14. Hukuk Dairesi 2015/5682 E. , 2017/7557 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile suya müdehalenin men'i talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği dü…
**14. Hukuk Dairesi 2015/5682 E. , 2017/7557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile suya müdehalenin men'i talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, suya müdahalenin men'i istemine ilişkindir. Davacı, maliki bulunduğu taşınmazların içerisinden kadimden beri Karakaya köyü su kanalının geçmekte olduğunu ve çok yıllık dut ağaçlarının bu kanaldan sulandığını ancak su kanalının borular içerisine alınmak suretiyle köye götürülmesi için çalışmaların başlatıldığını, dava konusu suyun genel su olup su kanalı oluşturulması durumunda ağaçlarının zarar göreceğini bu nedenle suya yapılan müdahalenin men'i talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, dava konusu suyun kimler tarafından ne kadar süre ile kullanılacağının kadimden beri belli olduğunu buna göre davacının suyu iki gün kullanma hakkının bulunduğunu, suyun borulara alınması durumunda bile hakkının mevcut olduğunu bu nedenle ağaçlarının kuruma olasılığının olmadığını, dava konusu suyun suların azalması ve mevsim sıcaklıklarına bağlı olarak buharlaşmasının fazla olması nedeniyle korunması amacıyla boru içerisine alınmak istendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine ve suyun eski hale getirmesine karar verilmiştir. Hükmü , davalı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gereğince; Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen Türk Medeni Kanununun 756. maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Gerek Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gerekse 756/2. maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.