4. Hukuk Dairesi 2021/26292 E. , 2024/10184 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2224 E., 2021/2320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/135 Esas 2021/313 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından
**4. Hukuk Dairesi 2021/26292 E. , 2024/10184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2224 E., 2021/2320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/135 Esas 2021/313 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TC Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yaptığını, davalıların eser sahibi, yönetim kurulu başkanı ve imtiyaz sahibi olduğu Sözcü Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde 10.02.2020 tarihinde yayınlanan haberde kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili ile kararın tirajı yüksek iki gazete ve Sözcü Gazetesinde yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının Trabzonspor Kulübü ile ilgili beyanları ve süper lig maçı sonrasında izleyicilerin davacı aleyhine söylemlerine dayanılarak dava konusu haberin yapıldığını, siyasi kişiliği olan davacının diğer kişilere göre eleştirilere daha fazla katlanması gerektiğini, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberde kullanılan söz ve ifadelerin sert eleştiri niteliğinde olduğu, okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olarak değerlendirilmesi gerektiği, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğundan da söz edilemeyeceği, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haberde kullanılan söz ve ifadeler sert, incitici ve kaba kabul edilmekle beraber eleştiri sınırlarının aşılmadığı, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu habere konu iddiaların Trabzonspor Kulüp yetkilileri tarafından yalanlandığını, haberde sert eleştiri sınırlarının aşıldığını, haber ile müvekkilinin kamuoyu nezdinde itibarının zedelendiğini, küçük düşürücü bir üslup kullanıldığını, kişilik haklarına ağır saldırı bulunduğunu, basının gerçeğe uygun haber yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıdaki konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyenleri hedef aldığını, konuşmanın haberde yanlış yorumlanarak algı oluşturulmaya çalışıldığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların eser sahibi, yönetim kurulu başkanı ve imtiyaz sahibi olduğu Sözcü Gazetesi ve gazetenin internet sitesinde 10.02.2020 tarihinde yayınlanan haberde kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; haberde ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının, siyasetçilerin konumu itibarı ile yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiğinin anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.