1. Ceza Dairesi 2023/4909 E. , 2024/2007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1704 E., 2023/224 K. KATILANLAR : ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ve katılan Bakanlık vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci madd
**1. Ceza Dairesi 2023/4909 E. , 2024/2007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1704 E., 2023/224 K. KATILANLAR : ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ve katılan Bakanlık vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyize tabi olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2018/396 Esas, 2020/283 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/1111 Karar sayılı kararının temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarih ve 2021/13059 Esas, 2022/8081 Karar sayılı ilamı ile ''..sanık ...'in oğlu olan sanık ...'ın eylemlerine iştirak ettiği ve ya yardım eden sıfatıyla katkıda bulunduğuna dair kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'in, maktuller ... ve ...'ı kasten öldürme suçundan ayrı ayrı beraati yerine, maktul ...'in akrabaları olan tanıkların aşamalardaki çelişkili beyanlarına itibar edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesi..'' sebebiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2022/1704 Esas, 2023/224 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında, maktul ...'ya yönelik kasten öldürme ve maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan; ''..sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak somut, net ve inandırıcı delil bulunmadığından..'' 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında maktul ...'i kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin mahkumiyetine yeterli olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine, maktul ...'yı kasten öldürme suçundan sanık ...'in mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Maktul ...'nın, sanıklardan ...'in kızı, ...'ın ise kız kardeşi olduğu, Kırklareli ilinde okuduğu sırada maktul ... ile tanışıp sevgili oldukları, bu dönemde uyuşturucu madde kullanmaya başladığı, sanık ...'in kızını bu bağımlılıktan kurtarmak için çaba sarfettiği, bu çevreden uzaklaştırmak için İstanbul'a evlerine getirdiği, ancak ...'nın olaydan bir gün önce kimseye haber vermeden evden ayrılarak Kırklareli'ne maktul ...'in yanına gittiği haberini alan sanık ...'in Küçükçekmece Polis merkezine kayıp müracaatında bulunduğu ve ...'nın arkadaşlarını arayarak kızını bulmak için yardım istediği, ardından sanıkların maktul ...'yı geri getirmek için birlikte aynı araçla Kırklareli'ne yola çıktıkları, Kırklareli'ne vardıklarında maktul ...'le buluştukları, bir müddet konuştuktan sonra sanık ...'in, ...'e bu işin aile büyükleri ile konuşulması gerektiğini söylemesi üzerine, tarafların sanıklara ait araca binerek ...'in ailesinin ikametine gittikleri, tarafların ikametin bahçesinde bulunan bir masanın etrafında birlikte oturdukları, sanık ...'in, kızı ... ile yanyana, maktul ...'in ise sanık ... ile yanyana olacak konumda bulundukları, maktul ...'nın ailesiyle gitmeyi reddettiği, maktul ...'in, ...'yı sevdiğini birlikte karı/koca olduklarını, gitmesine müsaade etmeyeceğini söylediği, bu duruma sinirlenen sanık ...'ın birden ayağa kalkarak üzerinde taşıdığı tabanca ile önce ...'e ardından ...'ya çok sayıda ateş ederek öldürdüğü anlaşılan olayda; Sanıkların İstanbul ilinden Kırklareli iline geldiklerinde öncelikle maktul ...'in ile buluşarak bir süre konuşmaları ve akabinde sanık ...'in maktül ...'e bu işi aile büyükleri ile konuşmak istediğini söylemesi üzerine sanıklar ve ...'in sanıkların Kırklareli'ne gelmiş olduğu araca binerek ...'in ikametine birlikte gitmeleri, bu aşamada maktül ...'i arabalarında iken ya da başka yere götürerek öldürme eyleminde bulunma ihtimallerinin olması, sanık ...'in olayın geçtiği ikamete gittiklerinde maktül ... ve ailesi ile maktül ...'yı alarak İstanbul'a götürmek istediklerini, kızı istemeye gelmeleri halinde evliliklerine izin vereceği yönünde konuşmalar yapması, sanıkların ikamete girer girmez de her hangi bir eyleme kalkışmamaları, tanık olarak beyanına başvurulan maktül ...'in komşuları olan tarafsız tanık konumundaki ...'nın 10.09.2018 tarihinde olay sonrası sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında, ''sanık ...'in, kızı ... ile konuştuğu esnada sanık ...'ın birden ayağa kalkıp tabanca ile ateş ettiğini'' ifade etmesine göre; sanık ...'in oğlu olan sanık ...'ın eylemlerine iştirak ettiği veya yardım eden sıfatıyla katkıda bulunduğuna dair kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, PTS raporları, kriminal raporlar ve otopsi raporları dava dosyasına eklenmiştir. 3. Mahkemece Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlerin bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, Dairemizin 18.10.2022 tarihli bozma ilâmının içeriği ve tarafsız tanık konumundaki ...'nın 10.09.2018 tarihinde olay sonrası sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında verdiği ifadesi de göz önünde bulundurularak, sanık hakkında elde edilen delillerin mahkumiyetine yeterli olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in, ... ve ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan ayrı ayrı beraatine karar verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar ve katılan Bakanlık vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2022/1704 Esas, 2023/224 Karar sayılı kararında, katılanlar ve katılan Bakanlık vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamına göre; Mevcut olayda inceleme yapan sayın heyetin çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık hakkında TCK’nin 82/1-a-d uyarınca dava açılan ...’ın suçta fail olarak yer alıp almadığı noktasındadır. Olayda ..., diğer sanık ...’ın babası, keza, maktüle ...’ın babasıdır. ... ...’nın birlikte yaşamaya başladığı kişi ve diğer maktuldür. ..., yükseköğrenim için Kırklareli’ne gitmiş bir süre sonra uyuşturucu kullandığını haber alan aile onu İstanbul’daki evlerine geri getirmiştir. ... evde birkaç ay kaldıktan sonra birden ortadan kaybolmuştur. Baba olan ... ve aile, kayıp ihbarı ile birlikte aynı zamanda ...’nın arkadaş çevresini de sorgulamak suretiyle kızlarını aramaya koyulmuştur. (10.09.2018 tarih 12:16 zamanlı polis tutanağı) Ardından ...’nın arkadaşlarından birisinin bildirimi üzerine ...’nın maktül ...’e gittiği anlaşılmıştır. Baba oğul iki sanık bu defa Kırklareli’ne giderek ...’e ulaşmışlar ve aile büyükleri ile konuşmak üzere ...’in ve ailesinin evinin bahçesine gitmişlerdir. Bu bahçede yapılan konuşmalara son derece önemlidir. Sanık ..., kızının evden kaçmasını bir namus meselesi olarak gördüğünü bahçede anlatmış ve hatta maktül ...’in annesine “siz ne diyorsunuz” diye sormuştur. Zira ...’nın kaçtığı, ..., zaten evlidir. Hatta mevcut olan da ikinci evliliğidir. ... nikahsız kuma olarak ...’e gelmiştir. ..., kaçma olayını kimsenin duymadığını, ...’yı alıp İstanbul’a dönmek istediklerini, ... ve ailesinin kızı geleneksel yöntemle istemeleri halinde kızı vereceğini, ancak çevreye karşı rezil olduklarını, namus için yaşadıklarını kızı ancak isteme üzerine vereceklerini söylemiş, maktul ... de artık ... ile karı koca olduklarını ve ...’nın bir yere gidemeyeceğini cevaben söylemiştir. Baba ... bunu duyunca ayağa kalkmış “tamam madem” demiştir. Hatta bu aşamada elini masaya vurmuştur. ... ayağa kalkınca, başı ile oğlu olan diğer sanık ...’a işaret etmiştir. ... bunun üzerine ayağa kalkıp, önce ...’e sonra ...’ya tabanca ile ateş etmiştir. A) ...’in failliği yönünden Tanıklar ...(olay tarihi, saat 22:30 beyanı), ... (olay günü saat 22:55 beyanı), ... (olay günü saat 22:39 beyanı), ... Atlı (olay günü 21:17 beyanı), birbirine uyumlu bir şekilde masadaki konuşma bitince ...’in başı ile işaret vermesi üzerine diğer sanığın ateş ettiğini söylemiştir. ..., kızı da vurulduğu halde engelleyici bir tutum sergilememiş, buna ait bir şaşkınlık yaşamamış, olaydan sonra ... ile olay yerinden kaçmıştır. ...’ın silahlı olduğunu bilmektedir. Burada asıl rol üstlenici, karar verici olan ve maktül ... ve ailesine karşı şart ileri süren ... olmuştur. Olayın bu örgüsü ve delliler eşliğinde ... TCK’nin 38/2. maddesi uyarınca TCK’nin 82/1-d maddesi uyarınca sorumlu olmalıdır. B) TCK’nin 29. maddesi yönünden Davada, evvelde maktül ...’nın uyuşturucu kullanması, bu nedenle okuldan alınarak eve getirilmesi, bu defa evli olan çocukları bulunan ...’e kuma olarak gitmesi, ...’in kafe veya eğlence yeri işletiyor olması, yine ...’in kızı geri vermeye yanaşmayarak “artık karı-koca olduklarını” bildirmesi, baba sıfatı ile kızının kötü bir yaşama çekildiğini ...’in görmesi, bu kötü yaşamdan hem ...’i hem ...’yı sorumlu tutması, kızının kendi iradesi dışında orada tutulduğu yolunda oluşan gerçeklik duygusu, sanık üzerinde taşıdığı baba sıfatı ve üstlendiği sosyo-kültürel rol nedeniyle hiddet ve şiddetli elem oluşturmuştur. Bunun üzerine suçun işlenmesi konusunda ...’a talimat vermiştir. ... için TCK’nin 29. maddesi uyarınca bir indirim yapılmalıdır. Bu gerekçelerle sanık ...’in TCK’nin 38/2. maddesi delaleti ile TCK’nin 82/1-d maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğini değerlendirerek sayın çoğunluğun beraat yolundaki görüşüne iştirak etmiyoruz.