10. Hukuk Dairesi 2025/11938 E. , 2026/110 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/88 E., 2025/704 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/79 E., 2020/375 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafı…
10. Hukuk Dairesi 2025/11938 E. , 2026/110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/88 E., 2025/704 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/79 E., 2020/375 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan... Sitesinde temizlik elemanı olarak çalıştığını, çöp toplama aracının ani kalkış yapması nedeniyle üstü açık kamyonetten sert zemine kafa üstü düştüğünü ve beyin kanaması geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davalılara ait olduğunu belirterek, maddi tazminatın fazlaya ilişkin kısmına, manevi tazminatın tamamına ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kazazede ... tarafından açılmış, yargılama sırasında davacının 24.03.2016 tarihinde vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir. Davacı vekili 06.10.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 464.632,12 TL olarak arttırmış ve başvuru harcını yatırmak suretiyle 200.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Site Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili site çalışanı olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla kusur atfedilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.07.20 06... .07.2008 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığını, 10.10.2007 tarihinde kendi kusuru ile iş kazası geçirdiğini, davacının 28.12.2007 tarihinde raporu sona erdikten sonra çalışmasına devam ettiğini, müvekkili şirketin iş sağlığı ve iş güvenliği konularında her türlü önlemi aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli 2013/79 E., 2020/375 K. tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacı müteveffanın iş kazası sonucu %100 oranında sürekli işgöremez (malul) ve ömür boyu bir başkasının yardım ve bakımına muhtaç durumda kalması nedeniyle, bakım (bakıcı) giderinden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak, davacının maddi zararına bakım giderinin %70’i ilave edilmesi netice 70.331.07 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli 2021/1107 E., 2022/915 K. tarihli kararıyla; davalı... Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, "maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 92.312,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde davacılar vekili ile davalı... ..Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı... Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının miktar itibariyle kesinlikten reddine, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; ..."Davacı, sağlığında açtığı davada, dava dilekçesinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle maddi tazminattan fazlaya ilişkin istem hakkını ve manevi tazminatın tamamına ilişkin istem hakkını saklı tutarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Böylece henüz hayatta iken manevi tazminat isteminde bulunma iradesi izhar edilmiştir. Diğer bir deyişle zarar gören ilerde manevi tazminat isteminde bulunacağını ifade etmiştir. Bu nedenle de iş kazası sonucu bedensel zarar gören sigortalının ölümünden sonra mirasçıları manevi tazminat isteminde bulunabilirler. Hal böyle olunca da yukarıda anılan koşulların oluştuğu anlaşıldığından manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmek gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile "Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 92.312,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; maddi tazminat hesaplamasının kazalının 24.03.2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle bu tarihe kadar yapıldığını, oysa ... yaşamını kaybetmeseydi tespit edilecek doğal ömür süresine göre yapılması gerektiğini, dava konusu haklar miras yoluyla mirasçılara geçtiğinden ve ölüm olayı iş kazasına bağlı olarak meydana geldiğinden bakiye ömür süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. a)Davacılar vekilinin manevi tazminat hükümlerine ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Buna göre temyize konu miktarların kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. b) Davacılar vekilinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.