2. Ceza Dairesi 2022/10185 E. , 2025/6118 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2020/140 E., 2020/405 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,…
**2. Ceza Dairesi 2022/10185 E. , 2025/6118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2020/140 E., 2020/405 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın zeka seviyesinin 80 IQ olduğuna, bilimsel verilerek göre en alt zeka seviyesi olarak kabul edilen 90 IQ'nun altında kaldığına, mental retardasyon hastası olduğunun açık olduğuna, panik bozukluk, agorafobi, major depresyon tanılarının bulunduğuna, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümü tarafından verilen TCK'nın 32.maddesi kapsamında kalmadığına dair düzenlenen raporun objektiflikten uzak olduğuna, sanık hakkında TCK'nın 57.maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğine, katılanın ifadelerinin çelişkili olduğuna, TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanmadığına, suç vasfının yanlış nitelendirildiğine, eylemin TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna, katılan ile sanık arasında hizmet ilişkisi olduğuna, tek bir eylem olduğundan TCK'nın 43.maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça konu altın ve pırlanta ziynet eşyasının değeri dikkate alınarak sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.