5. Hukuk Dairesi 2025/10733 E. , 2026/4604 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1591 Esas, 2025/2196 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/804 Esas, 2023/767 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi ü…
5. Hukuk Dairesi 2025/10733 E. , 2026/4604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1591 Esas, 2025/2196 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/804 Esas, 2023/767 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin Ankara ili, ..., ... Mahallesinde kain 24 parsel sayılı taşınmazın malikiyken anılan taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutularak çok sayıda muhtelif parsellerin oluşturulduğunu, ifraz işlemi esnasında oluşturulan parsellerin yolu olarak davacı murislerinin kök tapusundan bir alanın ayrıldığını, özel amaçlı ifraz işlemi ile kadastral yol olarak kullanımına muvafakat verilen alanın imar ve parselasyon işlemi sonrasında işlevini yitirdiğini, kadastral yol olarak kullanılmasının mümkün olmaması sebebiyle davacı murislerine rücu etmesi gerekirken kamulaştırma yapan idare ve imar düzenlemesini gerçekleştiren kurum tarafından dava konusu alanı hiç dikkate almaksızın kendi uhdelerinde bıraktıklarını beyan ederek kamulaştırmasız el atma nedeniyle belirlenecek tazminatın davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ..., ... Mahallesi, ... mevki 24 nolu parselin satış işlemlerinin kolaylaştırılması amaçlı ilgililerin talebi doğrultusunda 30.11.1956 tarihinde ilgili Kadastro ve Tapu Müdürlüğünce özel ifraz işlemi yapılarak 31 06... sayılı parsellere ifraz ettiğini, yapılan işlemlerde belediyenin herhangi bir uygunluk yazısı, karar ve onayının bulunmadığını, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ... tapulama 24 sayılı kök parselin maliklerince 1956 yılında Tapu Kanunu kapsamında özel ifraz işlemi sonucu oluşan 31 06... sayılı parsellere yola cephe şartını sağlamak amacıyla oluşturulan kadastral yollara ilişkin kısım olduğunu, işlemin yapıldığı 1956 yılında yürürlükte bulunan imar mevzuatınca imar planına istinaden yapılmayan ifraz ve yola terk işleminin ilgililerin talebi ve ferağı ile mümkün olan işlemlerden olduğunu, bu tür parselasyon işlemlerinde belediyelerin onay yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık hakkında idari yargının görevli olması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye riayet edilmemesi nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların murisleri tarafından geçit mahalli olarak kamuya terk edilen taşınmazın kamulaştırılan 31 55... sayılı taşınmazlarla bağlantılı ve onların bir parçası olduğunu, parsellerin belediye hizmetlerinden faydalandırılması ve yola cephesinin sağlanması amacıyla kamuya bedelsiz terk edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi gereğince bedelsiz terk edilmesi gereken yerlerden olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alanda kamunun kullanımı için ayrılmış bir yol bulunmadığını, 30.11.1956 tarihinde yapılan özel parselasyon nedeniyle ifrazen oluşan parsellerden kalan 2407 m²lik kısmın ifraz edilen parsellerin kullanımına özgü kadastral yola terk edildiğini, bu alanın amacına uygun kullanılmadığını, kamulaştıran idare ve imar düzenlemesini yapan idarenin bu hususu dikkate almadığını ve bedelini ödemediğini, bir taşınmazın kamuya ait, yani kamunun kullanıma açık yol olması ile belirli taşınmazların müşterek yolu olmasının farklı hukuki statüler olduğunu, özel mülkiyete tabi olan 24 parsel nolu kök parselin ifrazı neticesinde oluşan davaya konu taşınmazın, kamunun kullanımına açık genel yol olmayıp, yalnızca ifraz neticesinde oluşan diğer parsellerin hususi kullanımında bulunan bir taşınmaz niteliğinde olduğunu, ifrazla oluşan taşınmazların hususi geçit alanı olarak tahsis edildiğini, ancak gelinen aşamada gerek imar uygulaması gerekse kamulaştırma işlemleri neticesinde tüm parsellerin malikinin tek bir kurum olması ile dava konusu parselin geçit amacıyla kullanılma özelliğinin kalmadığını, dava konusu taşınmazın "mülkiyet bedelinin" kök malikin varisi olan davacılara ödenmesi gerektiğini, dava konusu parselin kamulaştırılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde, düzenleme ortaklık payı için ayrılar yerler ile özel parselasyona tabi tutulan ve malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler bakımından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağının düzenlendiğini, dava konusu kök parselden ifraz olunan diğer parsellerin özel kullanımı için tahsis edilen, geçit mahalli nitelikli taşınmazın kamu kullanımına açık fiilen yol olmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, ... saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle özel parselasyon sonunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağından ve karşılığı istenemeyeceğinden, dava konusu edilen kısmın da özel parselasyon sırasında davacıların murisinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış olan yerlerden olduğundan davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve davalı idarelerden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 24 parsel sayılı, 20.135 m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar murisi adına kayıtlı iken 30.11.1956 tarihinde maliklerin talebiyle yapılan ifraz işlemi ile 2407 m²sinin yol olarak terk edildiği, özel ifraz parselasyon planıyla çok sayıda parsele ifrazı sonucunda oluşan parsellerin yola cephe şartını sağlamak amacıyla oluşturulan kadastral yollara ilişkin terkin edilen kısım olduğu, ifrazen oluşan diğer parsellerin de kamulaştırma suretiyle önce Hazine adına, sonra da tahsisen ... Teknik Üniversitesi adına tescil edildiği ve ... Teknik Üniversitesi kampüs sınırları içinde kaldığı, kök 24 parsel sayılı taşınmazın, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacılar murisinin rıza ve muvafakati ile özel parselasyona tabi tutulması sonucu yol olarak ayrıldığı anlaşılmıştır. 3. Dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde “İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, ... saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez” hükmü gereğince özel parselasyona tabi tutulmak suretiyle yol olarak terk edilen ve fiilen de yol olarak kullanılan taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.