3. Hukuk Dairesi 2012/4881 E. , 2012/11576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 4.750,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekil tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesi ile; 50 parsel sayılı taşınmazı davalı ile 05.06.2007 tarihinde sözlü olarak yaptığı
**3. Hukuk Dairesi 2012/4881 E. , 2012/11576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 4.750,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekil tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesi ile; 50 parsel sayılı taşınmazı davalı ile 05.06.2007 tarihinde sözlü olarak yaptığı kira sözleşmesiyle oto yıkama işyeri olarak 10 yıllığına yıllık 2.500,00 TL'den kiraladığını, taşınmazda yapılacak kalıcı eserlerin giderlerinin kiradan mahsup edileceğinin kararlaştırılmasına rağmen davalının 4.750,00 TL kira alacağı için icra takibi yaptığını davalıya 4.750,00 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, yıllık kira bedelinin 2.500,00 TL olacağı hususunda davacıyla anlaştıklarını ancak kira süresinin 10 yıl olacağının ve davacının yapacağı masrafların kiradan mahsup edileceğinin kararlaştırılmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Mahkeme gerekçesinde; gerek taraf gerekse tanık beyanlarından kira süresi ve taşınmaza yapılan kalıcı masrafların kira bedelinden düşüleceği konusunda tarafların birçok kez görüşmelerine rağmen bir anlaşmaya varamadıklarını, bu hususların kira sözleşmesinin ikinci derecede önemli unsurları olmasına rağmen taraflar için bu unsurların önemli ve anlaşılması gereken unsurlar haline gelerek sözleşmenin esaslı unsurlarını teşkil etmesi ve sözleşmenin esaslı unsurlarında anlaşma sağlanamaması nedeniyle usulüne uygun bir kira sözleşmesinden bahsedilemeyeceğinden bahisle davacının kira borcunun olmadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.Davacı, davalıyla 05.06.2007 tarihinde sözlü olarak kira sözleşmesi yaptığını kira bedelinin yıllık 2.500,00 TL olarak belirlendiğini dava dilekçesinde beyan etmiştir. Davalı da kira ilişkisini ve kira bedelinin yıllık 2.500,00 TL olduğunu kabul etmiştir. Hal böyleyken; kira ilişkisinin varlığı konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasında çekişme bulunan husus; kiralanana yapılan kalıcı eserlerin kira bedelinden mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. TMK'nun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispat etmekle mükelleftir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya aittir. Davalı alacaklı, davacı borçludan, alacağının bulunduğunu ispat etmekle mükelleftir. Ancak, davacı borçlu aralarındaki hukuki ilişkiyi ve bundan kaynaklanan borcunun olduğunu kabul edip, bu borcun herhangi bir sebep ile son bulduğunu ileri sürüyor ise, ispat yükü davacı borçluya geçecektir. Davacı kiralananda yapılan kalıcı eserlerin kira bedelinden mahsup edilceğini kanıtlamak külfeti M.K'nun 6.maddesine göre davacı üzerinde olup; kanıtlanmadığı açıktır.Ancak; davalı 2007 yılı kirası için 2.500,00 TL, 2008 yılı kirası için 2.750,00 TL'nin işlemiş faiziyle birlikte davacıdan tahsili için icra takibi yapmıştır. Yıllık kira bedelinin 2.500,00 TL olarak belirlendiği tarafların kabulündedir. Davalı, 2008 yılı kira bedelinin 2.750,00 TL olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu nedenle taşınmazın 2008 yılı kirası için fazladan 250,00 TL kira bedelini isteyemeyecektir. Bu itibarla, davacının mahsup iddiasını kanıtlayamadığı ve kira bedelinin yıllık 2.500 TL olarak belirlendiği hususları gözetilmek suretiyle mahkemece hüküm tesisi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.