Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/687 E. , 2024/1793 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/687 Karar No:2024/1793 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşuna ait "..." logosu …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/687 E. , 2024/1793 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/687 Karar No:2024/1793 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşuna ait "..." logosu ile yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'de yayınlanan "..." adlı haber bülteninde 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan, "Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz." yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uyarı cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yargılamasına devam ediliyor olmasına rağmen söz konusu programda yer alan, kesin nitelik taşıyan söz ve eylemler ile masumiyet, tarafsızlık, adil yargılanma hakkı ilkesi gözetilmeksizin ve kişilik hakları zedelenmek suretiyle şahsının suçlu olduğuna yönelik kamuoyu yaratılmaya ve yargılamayı yapacak mahkemeyi etkilemeye çalışıldığından bahisle O.Ç. tarafından yapılan şikâyet üzerine Üst Kurulca 6112 sayılı Kanun'un 8/1-(i) maddesindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle uyarı cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, haberde yer alan görüntü ve kesin ifadelerle hâlen yargılaması devam eden O.Ç. hakkında çoklukla M.Ö.'nın ifadelerine yer verilerek, kamuoyunda suçlu olduğuna dair intiba oluşturucu nitelikte yayın yapıldığı, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8/1-(i) bendindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin ... tarih ve E:... K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; eski ... Valisi O.Ç.’nin bir dönem birlikte olduğu M.Ö’yü ormanlık alanda dört kişiyle birlikte darp ettiği iddiasıyla ilgili yapılan haberde, eski Vali hakkında 18 yıl hapis istemiyle dava açıldığının belirtiği, olaya ilişkin açıklamaların "iddiaya göre" ve "ileri sürülmüştü" gibi ifadeler ile kesin olmayan bir dille aktarıldığı, haber içeriğinde M.Ö.'nün beyanlarının yanı sıra, O.Ç.'nin basın açıklamasına da yer verildiği, haberin bahse konu olay ile ilgili kovuşturma evresine geçilmesi üzerine yapıldığı, haber içeriğinde dava açılması sonucunu doğuran iddianameye konu olayların aktarıldığı, bu bakımdan iddiaların görünür gerçekliğe uygun olduğu ve yargılamaya ilişkin güncel bir gelişmenin habere konu edildiği, haberin konusunun kadına şiddete yönelik olması nedeniyle habere ilişkin kamu menfaatinin bulunduğu, hakkında haber yapılan kimsenin topluma mâl olmuş kişiliği de dikkate alındığında, olayın aktarılması esnasında öz ile biçim arasındaki dengenin sağlandığı, O.Ç.'nin suçlu ilan edilmediği, kullanılan ifade biçiminin haberin gerektirdiği ölçüde olduğu, yapılan haberin ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı, dolayısıyla söz konusu programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, haber içeriğinde olaya ilişkin olarak yalnızca M.Ö.'nün iddialarına yer verildiği, O.Ç.'nin konuyla ilgili beyanlarına aynı oranda ve aynı kesinlikte bir uslüpla yer verilmediği, dava süreci tamamlanmadıkça suçsuzluk karinesinin geçerli olduğu, M.Ö.'nün O.Ç.'nin sevgilisi olup olmadığı, aralarında darp olayı yaşanıp yaşanmadığının bilinme imkânının bulunmadığı, haberde bu durum dikkate alınmayarak kesin ifadelerin kullanıldığı, tarafsız ve objektif bir uslüp kullanılmamasının kamuoyunda özgürce kanaat oluşumunun engellenmesine yol açabileceği, toplumsal ilgi, kamu yararı ve özle biçim arasındaki denge kriterlerine uyulmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, haberin kamu yararı amacıyla yayınlandığı, basın ve ifade hürriyeti kapsamında olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.