iyi ki de görmüşsünüz beni kurtarın" dediğini, annesi okula geldiğinde öğretmeninin olayı annesine anlattığını, sonrasında kendisinin de annesine anlattığını beyan etmiştir. Mağdurun mahkememizce alınan beyanında, ormanda, dağ gibi bir yerde sanığın kendisine tecavüz ettiğini, telefonda sanığın özel bölgesini gördüğünü, ormanda buluştuklarında da sanığın özel bölgesini gördüğünü, ormana kendisini okuldan alarak motorla götürdüğünü, bunu da ... ... isimli hocasının gördüğünü, sanığın kıyafetlerini çıkardığını, dudağından öptüğünü, sanığın cinsel organının kendi cinsel organıyla birleşiğini, ilişki yaşadıklarını, yaşlı bir adamın kendilerini gördüğünü beyan etmiş, mağdurun aşamalardaki olay anlatımlarının aynı doğrultuda olduğu görülmüş ve sanıkla arasında sanığa iftira atmasını açıklayabilecek bir husumet bulunmayan mağdurun beyanlarına itibar edilmiştir. Sanığın alınan savunmasında, mağdurun kendisine whatsapptan tanışalım şeklinde mesajlar yazdığını, kendisinin kim olduğunu sorduğunu, mağdurun ... olduğunu söylediğini, bir müddet mesajlaştıklarını ve sosyal medya üzerinden görüştüklerini, sonrasında kendi telefon numarasını verdiğini ve telefondan görüşmeye başladıklarını, mağdura, senin okuluna gelerek alayım, gezelim dolaşalım şeklinde bir söz söylemediğini, ...'in buluşma isteğine yönelik mesajlar gönderdiğini, kendisinin buluşmat istemediğini, sonrasında kendisine whatsapp üzerinden görüntülü konuşma isteğinde bulunduğunu ancak dedesi yanında olduğundan dolayı görüşemeyeceğini, kulaklık olsa idi görüntülü görüşme yapabileceğini söylediğini, ertesi gün işte iken mesaj çekerek kulaklık aldığını görüntülü konuşabileceğini söylediğini, kendisinin de gece 12'den sonra mesaisinin bittiğini, eve geçince görüşebileceklerini söylediğini, mesai bitimi sonrası eve gittiğinde kendisiyle görüntülü konuştuğunu, bu konuşma sırasında mağdurun çıplak olduğunu, kendisinin de banyoya geçerek soyunduğunu, cinsel organına masturbasyon yaptığını, mağdurun da vücudunu okşadığını, bu şekilde görüntülü konuştuklarını, mağdurla hiçbir zaman fiziken buluşmadığını, nerede okuduğunu, kaç yaşında olduğunu bilmediğini, Ben 0546 ... numaralı telefon ile kendisiyle irtibat kurduğunu, mağduru motosikletine alıp bir yere götürüp, ilişkiye girmediğini, telefonda soyunuk vaziyette cinsel organları görecek şekilde mağdur ile görüştüğünü, Facebook üzerinden mağdurun yarı çıplak olarak belden yukarısı görülecek şekilde fotoğraflar gönderdiğini, mağdurun bir kere sen gönder bende gönderirim demesi üzerine kendisinin de üstten organı gözükecek şekilde fotoğrafını çekip mağdura gönderdiğini, sanığa dosyada yer mesajlaşmalar sorulduğunda, bahsi geçen konuşmaların kendisine ait olduğunu, mağdurun okula gittiğini bildiğini ancak ilkokul mu, ortaokul mu, liseye mi gittiğini bilmediğini, mesajlarda sürekli onunla ilişkiye girmek istediğini ancak mağdurun kendisiyle buluşmak istemediğini, ''senle yaptık ama yaparız, şimdi istiyor de mi canın'' şeklinde mağdur konuşmalarda bulunmuş ise de önceki telefonda yaptıkları çıplak görüşmeden bahsettiğini, atılı suçu işlemediğini savunmuştur. Tanık ... ...'ın alınan beyanında, görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, ... Ortaokulunda özel eğitim öğretmeni olarak görev yaptığını, ...'yı öğrencisi olmasından dolayı tanıdığını, mağdurun engelli olduğundan dolayı okula geldiğini, sanığı tanımadığını, daha önce kendisini hiç görmediğini, mağdurun evinin okula yakın olduğunu ve okuldan çıkınca hemen evine gittiğini, okuldan sonra mağdurun birisi ile buluştuğunu, görüştüğünü hiç görmediğini, mağdurun durumu ile herhangi bir şey de sezmediğini, mağdurun başından böyle bir şey geçip geçmediğini de anlatmadığını, sanığın mağdura yönelik herhangi bir eylemini de görmediğini, mağdurun herhangi bir şekilde sanıkla buluştuğunu görerek uyarmadığını, mağdurun beyanını kabul etmediğini, sanığın mağduru motorla götürmeye çalıştığını görmediğini, mağdurun iyi ki beni gördünüz beni kurtarın şeklinde bir şey söylemediğini, ailesini bundan dolayı aramadığını, ailesi ile bir görüşmesinin olmadığını, annesi olan müştekiyi de ilk kez huzurda gördüğünü, okul döneminde anneannesiyle muhatap olduğunu beyan etmiştir. Katılanlar ... ve ...'ın sanıktan şikayetçi oldukları görülmüştür. Dosyada delil olarak yer alan Denizli Devlet Hastanesi'nin 23.06.2021 tarihli genel adli raporunda mağdurun hymen bütünlüğünün bozulduğu ve 24.06.2021 tarihli raporunda mağdurda anal fissürün mevcut olduğu belirtilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dosyada yer alan engelli raporuna göre %50 oranında mental geriliği bulunan ve 15 yaşından küçük olan mağdurun üvey babasının amcası oğlu olan sanıkla gönül ilişkisi yaşadığı, sevgili oldukları dönemde yaptıkları mesajlaşmaların dosya içeriğinde bulunduğu ve bu mesajlarda sanığın mağduru cinsel ilişkiye ikna etmeye çalıştığı, mağdurun da sanığa cevaben "'senle yaptık ama yaparız, şimdi istiyor demi canın" dediği, bu konuşmaların mağdur sanığın kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanıyla örtüştüğü, ayrıca sanık ile mağdurun telefondan görüntülü de konuştukları, sanığın bu sırada mağduru ikna ederek soyunmasını sağladığı, yine kendisi de soyunarak cinsel organını mağdura gösterdiği, bu esnada mastürbasyon yaptığı ve bu hususu savunmasında da ikrar ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği ve cinsel taciz eylemini birden fazla kez işlediği anlaşıldığından hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilirlik şartlarının oluştuğu, yine mağdurdaki akli rahatsızlıktan faydalanarak hukuken geçerli olmayan rızası ile mağduru motorsiklet ile alıp ıssız bir yere götürerek cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kıldığı, götürdüğü yerde organ sokmak suretiyle anal, vajinal ve oral yoldan mağdur ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurun yapılan genital muayenesinde hymen bütünlüğünün bozulduğunun ve anal muayenesinde fissürün tespit edildiği, bu itibarla sanığın mağdur ile cinsel ilişkiye girerek nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, ancak cinsel ilişki eylemlerinin aynı zaman diliminde peş peşe ve devamı niteliğinde olduğu, sanık ile mağdurun farklı tarihlerde cinsel ilişkiye girmedikleri, bir kez ıssız bir yere giderek arka arkaya iki kez ilişkiye girdikleri, bu nedenle sanığın cinsel istismar eyleminin hukuken tek bir fiil olarak nitelendirilmesi gerektiği ve sanık hakkında zincirleme suç şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış olup sanığın sabit görülen sanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, önem ve değeri dikkate alınarak takdiren ve teşdiden çocuğun nitelikli cinsel istismarı, zincirleme şekilde cinsel taciz, ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2023/70 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.