1. Ceza Dairesi 2025/8921 E. , 2026/868 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/790 E., 2025/73 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/7 90... /73 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim …
1. Ceza Dairesi 2025/8921 E. , 2026/868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/790 E., 2025/73 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/7 90... /73 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince 1.680,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi gereği kesin olmakla 04.02.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/15347 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143127 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143127 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 04.02.2025 tarihli duruşmada psikiyatrik tedavi gördüğünü beyan etmesi, duruşmada bulunan Cumhuriyet Savcısının sanığın duruşmadaki beyan ve davranışları itibariyle akli ve ruhen işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılayabilme yönünden yetersiz olabileceğini değerlendirdiğini ve bu kapsamda sanık hakkında adli rapor alınması gerektiğini mütalaa etmesi ve sanığın incelemeye konu dosyadaki eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bir rapor bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunduğu değerlendirilmekle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde başka bir mahkemece alınan rapor nazara alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün duruşmadaki salt daha önce psikiyatrik tedavi gördüğüne ilişkin beyanının hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında adlî raporunun alınmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı, bu hususta dosyaya yansıyan bilgi veya belge olmadığı anlaşılmakla, YİBK'nın 14.12.1977 tarih ve 3-2 sayılı kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozma yolunun olağanüstü kanun yolu olup takdir yanılgılarının bu yolla telafisi mümkün olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.