8. Hukuk Dairesi 2012/10258 E. , 2013/6149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.07.2012 gün ve 261/186 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, miras yoluyla intikal, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak kadastro çal
**8. Hukuk Dairesi 2012/10258 E. , 2013/6149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.07.2012 gün ve 261/186 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, miras yoluyla intikal, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak kadastro çalışmaları sırasında mera olarak sınırlandırılan 104 ada 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazların zeminde belirlenecek bölümlerinin sınırlandırmalarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 104 ada 120 parsel sayılı taşınmazın 16.07.2012 tarihli teknik bilirkişi krokisinde kırmızı ile gösterilen 6566,38 m2 yüzölçümlü, 104 ada 121 parselin ise aynı krokide yeşil renkli 31.417,20 m2 yüzölçümlü bölümlerinin mera sınırlandırmalarının iptali ile miras bırakan ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 104 ada 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazlar senetsizden, sırasıyla 313.892 ve 1.955.500 m2 yüzölçümlü olarak mera vasfı ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel mülkiyete konu teşkil etmeyen mera vasfındaki yerlerden olduğu, halen de ... Köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı açıklanmak suretiyle 09.12.2009 tarihinde sınırlandırılmış, 02.02.2010 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden mera sicil kaydı oluşmuştur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları, taşınmazın davacının babası ... tarafından önceleri tarla daha sonra ise çayır olarak kullanıldığını, ölümü ile mirasçılarına kaldığını, mirasçıların da bazı yıllar kiralamak suretiyle, bazı yıllar da kendileri tarafından otlarının biçilerek kullanıldığını, eklemeli zilyetliğin yaklaşık 40 yıl devam ettiğini bildirmişlerdir. Keşifte tespitlerini yapan uzman ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 17.07.2012 tarihli raporda; 104 ada 120 parselin % 5-10 eğimli, taban suyu yüksek, içerisinde sulama amaçlı doğal kanalların bulunduğu, arazinin üst kısımdan çıkan bir su kaynağından sulandığı, 121 parselin ise dağlık bir alanda bulunduğu, % 25-35 eğimde, belli kısımların yoğun -//- biçimde taşlı olduğu, her iki taşınmazın bugüne kadar çayır arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın doğal çayır vasfında olduğu belirtilmiştir. Bu tür yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince kazanmayı sağlayan zilyetlik ile edinilmeleri olanağı bulunmamaktadır. TMK'nun 713/1. maddesi gereğince bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında aynı zamanda taşınmazın nitelik itibariyle kazanmaya elverişli olması gerekmektedir. Somut olayda uzman ziraatçı bilirkişinin bilimsel içerikli, taşınmazın hakim niteliğinin tespitine ilişkin raporu esas alınarak davanın reddi yerine takdiri delil niteliğinde olan mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanlarına üstünlük tanınarak kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.