Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1564 E. , 2024/5135 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1564 Karar No : 2024/5135 DAVACI : ... Mağazacılık Toptan Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : 1- Av. ... 2- Av. ... DAVALlLAR : 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü DAVANIN KONUSU : 07/10/2009 tarih ve mükerrer 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 499. maddesinin 1. fıkrası…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1564 E. , 2024/5135 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1564 Karar No : 2024/5135 DAVACI : ... Mağazacılık Toptan Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : 1- Av. ... 2- Av. ... DAVALlLAR : 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü DAVANIN KONUSU : 07/10/2009 tarih ve mükerrer 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 586. maddesinin; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği’nin (Tahsilat İşlemleri Seri No:2) 30. maddesinin 4. fıkrası ile 12. maddesinin 4. fıkrasının; 10/09/2019 tarih ve 35 sayılı, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün “Beyannamenin İptali Durumunda Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi Konulu Genelgesinin; Ticaret Bakanlığının 85593407/045.02 sayılı “İdari İtirazların Cevaplandırılması” başlıklı 2014/26 sayılı Genelgesinin; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün (Mülga) 11/05/2015 tarih ve 7847880 sayılı genel yazısının ve bu düzenleyici işlemlere dayanılarak, davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin iptal edilmesi üzerine beyannameye istinaden ödenen gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun’un 212. maddesi kapsamında geri verilmesi isteminin, geri verme başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin iade başvurusunun sonuçlanması gerektiği belirtilen 03/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi ve Anayasa’nın 2, 13, 35, 36/1, 37, 40/1, 125/1. maddelerine aykırı olduğu iddia edilen 4458 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendinin iptali amacıyla somut norm denetimi için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : İtalya çıkışlı tekstil ürünlerini ithal eden bir firma oldukları, İtalya'dan getirilen ürünlerin ... tarih ve ... sayılı antrepo beyannamesi ile antrepoya alındığı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında tahakkuk eden vergilerin ödendiği, yürürlükteki mevzuat uyarınca ürünlerin ithal edilememesi üzerine beyannamenin iptali için başvuruda bulundukları, beyannamenin iptal edilmesini istemeleri nedeniyle hesaplanan cezanın ödendiği, beyannamenin ne zaman iptal edildiğini bilmemekle beraber cezanın ödendiği tarihte iptal edilmiş konumuna geldiği kabul edilerek iptal edilen beyannameye istinaden ödenen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 212. madde kapsamında iadesi istemiyle 05/01/2021 tarihinde başvuruda bulundukları, ... tarih ve ... sayılı karar ile, başvurudan yaklaşık 6 ay sonra başvurunun reddedildiği, neden olarak; beyannamenin tescil tarihinden itibaren 30 gün içinde geri verme başvurusunda bulunulmamasının gösterildiği ve Gümrük Yönetmeliği’nin 499. maddesi ile Mülga Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün... tarih ve ... sayılı yazının dayanak alındığı, 13/07/2021 tarihinde ret kararına itiraz edildiği, kendilerine 08/08/2021’de tebliğ edilen yazı ile 4458 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “ihtilafla alakalı inceleme ve yazışmaların devam etmesi nedeniyle” inceleme süresinin 12/01/2022 tarihine kadar uzatıldığının bildirildiği, ... tarih ve ... sayılı işlemle itirazın reddedildiği, itirazın reddi işleminde, geri verme başvurusunun reddi kararında dayanak gösterilen mevzuat hükümleri ile birlikte; Gümrük Genel Tebliği’nin (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) 30. maddesi ve 2019/35 sayılı Genelgenin eklendiği ve iade başvurusunun, Gümrük Kanunu’nun 46. ve 70. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen süreler içerisinde yapılması gerektiğinin düzenlendiğinin belirtildiği, halbuki Gümrük Kanunu'nun 212. maddesinde, beyanname iptal edilmeden, beyanname iptaline dayanılarak ödenen vergilerin iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, iade talep süresinin ancak iptal kararının ilgililere tebliğ tarihi itibariyle başlatılabileceği, gümrük beyannamelerinin iptaline ilişkin 64. maddesinde herhangi bir müracaat süresi öngörülmediği, dolayısıyla Gümrük Kanunu’nda düzenlenen genel sürelerin gözetilmesi gerektiği, gümrük beyannamelerinin iptal edilmesi durumunda 212. madde kapsamında yapılacak başvuruların 211. maddede yer alan üç yıllık süreye tabi olduğu, dayanak alınan düzenleyici işlemlerin iptalinin gerektiği; idareye yapılan başvuruların inceleme sürelerinin, 4458 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendi gereği 6 ay uzatıldığı, geri verme başvurusunun sonuçlanmasını, 1 yıldan uzun bir süre beklemek zorunda kaldıkları, dolayısıyla mahkemeye erişemedikleri, bu bendin idareye Kanun kapsamında yapılacak her işlem için sınırsız bir inceleme süresi tanıdığı, bir başka deyişle, Kanunda belirtilen hiçbir sürenin idare için bağlayıcılığının kalmadığı, tüm sürelerin üst limit olmadan keyfi bir şekilde artırıldığı, bu durumun, ilgililerin mahkemeye erişim hakkını ve adil yargılanma hakkını engellediği, gümrükteki tüm işlemlerde süre açısından belirlilik ilkesinin ortadan kaldırıldığı, nitekim bu maddenin en çok endişe veren uygulamasının, 4458 sayılı Kanun’un 242. maddesine ilişkin olduğu, maddede itirazların 30 gün içinde sonuçlandırılması gerektiği düzenlenmesi karşısında, itiraza ilişkin bu sürenin 6. madde ile idareye sağlanan sınırsız süre uzatım yetkisi sağlamayacağı, Gümrük Yönetmeliği’nin 586. maddesinde “30 gün içerisinde karar alınamadığı durumlarda Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrası uygulanır.” ifadesine yer verilerek bu boşluğun idare tarafından kullanılabileceğinin açıkça belirtildiği, idari itirazın sonuçlanması amacıyla getirilen sürenin, başvurunun sürüncemede bırakılması için kullanıldığı, itiraz başvurusunun, Danıştay tarafından idari yargıda dava şartı olarak değerlendirildiği, 30 günlük sürenin sınırsız şekilde uzatılabilmesinin mahkemeye erişim hakkı kapsamında ciddi endişelere sebebiyet verdiği, somut olayda da 30’ar gün süre öngörülen geri verme ve itiraz başvurusunun 1 yıldan uzun sürede sonuçlandırıldığı, tüm idari işlemlere uygulanan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinde dahi idari makamlara yapılan başvuruları sonuçlandırmak için toplam 4 aylık bir süre tanınırken Gümrük Kanunu’ndaki yetkinin sınırlandırılmamış olmasının, kanun koyucunun hataya düştüğünü gösterdiği, söz konusu hatanın farkında olan idarenin, Gümrük Yönetmeliğinin 586. maddesi, Gümrük Genel Tebliği'nin (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) 12. maddesinin 4. fıkrası gibi ikincil düzenlemelerle sınırlandırılmaya çalışıldığı, idarenin 2014/26 sayılı Genelgesi ile bu sürenin 6 aylık süre ile sınırlandırıldığı, Genelgenin yürürlüğe girdiği tarihte 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinde 6 aylık sürenin öngörüldüğü, Genelge ile, bu kapsamda itiraz başvurularında 10. maddedeki sürenin aşılmaması gerektiğinin belirtildiği, her ne kadar idare tarafından bir sınırlama getirilse de Gümrük Kanunu'ndaki hükmün, 2577 sayılı Kanun'daki hükme kıyasla özel düzenleme olduğu, idarece, ikincil düzenleme ile uygulamada ortaya çıkacak hak kayıpları azaltılsa bile hukuka aykırılığın ortadan kaldırılmadığı, belirlilik ilkesinin, yasal düzenlemelerin hem kişiler, hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulanmalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade ettiği, Gümrük Yönetmeliği'nin 586. maddesinin; Gümrük Genel Tebliği’nin 12. maddesinin 4. fıkrasının; 2014/26 sayılı Genelge’nin, Türkiye'nin de taraf olduğu 22/02/2017 tarihinde yürürlüğe giren Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın 4. maddesi 4. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine aykırı olduğu ve iptali gerektiği; 4458 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendi ile idareye tanınan sürelerin sınırsız uzatımı yetkisinin başta mülkiyet ve mahkemeye erişim hakkı olmak üzere birçok temel hak ve hürriyetleri ihlal ettiği, sınırlamaların hakkın özünü zedelememesi, sınırlama ile amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi kurulması gerektiği, mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının ön koşulu olduğu, mahkeme kararının önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların hakkı ihlal ettiği, Anayasa'nın 13. maddesindeki ölçülülük ve 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, ikincil düzenlemelerdeki kısıtlamaların, ihlali bir nebze engellese dahi kanun maddesinin Anayasa’ya aykırılığını gidermeyeceği, kanun hükmünün objektif olarak Anayasa’ya uygun olması gerektiği ileri sürülerek 4458 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendinin iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülerek yargılamanın duruşmalı yapılması istenilmektedir. DAVALI ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Dava konusu bireysel işlemin ve iptali istenen genel düzenleyici işlemlerin kanuna ve hukuka uygun olduğu, idari başvurunun 30 gün içinde sonuçlandırılmaması üzerine zımnen reddedildiği kabul edilerek ilgililerce dava açılmasına,mevcut genel düzenleyici işlemlerin engel teşkil etmediği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI ... BAKANLIĞI adına ... GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNÜN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY SAVCISI ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesine dayanılarak 25/11/2020 tarihinde ödenen gümrük vergisinin, beyannamenin iptali nedeniyle geri verilmesi istemine dair 05/01/2021 tarihli başvurunun, T.C.Ticaret Bakanlığı Muratbey Gümrük Müdürlüğünce başvurunun süresinden sonra yapıldığı neden gösterilerek reddedilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı karara vaki itirazın reddine dair T.C.Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesi ve bu işleme dayanak gösterilen, 07/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 586. maddesinin; Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2)'nin 12. maddesinin 4. fıkrası ile 30. maddesinin 4. fıkrasının; T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 10/09/2019 tarih ve 35 sayılı Genelgesi ile 85593407/045.02 sayı ve 2014/26 numaralı Genelgesinin; Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü (Mülga)'nün 11/05/2015 tarih ve 7847880 sayılı yazısının iptali ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 6. maddesinin T.C. Anayasasının 2, 13, 35, 36/1, 37, 40/1 ve 125/1. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır. Anayasaya aykırılık iddiaları yerinde görülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithalatı nedeniyle doğan vergilerin 25/11/2020 tarihinde ödendiği, davacı tarafından beyanname içeriği eşyanın evsafına uygun olmaması nedeniyle iade edileceğinden bahisle beyannamenin iptali istemiyle 03/12/2020 tarihinde yapılan başvuru uygun görülerek Muratbey Gümrük Müdürlüğünce 09/12/2020 tarihi itibarıyla beyannamenin iptal edildiği, davacı tarafından, 05/01/2021 tarihli dilekçe ile; beyannamesi iptal edilen ve antrepodan çekilmeyen eşya nedeniyle ödenen gümrük vergilerinin Gümrük Vergisi Kanununun 212. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle Muratbey Gümrük Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, Kurumun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, "beyanname içeriği eşyanın fiziki muayenesi yapıldıktan sonra; 07/01/2021 tarihinde; antrepodan çıkışının yapıldığı, beyannamenin iptaline ilişkin dilekçenin kayda girdiği 03/12/2020 tarihi itibarıyla eşyanın davacıya teslim edilmemiş olduğu" neden gösterilmek suretiyle Gümrük Yönetmeliğinin 499. Maddesi ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğüne ... tarih ve ... sayılı yazısına dayanılarak reddedildiği, öte yandan, Müdürlüklerinin iş yoğunluğu nedeniyle süresi içinde geri verme veya kaldırmaya yönelik talebin karşılanması olanağı bulunmadığı, bu nedenle Gümrük Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrasının idarelerine verdiği yetkiye istinaden, başvuruya ilişkin karar alma süresinin 05/07/2021 tarihine kadar uzatıldığı yolundaki ... tarih ve ... sayılı yazının elektronik tebligat yoluyla davacıya duyurulduğu, geri verme başvurusunun reddine dair kararın 07/07/2021 tarihinde tebliği üzerine, karara karşı 26/07/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılan itirazın, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Gümrük Kanununun 70. Maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen süreler içinde geri verme başvurusunda bulunulmaması neden gösterilerek, Gümrük Yönetmeliğinin 499. Maddesi, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2019/35 sayılı Genelgesi ve Mülga Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca reddedildiği, davacı tarafından itirazın reddine dair işlemin iptali ve ödenen verginin iadesi ile işleme dayanak gösterilen ve yukarıda yer verilen düzenlemelerin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Düzenleyici İşlemler Yönünden; T.C. Anayasasının 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinini kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabileceği kurala bağlanmıştır. İdarenin yönetmelikle düzenleyici işlem yapma yetkisinin dayanağını oluşturan Anayasa hükmünde idareyi düzenleyici işlem yetkisini kullanmaya zorlayan bir kurala yer verilmediği gibi, bu yetkinin kanunda açıkça belirtilen hallerde kullanılacağına dair bir sınırlama da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kanunda açıkça belirtilmese dahi idarece, kanunla çizilen sınırlar içinde ve kanunda belirlenen ölçütler çerçevesinde, kanunların uygulamasını sağlamak üzere yönetmelikler çıkarılabilir. Ancak, Anayasa ile verilen yetkiye dayanılarak tesis edilecek düzenleyici işlemlerin normlar hiyerarşisine göre yukarıdan aşağıya; "kanun", "kanun hükmünde kararname"," yönetmelik" ve "diğer alt düzenleyici işlemler" (genel tebliğ, genelge gibi) şeklinde sıralanan normlardan, alt kademede yer alanın, üst kademedeki norma aykırı olması veya üst normun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün değildir. Bu sıralamanın tabi sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan kurallara aykırı olan veya bu kuralların kapsamını aşan hükümler içeren düzenleyici işlemler hukuka aykırılık teşkil eder. Diğer taraftan, hiyerarşinin üst kademesinde yer alan boşluğun alt kademede bulunan bir norm ile doldurulmasına da olanak bulunmamaktadır. Yürütülen kamu hizmetinin ve tesis edilen işlemlerin nesnelleştirilmesiyle ilgililerine hukuki güvence sağlayan düzenlemelerin, üst normlarda belirlenen ölçütler çerçevesinde kalmak kaydıyla öngörülmüş olması halinde uygulanması mümkündür. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 212. maddesinde, bir gümrük beyannamesine dayanılarak ödenmiş olan gümrük vergilerinin, bu beyannamenin iptal edilmesi üzerine ilgilinin talebiyle geri verileceği, bu istemin, gümrük beyannamesinin iptal edilmesi amacıyla müracaatta bulunulması için öngörülen süreler içerisinde yapılması gerektiği hükme bağlanmış; aynı Kanunun 64. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük idarelerinin, beyan sahibinin talebi üzerine ve eşyanın yanlışlıkla beyanname konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya beyan edildiği rejime tabi tutulmasının özel nedenlerle artık mümkün olmadığına ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmesi halinde, tescil edilmiş bir beyannameyi iptal ederek, gerektiğinde yeni bir rejim beyanında bulunulmasına izin verebilecekleri, ancak, gümrük idarelerince beyan sahibine eşyanın muayene edileceğinin bildirilmiş olduğu hallerde, muayenenin sonucu alınmadan beyannamenin iptaline ilişkin talebin kabul edilmeyeceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, kanunen ödenmemesi gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı hüküm altına alınmıştır. Gümrük Kanununun 64 ve 212. maddelerinde, beyannamenin iptal edilmesi amacıyla başvuruda bulunulması için herhangi bir süre öngörülmediği, Kanunda, iptal edilen beyannameye dayanılarak ödenen gümrük vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılacak başvuru süresine ilişkin boşluk bulunduğu anlaşılmaktadır. 4458 sayılı Kanunun "Vergilerin Geri Verilmesi veya Kaldırılması" başlıklı beşinci bölümünde, "beyannamenin iptal edilmesi" dahil dört ayrı geri verme sebebi sayılmış olup, bunlardan ilki, Kanunun 211'inci maddesinde öngörülen; "kanunen ödenmemesi gerektiği halde ödenmiş olan gümrük vergilerinin geri verilmesi"dir. Bu sebebin, gümrük vergilerinin geri verilmesinde genel bir geri verme sebebi olması nedeniyle, bu sebep için öngörülen üç yıllık sürenin, beyannamelerin iptali halinde, iptal edilen beyannameye dayanılarak ödenen gümrük vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılacak başvuru süresi için de uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, ödenmiş olan gümrük vergilerinin beyannamenin iptali nedeniyle geri verilmesi için yapılacak başvurunun, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verilmesini düzenleyen 211. maddede öngörülen genel başvuru süresi olan üç yıllık süre içinde yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanununun yönetmelikle düzenlenmesini öngördüğü konuların düzenlenmesi, uygulamaya yön verecek hususlara açıklık getirilmesi ve gümrük işlemlerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amacıyla 7/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesinde ise, bir gümrük beyannamesine dayanılarak ödenmiş olan gümrük vergilerinin, bu beyannamenin iptal edilmesi üzerine, ilgilinin talebiyle geri verileceği, bu talebin, Gümrük Kanununun 46 ve 70. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süreler içerisinde yapılması gerektiği öngörülmüştür. Gümrük Kanununun Yönetmelik hükmünde atıfta bulunulan; gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edileceğini kurala bağlayan; 46. maddesinde, özet beyan kapsamındaki eşyaya ilişkin işlemlerin tamamlanmasında esas alınacak süreler belirlenmiştir. Kanunun 70. maddesinin 1. fıkrasında, beyan sahibinden kaynaklanan sebeplerle 46. maddede belirtilen süreler içerisinde, tescil edilmiş beyanname kapsamı eşyanın muayene ve tasfiyesine dair usul ve esaslar kurala bağlanmış; maddenin 2. fıkrasında, gümrük antrepolarında bulunan eşya için gümrükçe onaylanmış bir işlem ve veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyanname verilmesi halinde, gümrük işlemlerinin beyannamenin tescil tarihinden itibaren otuz gün içinde bitirilmesi gerektiği, bu süre içinde işlemleri bitirilemeyen eşya ile ilgili olarak 1. fıkra hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Normlar hiyerarşisine göre üst normda yer alan boşluğun alt kademede yer alan norm ile doldurulması mümkün olmadığından, 4458 sayılı Kanunun 46 ve 70. maddelerinde, madde hükümlerinde açıklanan işlemlerin tamamlanması için öngörülen sürelerin, Yönetmelik hükmüne dayanılarak, beyannamenin iptali nedeniyle yapılacak geri alma başvurusuna esas alınmasına olanak bulunmadığından, Yönetmeliğin 499. maddesinde yer verilen ve davaya konu yapılan düzenleme hukuka uygun görülmemiştir. Öte yandan, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergilerinin tahakkuku ile para cezalarına ilişkin kararların düzenlenmesi, bunların tebliği, tahsili, tecili, taksitlendirilmesi ile geri verilmesi veya kaldırılması ve alacağın terkinine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 21/01/ 2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2)'nin "Geri verme veya kaldırmanın kapsamı" başlıklı 30. maddesinin 4. fıkrasında, gümrük beyannamesinin iptali nedeniyle ödenmiş gümrük vergilerinin geri verilmesine ilişkin başvuruların eşyanın teslim edilmesinden sonra yapıldığı durumlarda, Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesinin birinci fıkrası hükmü gerekçe gösterilerek reddedildiğinin anlaşılması nedeniyle konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce yayımlanan; "Beyannamenin İptali Durumunda Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi" konulu 2019/35 sayılı Genelgesinde ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü (Mülga)'nün 11/05/2015 tarih ve 7847880 sayılı yazısında, Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesinde öngörülen düzenlemeye paralel biçimde, "bir gümrük beyannamesinin iptal edilmesi üzerine, ilgilinin beyannameye dayanarak ödemiş olduğu gümrük vergilerinin, Gümrük Kanununun 46 ve 70. maddelerinin ikinci fıkralarında belirtilen süreler içerisinde geri verme başvurusunda bulunması halinde geri verileceği" öngörülmüş olup, yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılan Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesine dayanılarak, Kanunun 46 ve 70. maddesinde belirlenen sürelerin esas alınmasına dair söz konusu düzenlemelerin de hukuka uygun düşmediği sonucuna varılmıştır. Gümrük Yönetmeliğinin davaya konu yapılan 586. Maddesinde ise, itirazların, anlaşmazlığa konu beyanname ve sair her türlü belge ile eşyadan alınacak örnek, örnek alınması mümkün olmayan hallerde eşyanın kendisi veya fotoğraf, katalog, prospektüs gibi eşyayı görmeden fikir verecek diğer belgelerin incelenmesi veya gerek duyulması halinde ilgili gümrük idaresinin mütalaası da alınmak suretiyle otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği, otuz gün içerisinde karar alınamadığı durumlarda Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrası uygulanacağı düzenlemesine yer ver verilmiştir. Yönetmelik hükmünde atıf yapılan, 4458 sayılı Kanunun "Gümrük Mevzuatı Çerçevesinde Kişilerin Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Çeşitli Hükümler" başlıklı İkinci Bölümünde yer verilen 6. maddesinde, gümrük idarelerinin gümrük mevzuatının uygulanmasına ilişkin bir karar vermesini talep eden her kişinin, kararın verilebilmesi için gerekli bütün bilgi ve belgeleri söz konusu idarelere ibraz etmek zorunda olduğu; karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerektiği, gümrük idarelerinin, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alacakları, verilen kararların başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edileceği, ancak, gümrük idareleri tarafından bu süreye uyulması mümkün değilse, belirtilen sürenin aşılabileceği, bu durumda, söz konusu idarelerin, yukarıda belirlenen sürenin dolmasından önce başvuru sahibine süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile talep hakkında karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verecekleri; gümrük idareleri tarafından gerek başvuruların reddine ve gerekse muhatabı kişinin aleyhine olarak verilen yazılı kararların, Onikinci Kısımda belirtilen şekilde itiraz yolu açık olmak üzere gerekçeli olarak alınacağı ve bu hususların kararda belirtileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun "İtirazlar" adı altında hükme bağlanan Onikinci Kısmında yer verilen 242. Maddesinde, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari karalara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 586. maddesinde, Kanun hükümlerinde kurala bağlanan usul ve esaslar çerçevesinde düzenleme yapıldığı, uygulamaya ilişkin olarak yeni bir kural getirilmediği anlaşıldığından, hükmün hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2)'nin "İtiraz" başlıklı 12. maddesinin 4. fıkrasında ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242. maddesi çerçevesinde itirazların karara bağlanma süreci ile ilgili oluşan tereddütlerin giderilmesi ve idari itirazların karara bağlanmasında süre yönüyle dikkate alınacak hususların açıklanması amacıyla hazırlanan, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün "İdari İtirazların Cevaplandırılması" konulu 2014/26 sayılı Genelgesinde öngörülen; "yapılan itiraz başvurularının, otuz gün içerisinde sonuçlandırılması gerekmekle birlikte eğer bu süre zarfında karar alınamayacak ise sürenin dolmasından önce, süre aşımını gerekli kılan gerekçeler ve ek sürenin yükümlüye bildirileceği" yolundaki düzenlemelerde de Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırılık görülmemiştir. T.C.Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile ödenen vergilnin yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden; Davacı şirketİin, adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesine dayanılarak 25/11/2020 tarihinde ödediği gümrük vergisinin, beyannamenin iptali nedeniyle geri verilmesi istemiyle yaptığı 05/01/2021 tarihli başvurunun, Muratbey Gümrük Müdürlüğünce süresinden sonra yapıldığı neden gösterilerek reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı karara vaki itirazın, T.C. Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile, Gümrük Yönetmeliğinin 499. Maddesi, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2019/35 sayılı Genelgesi ve Mülga Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısına dayanılarak, Gümrük Kanununun 70 .maddesinin 2. fıkrasında belirlenen süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalara göre, davacının, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verilmesini düzenleyen 211. maddede öngörülen genel başvuru süresi olan üç yıllık süre içinde başvuruda bulunma hakkı bulunduğu sonucuna varıldığından, düzenlemelerde yer verilen süre esas alınarak itirazın reddedilmesi hukuka uygun görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile Gümrük Yönetmeliğinin 499. maddesi, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2)'nin 30. maddesinin 4. fıkrası, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2019/35 sayılı Genelgesi ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü (Mülga)'nün... tarih ve ... sayılı yazısında öngörülen düzenlemelerin ve T.C.Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve ödenen verginin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, Gümrük Yönetmeliğinin 586. maddesi, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2)'nin 12. maddesinin 4. fıkrası, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2014/26 sayılı Genelgesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazılık konusu uygulama işlemi ve düzenleyici işlemlere karşı davanın süresinde açılmadığı görüldüğünden, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmayan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacıyı temsilen Av. ... 'ün, davalı Ticaret Bakanlığını temsilen Av. ... 'in geldiği görülerek Danıştay Savcısı... 'ün katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: 07/10/2009 tarih ve mükerrer 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 586. maddesinin; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği’nin (Tahsilat İşlemleri Seri No:2) 30. maddesinin 4. fıkrası ile 12. maddesinin 4. fıkrasının; 10/09/2019 tarih ve 35 sayılı, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün “Beyannamenin İptali Durumunda Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi Konulu Genelgesinin; Ticaret Bakanlığının 85593407/045.02 sayılı “İdari İtirazların Cevaplandırılması” başlıklı 2014/26 sayılı Genelgesinin; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün (Mülga) ... tarih ve ... sayılı genel yazısının ve bu düzenleyici işlemlere dayanılarak, davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin iptal edilmesi üzerine beyannameye istinaden ödenen gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun’un 212. maddesi kapsamında geri verilmesi isteminin, geri verme başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin iade başvurusunun sonuçlanması gerektiği belirtilen 03/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi ve Anayasa’nın 2, 13, 35, 36/1, 37, 40/1, 125/1. maddelerine aykırı olduğu iddia edilen 4458 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendinin iptali amacıyla somut norm denetimi için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmektedir. MEVZUAT: 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarına Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği; 6. fıkrasında da, bu hususun ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiş ve 15. maddesinde ise, süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, düzenleyici işlemlere karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılmadığı hallerde, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin bulunması durumunda, uygulama işleminin tebliğinden itibaren altmış gün içinde Danıştay nezdinde düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın, evsafına uygun olmadığından bahisle beyannamenin iptali için başvuruda bulunulması üzerine davacı adına hesaplanan cezanın ödendiği, davalı idarece iptal talebi uygun görülerek beyannamenin iptal edildiği fakat davacıya beyannamenin iptal edildiğine ilişkin bir bildirim yapılmadığı, davacı tarafından, iptal sebebiyle beyannameye istinaden ödenen ilave gümrük vergisi, katma değer vergisi ve damga vergisinin, 4458 sayılı Kanun'un 212. maddesi kapsamında 05/01/2021 tarihinde geri verilmesi isteminde bulunulduğu, "geri verme başvurusunun, Gümrük Yönetmeliği'nin 499. maddesi ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında belirtilen sürede iptal işlemlerinin yapılıp geri verme başvurusunda bulunulmadığı"ndan reddine dair karara vaki itirazın 07/01/2022 tarihinde reddedilmesi üzerine, itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin yasal faiziyle iadesi; dava konusu bireysel işlemin dayanağı olarak gösterilen genel düzenleyici işlemlerin iptali ve 4458 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle görülmekte olan dava açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, dava konusu edilen genel düzenleyici işlemlerin ilgili bölümlerin iptali istemiyle, düzenleyici işlemlerin yayım tarihlerini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca altmış gün içinde dava açma yoluna gidilmediğinden, dava açma süresinin uygulama işleminin tebliğ edilmesi ile başlayacağı açıktır. Davalı idarece dava dosyasına 11/12/2024 tarihinde yapılan duruşmada sunulan beyan dilekçesi ekinde yer alan elektronik tebligat durum bildiriminden, dava konusu bireysel işlemin davacıya 23/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği; 25/03/2022 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Bu durumda, davacı hakkındaki uygulama işleminin tebliğ tarihi olan 23/01/2022 tarihinden itibaren Danıştay nezdinde 60 günlük dava açma süresinin işlemeye başladığı, bu sürenin son günü olan 24/03/2022 Çarşamba günü geçirildikten sonra 25/03/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin 1. fıkrası ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmalı işlere ilişkin ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Davacıdan fazla tahsil edilen ... -TL karar harcının davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.