Ceza Genel Kurulu 2022/141 E. , 2024/215 K. DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 82-286 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-b maddesi delaletiyle 103/2, 103/6, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1 maddesi delaletiyle 109/2, 109/3-f-son, 109/5, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uya…
**Ceza Genel Kurulu 2022/141 E. , 2024/215 K.** **"İçtihat Metni"** DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 82-286 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-b maddesi delaletiyle 103/2, 103/6, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1 maddesi delaletiyle 109/2, 109/3-f-son, 109/5, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay; sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 39/2-c ve 103/1-b maddesi delaletiyle 103/2, 103/6, 39/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 39/2-c ve 109/1 maddesi delaletiyle 109/2, 109/3-f-son, 109/5, 39/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay; hapis cezalarıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Batman Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2012 tarihli ve 192-29 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 18.06.2014 tarih ve 9910-8260 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.10.2018 tarih ve 79440 sayı ile; "...Sonuç olarak; olayın intikal şekli, mağdurenin daha soruşturma aşamasında iddialarından dönmesi, hükme itibar edilen ve edilmeyen tüm tanık anlatımları ile sanık ...'in ...'in eylemleri hakkındaki anlatımlarının görgüye dayanmaması, mağdurenin sanık ...'le birlikte Diyarbakır'a gezmeye gitmesi, marketten alış veriş yapması, sanığın mağdurenin kıyafet, yiyecek, kontör gibi ihtiyaçlarını alarak evine kadar getirmesi gözetildiğinde, sanığın mağdureyi cebir ve tahditle anal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye zorladığına, bu amaçla hürriyetinden yoksun kıldığına, diğer sanık ...'in de bu suçlara yardım ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık ...'in eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki niteliğinde olduğu ve şikâyetten vazgeçildiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken her iki sanık hakkında da atılı suçlardan mahkûmiyet hükmün kurulmasının yasaya aykırı olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 04.12.2018 tarih, 8370-7220 sayı ve oy çokluğu ile itirazın kabulüne karar verilerek hükümlerin, "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdure Bahar'ın aşamalardaki çelişkili beyanları, sanık ...'in mağdureye çeşitli hediyeler aldığına ilişkin tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanık ...'in, suç tarihinde on beş-on sekiz yaş aralığında bulunan mağdure Bahar ile cebir veya tehdit olmaksızın ilişkide bulunmak suretiyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediğinin anlaşılması ve kovuşturması şikâyete bağlı anılan suçla ilgili mağdurenin şikâyetinden vazgeçmesi karşısında değişen suç vasfına göre bu suçla ilgili kamu davasının düşmesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve diğer sanık ...'in ise müsnet suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri M. Sayın ve S. ...; "Mağdurenin şikâyetten vazgeçme dilekçesi verene kadar ki beyanlarının istikrarlı olması, sanık ...'in mağdure ile seviştiğine dair soruşturma aşamasındaki ifadesi, diğer sanık ... ile mağdurenin ablası ...'ın, mağdurenin kendilerine sanık tarafından zorla anal yoldan ilişkiye girdiğini söylediklerine ilişkin anlatımları, inceleme dışı sanık ...'ın özellikle savcılık aşamasında mağdure Bahar'ın kendisine sanık ... tarafından dişinin kırılmasına neden olacak şekilde dövüldüğü ve fotoğraflarının çekildiğine dair beyanda bulunduğuna ilişkin ifadesi, anal muayenede saat 12 hizasında fissür bulunduğuna ve ayrıca mağdurenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair raporlar ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin yüzyüzelik ilkesi gereğince yaptığı değerlendirme, takdir ve ulaştığı netice isabetli olduğundan sanıkların atılı suçları işledikleri," düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 01.04.2019 tarih ve 82-286 sayı ile; "Sanık ...'in soruşturma aşamasındaki beyanında mağdur ... rızası dahilinde yakınlaştığını, cinsel organını mağdurun kalçasına dokundurduğunu ikrar etmiş olması, diğer sanık ...'in kolluk ifadesinde '... Bahar ile anal yoldan ilişki kurduğunu bana söyledi, Bahar da bana ...'in kendisi ile anal yoldan ilişki kurduğunu, ilişkiye girmediği takdirde kendisini tehdit ettiğini söylüyordu, sürekli anal yoldan ilişkiye girmeye zorladığını bana söyledi.' şeklinde beyanda bulunması, mağdurun ablası ...'ın, soruşturma aşamasındaki beyanında sanık ... tarafından mağdurun çok kötü bir şekilde dövüldüğüne ve mağdurun kendisine sanık tarafından zorla anal yoldan ilişkiye girdiğini söylediğine ilişkin anlatımları, inceleme dışı sanık ...'ın özellikle savcılık aşamasında mağdure Bahar'ın kendisine sanık ... tarafından dişinin kırılmasına neden olacak şekilde dövüldüğü ve fotoğraflarının çekildiğine dair beyanda bulunduğuna ilişkin ifadesi, mağdurun şikâyetten vazgeçme dilekçesi verene kadar ki beyanlarının istikrarlı olması, mağdur anlatımlarını destekler mağdurun vücudunda darp izi bulunduğuna, anal muayeneye göre saat 12 hizasında eskiye ait anal fissür mevcut olduğuna, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporlar bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçları işledikleri," gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2019 tarihli ve 54634 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.02.2022 tarih, 10691-1009 sayı ve oy çokluğu ile direnme kararı yerinde görülmeyerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve anılan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanıklar hakkında mağdura yönelik eylemleri sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanık ...’in mağdura yönelik eylemlerinin sabit olup olmadığının, sabit olduğunun kabulü hâlinde ise eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu mu oluşturduğunun, 2- Sanık ...’e atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının ve sanık ...’e atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olup olmadığının, Belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 27.05.1993 doğumlu olan mağdurun suç tarihi itibarıyla on altı yaşı içerisinde ve lise 2. sınıf öğrencisi; sanık ...'in otuz yaşında, ilköğretim okulunda hizmetli ve evli; sanık ...'in ise elli yaşında, pazarlamacı ve evli; olduğu, 26.03.2010 tarihli olay ve muhafaza altına alma ile CD inceleme tutanağına göre; aynı gün saat 18.48'de 155 Polis İmdat Hattını arayıp ihbarda bulunan sanık ...'in, arkadaşlarıyla bekâr evi tuttuklarını, eşi uzun zamandır şehir dışında olan 7-8 aydır ilişki yaşadıkları inceleme dışı mağdur ...'la girdikleri cinsel ilişki görüntülerinin yer aldığı CD'nin 24.03.2010 tarihinde evinden çalındığını, evine girildiği günün akşamından başlayarak 26.03.2010 tarihinde saat 19.11'e kadar cep telefonundan ve sabit hattan aranarak 5.000 TL vermediği takdirde inceleme dışı mağdurla yaşadığı ilişkiyi ifşa etmekle tehdit edildiğini, CD'nin bir kopyasının bekâr evinin girişindeki paspasının altına koyulduğunu beyan ettiği, paspasın altına bırakıldığı belirtilen bir adet CD'de 68 saniyelik bir kadın ve bir erkeğe ait pornografik video kaydının bulunduğu, kadının yüzünün gözükmediği, erkek şahsın ise sanık ... olduğu, Batman Bölge Devlet Hastanesince düzenlenen 28.03.2010 tarihli rapora göre; mağdurun sol ön kolunda 3-4 adet eskiye ait 1 cm boylarında muhtemelen kesiye bağlı skar izi, sol ayak ön kısmında muhtemelen parmaklarla sürtünmeye (kaşımaya) bağlı kabuklanmış yaralar bulunduğu, bu yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 28.03.2010 tarihli raporlara göre; hymenin anüler ve intakt olarak gözlemlendiği, herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı, saat 12 hizasında eskiye ait anal fissürün mevcut olduğu ancak ekimoz ve hiperemi tespit edilmediği, Batman Bölge Devlet Hastanesince düzenlenen 28.04.2010 tarihli rapora göre; mağdurun ruh ve sinir sağlığının bozulduğu, Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2011 tarihli rapora göre; mağdurun, olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğu, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, mağdurda, olaydan kaynaklanan ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğunun tespit edildiği ve bu bağlamda olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu, Sanıklar ve inceleme dışı sanıktan arama sonucunda elde edilen dijital materyal üzerinde yapılan incelemelerde; sanıklar tarafından mağdura yönelik gerçekleştirildiği iddia olunan suçlara ilişkin delil elde edilemediği, Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen 02.07.2010 tarihli tutanağa göre; Bahçelievler Mahallesinde bulunan Hilal Manavı isimli iş yerinde sanık ... adına 172 TL; Karınca Market isimli iş yerinde sanık ... adına 761 TL borç bulunduğu, mağdur adına açılmış hesap bulunmadığı, 29.03.2010 tarihli muhafaza altına alma tutanağına göre; mağdurun ifadesinde belirtmiş olduğu beyaz renkli, uzun kollu, ön tarafında iki cep bulunan, üstten üç düğmenin eksik olduğu gömleğin mağdur tarafından teslim edildiği, Mağdurun 01.04.2010 tarihli dilekçesinde; olay tarihinde saat 16.30 sıralarında sanık ...'in telefonla davet etmesi üzerine evlerinin ilerisindeki, içerisinde sanıkların bulunduğu beyaz renkli bir araca bindikten sonra sanık ...'in arabadan inerek sanık ...'e "Kız senin." dediğini, sanık ...'i ilk kez orada gördüğünü, sanık ...'le arabayla dolaştıklarını, Batman-Bismil arasında bir yerde durup sohbet ettiklerini, sonrasında sanık ...'in kendisini evine bıraktığını, sanık ...'le arasında kesinlikle ilişki olmadığını, daha önce korkup çekindiği için sanık ...'le ilgili farklı beyanda bulunduğunu, sanık ...'ten kötülük görmediği için şikâyetinden vazgeçtiğini, ikinci dilekçesinde ise; önceki beyanlarının bir kısmının doğru olmadığını, bu beyanları sanık ...'in inceleme dışı mağdurla tartışmış olması ve bazı kişilerce bu şekilde ifade vermesinin doğru olacağının söylenmesi üzerine verdiğini, bir kafede karşılaştıkları sanık ...'e inceleme dışı mağdurla arkadaşlık yapabileceğini söylemesi üzerine adı geçenlerin bir hastanede tanışıp ilişki yaşamaya başladıklarını, bu süre içerisinde bazı yerlere sanık ...'in aracıyla gittikleri sırada kendisinin sanık ...'le tanışıp arkadaş olduklarını, sanık ...'le birçok yere kendi rızasıyla gittiğini, bu arkadaşlığın başlayıp devam etmesinde sanık ...'in doğrudan hiçbir etkisinin olmadığını, inceleme dışı mağdurun arkadaşı olması ve sanık ...'in de bu şahıslarla görüşmesi üzerine sanık ...'le tanıştığını, bu nedenle sanık ...'den şikâyetçi olmadığını ifade ettiği, İnceleme dışı mağdurun 01.04.2010 tarihli dilekçesinde; sanık ...'in evine gelerek kendisini tehdit ettiğini söylemiş ise de aslında sanık ...'in kendisini tehdit etmediğini, evine de gelmediğini, sanık ...'le ilgili beyanlarını bir anlık kızgınlıkla verdiğini, kendisinden şikâyetçi olmadığını, ikinci dilekçesinde ise; önceki ifadelerini sanık ...’le olan tartışmaları ve olayı adli mercilere taşıması üzerine kızgınlıkla verdiğini, yaklaşık 6-7 ay kadar önce mağdur vasıtasıyla sanık ... ile tanışıp arkadaş olduğunu, ikisinin de evli olması ve özellikle mağdurun sanık ... ile sıkıntı yaşaması üzerine bu ilişkiyi bitirmek istediğini, sanık ...’in elindeki ilişki CD'sini almak için mağdurun tanıştırdığı inceleme dışı sanıktan yardım istediğini, sonrasında sanık ...'den para istendiğini öğrenip bu duruma engel olmaya çalıştığını, sanık ...'i arayarak şikâyetinden vazgeçirmeye çalıştığını ancak sanık ...'in şikâyetten vazgeçmediğini, sanık ...'le yaşadıkları ilişkinin rızası doğrultusunda kayda alındığını, sanık ...'in ilişkinin devamı yönünde ısrarcı olması dışında hiçbir şekilde kendisini zorlamadığını, ilişki görüntülerini de kendisine karşı kullanacağını söylemediğini, bu nedenle sanık ...'den şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur kollukta; lise ikinci sınıf öğrencisi olduğunu, yaklaşık 7-8 ay önce bir kafede otururken öğrenci olduğu Petrol İlköğretim Okulunda çalıştığı için tanıdığı sanık ...'in kendisini masasına davet etmesi üzerine sanık ... ile görüşmeye başladığını, sanık ...'in telefonda inceleme dışı mağdurla tanışmak istediğini söylediğini, sanık ...'e inceleme dışı mağdurun hastanede yattığını söyleyip davet etmesi üzerine sanık ...'in hastaneye gelerek inceleme dışı mağdurla tanışıp telefon numarasını aldığını, sonrasında ise inceleme dışı mağdurla sanık ...'in görüştüklerini öğrendiğini, sanık ...'in telefonla arayarak evli ve mutsuz bir arkadaşı olduğunu, sadece telefonla konuşmasını ve dert ortağı olmasını istediğini, rızası dışında cep telefonu numarasını sanık ...'e vermesi üzerine sanık ...'in bir saat sonra kendisini aradığını, daha önceden hiç görmediği sanık ...'in telefonda numarasını sanık ...'den aldığını, kötü bir niyeti olmadığını, sadece arkadaş olmak istediğini söylediğini, sanık ...'in ise bu konuşmadan kimsenin haberinin olmamasını istediğini, bir gün sonra telefonla arayan sanık ...'in "Aşağıya gel, kimseye haber verme, sana bir şey vereceğim." dediğini, aşağıya indiğinde sanık ...'in isteği üzerine arabaya bindiğini, arabada sanık ...'in kendisini arabayı kullanan sanık ...'le tanıştırdığını, biraz ilerledikten sonra sanık ...'in telefonla başkasıyla görüştükten sonra işi çıktığını söyleyip sanık ...'e "Al kız senin." diyerek arabadan indiğini, sanık ...'in arabanın kapılarını otomatik olarak kilitlediğini, sanık ...'e kendisini bırakmasını söylediğini, ancak sanık ...'in belinden çıkarttığı siyah renkli tabancayı göstererek "Bağırma seni öldürürüm!" dediğini, sanık ...'e "Öldür!" diye bağırdığını, sanık ...'in Diyarbakır yoluna devam edip Bismil köprüsünü geçtikten sonra sağda sakin bir tepeye aracı çektiğini, kendisine soyunmasını söyleyip silah doğrulttuğunu, arka koltuğa gelerek eliyle boğazına bastırdığını, "Seni burada öldürürüm, kimsenin haberi olmaz!" diyerek göğsünden gömleğini yırtıp üzerini çıkarttığını, cep telefonuyla fotoğraflarını çektiğini, "Seninle işim bitti, istediğim her şeyi vereceksin!" dediğini, "Yapma!" diyerek ağladığını, kendisiyle ters ilişkiye girdiğini, sonrasında arabayla eve dönerken "Kimseye bir şey söylemeyeceksin, söylersen fotoğraflarını internette dağıtırım. Babana söylerim!" diye tehdit ettiğini, eve bıraktıktan sonra kimseye bir şey söylemediğini, inceleme dışı mağdurun da bu olaydan haberi olmadığını, sanık ...'in "Ben her istediğimde geleceksin. Metin'e bir sürü masraf ettim. Seni bana verdiği için ona para verdim. Benimle çıkacaksın!" dediğini, sanık ...'le 3-4 defa daha birlikte olduğunu, bir defasında sanık ...'in evinde kaldıklarını, sanık ...'le her seferinde ters ilişkiye girdiklerini, kendisinin ilişki sırasında bağırıp yapmamasını söylediğini ancak sanık ...'in kendisini dinlemeyerek tokat attığını ve dövdüğünü, sanık ...'in erkeklere kadın ayarladığını sanık ...'ten öğrendiğini, bir ay kadar önce sanık ...'in inceleme dışı mağduru evine giderek tehdit ettiğini, kendisiyle ilişki yaşadığını, borcunun olduğunu ve hediyeler aldığını söyleyip hediyeleri geri getirmesini istediğini, inceleme dışı mağdurun bu şekilde aralarındaki ilişkiyi öğrendiğini, sanık ...'in sürekli olarak inceleme dışı mağdurun çok güzel olduğunu ve sanık ...'in onu aldattığını söylediğini, inceleme dışı mağdura da birlikte olmayı teklif ettiğini, sanık ...'in önce fotoğraflarını sildiğini ancak ayrılmak istemesi üzerine fotoğrafları CD'ye attığını söylediğini, sanık ...'in Kurban Bayramından önce kendisini aracına bindirip Diyarbakır iline götürdüğünü, giderken yolda ıssız bir yerde araç içerisinde kendisiyle ters ilişkiye girdiğini, kaçmak istese de kendisini bırakmadığını, istemediği hâlde elbise aldığını, kendisini fotoğraflarla tehdit edip dövdüğü ve korkuttuğu için sanık ...'le ters ilişkiye girmek zorunda kalıp şikâyet edemediğini, ilk ilişki sırasında sanık ...'in yırttığı gömleğin evde olduğunu, yaklaşık bir buçuk ay önce sanık ...'ten ayrılıp telefon numarasını değiştirdiğini, sanık ...'in kendisine ulaşamadığını, bir ay kadar önce çarşıda sanık ...'le karşılaştıklarında kendisine "O... çocuğu, benim paramı getir!" demesi üzerine kaçarak evine gittiğini, yaklaşık 2-3 gün önce inceleme dışı mağdurla sanık ...'in ilişkisi olduğunu, sanık ...'den şantajla 5.000 TL istendiğini, sanık ...'in de inceleme dışı mağdura parası olmadığını, kendisinden para isteyen şahıslarla birlikte olmasını söylediğini öğrendiğini, bu sıkıntılardan dolayı okulda ağlarken arkadaşı olan tanık Zeynep'in ağlama sebebini sorması üzerine yaşadıklarının bir kısmını anlattığını, tanık Zeynep'in kendisini tanıştırdığı tanık Mazhar'a yaşananları anlatması üzerine tanık Mazhar'ın inceleme dışı sanığı yanlarına çağırdığını, inceleme dışı sanığa yaşadıklarını anlatıp telefon numarasını aldığını ve yardım istediğini, yaklaşık bir hafta sonra inceleme dışı mağdurla birlikte buluştukları inceleme dışı sanığın kendilerine yardım etmeyi kabul ettiğini, yaklaşık 2-3 gün önce inceleme dışı mağdurun sanık ...'den bahsederek "Onun yanına kalmayacak, öcümüzü alacağız Turgay abiyle!" dediğini, sanıklardan şikâyetçi olduğunu, savcılıkta ek olarak; sanık ...'le yaşanan olayların dört ay sürdüğünü, sanık ...'in evinde de fotoğraflarını babasının önüne koyarak tehdit ettiği için sanık ...'le birlikte olduğunu, sanık ...'in kendisine kot pantolon, kazak, ceket, iç çamaşırı, kontör ve abur cubur aldığını, sanık ...'in kendisini ayarladığı için sanık ...'e muhtelif masrafları ödediğini ve arabasından yararlandırdığını, yaptığı harcamaların karşılığını almadan yakasını bırakmayacağını, elinde de fotoğraflarının olduğunu söylediğini, inceleme dışı sanığın bu işi kendisinin hâlledeceğini söyleyip polise gitmelerine engel olduğunu, sanık ...'in evine ait anahtarı verip evi göstermesi üzerine inceleme dışı sanığın, eve girip inceleme dışı mağdurla sanık ... arasındaki ilişkisine ait videonun bulunduğu CD'leri aldığını, sanıkların başka kadınlara da aynı şeyleri yaptıklarını bildiğini, mahkemede farklı ve ek olarak; sanık ...'in aracılığıyla tanıdığı sanık ...'le arkadaş olup arabasıyla birçok kez gezdiğini, bir kez de birlikte Diyarbakır'a gittiklerini, sanık ...'in hediye olarak ceket, kot pantolon ve cep telefonu aldığını, sanık ...'le cinsel ilişkiye girmediğini, bir an boşluğa geldiği için kollukta sanıkları suçlar şekilde ifade verdiğini, polislerin aynı ifadeyi savcılıkta da vermesi gerektiğini söylediklerinden savcılıkta da aynı şekilde beyanda bulunduğunu, şimdiki beyanlarının doğru olduğunu, sanığın gömleğini yırtmadığını, polislerin herhangi bir delil olup olmadığını sorduklarında aklına eski ve yırtık olan gömleğinin geldiğini, eskidiği için gömleğin düğmelerini çıkarttığını, sanık ...'le tutuklanmadan dört ay kadar önce ayrıldıklarını, sanık ...'in kendisini tehdit etmediğini, inceleme dışı sanığa, sanık ...'in kendisini dövdüğünü ve fotoğraflarını çektiğini söylemediğini, ön dişinin sekiz yaşında düştüğü için kırıldığını, sanıklardan şikâyetçi olmadığını, İnceleme dışı mağdur ... kollukta; evli ve üç çocuklu olduğunu, eşinin Yalova'da yaşadığını, sanık ... ile dört ay önce tanıştıklarını, hastanede yattığı dönemde mağdurun sanık ...'in kendisiyle tanışmak istediğini söylediğini, bu sırada sanık ...'in hastanede odasına geldiğini, sanık ...'e telefon numarasını verdiğini, sonrasında sanık ...'le ilişkilerinin başladığını, sanık ...'in bekâr evinde ve farklı yerlerde cinsel birliktelik yaşadıklarını, ilişkiye girdikleri sırada sanık ...'in video kaydı yapmasına izin verdiğini, ayrılmak istediğinde sanık ...'in görüntüleri ailesine ve eşine vermekle tehdit ettiğini, ilişkiye devam ederken bu görüntüleri sanık ...'in telefonundan sildiğini, sanık ...'in bekâr evinde yaklaşık bir buçuk ay önce yaşadıkları ilişkiyi rızasıyla kayda aldıklarını, mağdur ve sanık ...'le birlikte pikniğe gittiklerinde görüntüleri sanık ...'in telefonundan sildiğini, sonrasında üçü birlikte sanık ...'in bekâr evine gittiklerini, sanık ...'in burada görüntüleri telefondan CD'ye aktardığını söylediğini, sanık ...'e görüntüleri yok etmesini dile getirdiğini, yaklaşık on gün kadar önce sanık ...'in mağdurla kendisine bir adet CD gönderdiğini, bu CD'yi izlemeden kırıp attığını, sanık ...'in görüntülerin bir kopyasının yine kendisinde olduğunu söyleyip her defasında kendisinden ayrılması durumunda görüntüleri ailesine vermekle tehdit ettiğini, bir defasında kendisini dövdüğünü, son olaydan sonra da sanık ...'in kendisine bağırıp çağırdığını ve öldürmekle tehdit ettiğini, sanık ...'in mağduru sanık ...'le tanıştırdığını, mağdurun erkek arkadaşı olan sanık ...'le kendisiyle birlikte olması ve ayrılmaması konusunda tehdit edip sürekli rahatsız ettiği için sıkıntı yaşadığını, sanık ...'in ikametine gelerek mağdurun borcunu ödemesini istediğini, mağdura sorduğunda sanık ...'e nakit borcu olmadığını, sanık ...'in hediye olarak aldığı elbise vb. şeyler için harcadığı paraları istediğini söylediğini, mağdurun yaşadıklarını bir arkadaşına anlattığını ve artık sanıklardan kurtulacaklarını söylediğini, yaklaşık on gün önce mağdurla birlikte MİT mensubu olduğunu öğrendiği inceleme dışı sanıkla bir kafede buluşup yaşadıklarını anlatarak yardım istediğini, sonrasında inceleme dışı sanığın artık sanık ...'in kapısına gelmeyeceğini söylediğini, yaklaşık 4-5 gün önce sanık ...'in ilişki görüntülerinin yer aldığı CD'yi kendisinin alıp almadığını sorduğunu ve bir şahsın kendisini arayıp CD'nin kendisinde olduğunu ve 5.000 TL para istediğini, bu parayı kendisinin bu şahıslara götürmesini istediklerini söylediğini, sanık ...'le bu konu sebebiyle tartıştıklarını ve sanık ...'in sürekli kendisini arayıp evinin önüne geldiğini, üç dört gün önce sabit hattan kendisini bir şahsın arayarak sanık ...'in kendisine vereceği 5.000 TL'yi getirip sanık ...'le yaşadıkları şeyleri kendileriyle de yaşamasını söylediğini, inceleme dışı sanığa kendisini ve sanık ...'i tehdit ettiklerini aktardığını, inceleme dışı sanığın sürekli kendisini rahatlattığını ancak sanık ...'i arayıp tehdit ettiğini kendisine anlatmadığını, kendisini arayıp tehdit eden şahsın inceleme dışı sanıkla bağlantısı olup olmadığını bilmediğini, görüntüleri kendisiyle ilişkiye girmesi için kullanan sanık ...'den ve kendisini arayıp tehdit eden şahısla bağlantısı varsa inceleme dışı sanıktan şikâyetçi olduğunu, savcılıkta; sanık ...'in mağduru çok kötü dövdüğünü, üstünü başını yırttığını, çıplak görüntülerini videoya aldığını, sanık ...'in kendisine "Bunu bana ... akıl verdi, ben de çektim.", mağdura da "Ablanın da Metin'de görüntüleri var, ben gördüm." dediğini, mağduru kötü hâlde görünce sanık ...'i arayıp kızdığını, sanık ...'in sanık ...'le olan ilişki görüntülerini gördüğünü söylediğini, sürekli olarak kendisini arayıp sanık ...'le ilgili bilgi verip sanık ...'i kötülediğini, sanık ...'le konuştuğu için sanık ...'in kendisini darbettiğini, sanık ...'in ilişkilerine ait CD'yi kullanarak kendisiyle birden fazla kez ilişkiye girdiğini, sanık ...'i oyalamaya başlayınca tehditlerini artırdığını, yaşadıklarından kurtulmak isteyen mağdur aracılığıyla inceleme dışı sanıkla görüşüp yaşadıklarını anlattığını, inceleme dışı sanığın bu işi gizli şekilde çözeceğini, sanık ...'in birçok okuldan taciz sebebiyle sürüldüğünü, sanık ...'den kendisini kurtaracağını, sanık ...'in evine girip CD'yi alması gerektiğini söylediğini, mağdurun Fırat isimli şahıstan aldığı sanık ...'in bekâr evine ait olan anahtarı inceleme dışı sanığa verip evi gösterdiğini, mağdurun verdiği anahtarla inceleme dışı sanığın, sanık ...'in evine girip ilişki CD'sini aldığını, sonrasında ilişki CD'sini kendisine vermesi için inceleme dışı sanıkla buluştuklarında sanık ...'i sürdüreceğini, kendisine yapılanların aynısını sanık ...'e yapacağını, bu işin kendi görevi olduğunu söylediğini, sanık ...'e çok kızdığı için sürülmesini istediğini, inceleme dışı sanığın sanık ...'i tehdit ettiğini ve ondan para istediğini öğrendiğini, inceleme dışı sanığın sanık ...'i korkutmasını kendisinden istediğini, inceleme dışı sanığın nezarethanede anahtardan ve evden söz etmemesini, sanık ...'den şikâyetçi olmasını istediğini, inceleme dışı sanıktan ve sanık ...'den de korktuğunu, inceleme dışı sanığın sanık ...'in başka kadınları da tehdit ettiğini söylediğini, mağdura cinsel istismarda bulunan sanık ...'i tanıdığını, tek amacının kendisini ve mağduru bu durumdan kurtarmak olduğunu, mahkemede; savcılıktaki beyanlarının doğru olduğunu, şikâyetçi olmadığını, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; MİT mensubu olduğunu, tanık Mazhar aracılığıyla mağduru, mağdur aracılığıyla da inceleme dışı mağduru tanıdığını, mağdurun tanık Mazhar'ın yeğeni olan tanık Zeynep'e dövüldüğünü ve tehdit edildiğini, kendisine de inceleme dışı mağdurun tehdit edildiğini anlattığını ancak deli dolu bir çocuk olması sebebiyle mağdura inanmadığını, sonrasında inceleme dışı mağdurla buluşup yaşananları öğrendiğini, sanık ... ile ilgili araştırma yaptığında kadınlarla ve öğrencilerle ilgili meselelerden dolayı tayin gördüğünü ve çalıştığı okuldan da ayrılmasının istendiğini öğrendiğini, inceleme dışı mağdurdan ilişki görüntülerinin yer aldığı CD'nin sanık ...'de olduğunu öğrenince mağdurla birlikte sanık ...'in evine gittiklerini, amacının sanık ...'in evinin yerini öğrenmek olduğunu, kendisinin arabada beklediğini, mağdurun CD'yi sanık ...'den alıp kendisine getirdiğini, bu görüntüleri kendi bilgisayarına kayıt ettiğini, sanık ...'i telefonla arayıp kendisinde inceleme dışı mağdurla olan ilişki kaydının olduğunu söyleyip tehdit ettiğini, 5.000 TL para istediğini, inceleme dışı mağdura da kendisinin de tehdit edildiğini sanık ...'e söylemesini istediğini, amacının sanık ...'den para almak olmayıp korkutarak sanık ...'deki CD'yi almak olduğunu, kesinlikle sanık ...'in evine girip hırsızlık yapmadığını, mağdur ve inceleme dışı mağdurla ilişkisi olmadığını, mağdurun, sanık ...'in aracıyla Diyarbakır yolu üzerinde bir yere götürüp aracın içerisinde cinsel ilişkiye girmek istediğini, bu teklifi kabul etmeyip direnmesi üzerine sanık ...'in kendisine bir şey yapamadığını, ancak dövdüğünü ve ön dişini kırdığını, daha sonra da üst tarafında bulunan elbiselerini yırtarak çıkartıp cep telefonuyla fotoğraflarını çektiğini, kendisinin de utandığı için eliyle yüzünü kapattığını anlattığını, mağdura neden polise gitmediğini sorduğunda mağdurun olay duyulursa inceleme dışı mağdur gibi kendisinin de erken yaşta evlendirileceğini, ailesinin bunu kabul etmeyeceğini söylediğini, mağdurun ara sıra ağladığını ancak tavırlarından söylediklerinin çok samimi olmadığını düşündüğü için pek inanmadığını, mağdurun askerde olan bir sevgilisi olduğunu da söylediğini, Tanık ... aşamalarda; tanık Zeynep'in mağdurun sorunlarını anlatması üzerine daha önceden tanıdığı inceleme dışı sanıkla mağduru tanıştırdığını, inceleme dışı sanık, tanık Zeynep ve mağdurla buluştuklarında mağdurun iki adamın kendisini rahatsız ettiğini, bu nedenle okula rahat gidip gelemediğini, ailesine durumu anlatırsa kendisini erken yaşta evlendireceklerini, adını vermediği bir şahıstan dayak yediğini söylediğini, Tanık ... mahkemede; mağdurun sanık ...'i arayarak, ayakkabı, sırt çantası ve cep telefonu istemesi üzerine sanık ...'le bu malzemeleri alıp mağdurun evine gittiklerini, duruşma salonunda bulunan mağdurun kız kardeşinin aşağıya inerek bu malzemeleri aldığını, sanık ...'le mağdurun yaklaşık üç ay arkadaşlık yaptıklarını, aralarında cinsel ilişki olup olmadığını bilmediğini, Tanık Fudeyl Gümüş mahkemede; işletmiş olduğu Tatmar isimli marketten sanık ...'in alışveriş yaptığını, sanık ...'in hiç kimse hakkında hesap açtırmadığını, sanık ...'in bir kez de mağdurla markete geldiklerini, sanık ...'le mağduru amca yeğen sandığını, Tanık ... mahkemede; mağdurun sanık ...'i araması üzerine sanık ...'le Çiçek Markete giderek kola, çikolata ve sigara gibi şeyler aldıktan sonra bu ürünleri mağdurun evine bıraktıklarını, bir keresinde de sanık ...'le mağduru sanık ...'in aracında gördüğünü, telefonla konuştuklarına da şahit olduğunu, Tanık ... mahkemede; sanık ... ile mağdurun telefonla konuştuklarını ve sanık ...'in mağdura bir poşet içerisinde değişik şeyler aldığına şahit olduğunu ancak sanığın aralarındaki ilişkinin niteliği konusunda kendisine herhangi bir şey söylemediğini, Tanık ... mahkemede; bir gün mağdurun kendisini evin arka bahçesine gönderdiğini, evlerinin arka bahçesine gelen sanık ...'in kendisine kontör ve abur cubur verdiğini, Tanık Evrim Terzi mahkemede; olayı ve mağduru hatırladığını ancak mağdurun dişleri konusunda bir muayene yapmadığını, mağdurun kendisine dişinin kırık olduğunu söylemediğini, Tanık Zeynep Uçar mahkemede; sınıf arkadaşı olan mağdurun yanına gelip ağlayarak düşmanlarının kendisini tehdit ettiğini anlattığını, sınıf arkadaşlarına da birinin kendisine saldırdığını söylediğini, ilerleyen günlerde ise başka birilerinin kendisini tehdit ettiğini söylediğini, bu olaylarla ilgili tanık Mazhar ve MİT'te çalışan biriyle konuştuklarını, konuşulanları duymadığını ancak ... diye bir isimden bahsedildiğini, Beyan etmişlerdir. Sanık ... kollukta; dokuz ay önce tanıştıkları sanık ...'in kendisini öğretmen olarak tanıttığını, yaklaşık altı ay önce sanık ...'in çalıştığı okulda bir kadın meselesi sebebiyle hakkında tutanak tutulması üzerine sanık ...'in il dışına tayininin çıkmasını engellediğini, sanık ... ile inceleme dışı mağduru değişik zamanlarda arabayla farklı evlere bıraktığını, sanık ...'in kendisine "...'ın bir kız kardeşi var. ..., sen de yalnız kalma, ben onunla konuşacağım, senin arkadaşın olmasını söyleyeceğim." dediğini, mağdura ise telefonda "Benim arkadaşım ...'le çıkacaksın." dedikten sonra sanık ...'in mağdurun kendisiyle çıkacağını söylediğini, başka bir gün sanık ...'in kendisini Hürriyet İlköğretim Okuluna mağdurla tanıştırmak amacıyla çağırdığını, okula gittiğinde sanık ...'in inceleme dışı mağdurun evine gitmeleri gerektiğini söylediğini, bahse konu yere gittiklerinde sokakta bekleyen mağdurun kendisinin kullandığı arabaya binip arka koltuğa oturduğunu, sanık ...'in mağdurla kendisini tanıştırdığını, sanık ...'in moralinin bozuk olduğunu söylemesi sebebiyle mağdurun kendisine "... sen ne istersen ben onu yapacağım, sen üzülme." dediğini, biraz ileriye gittikten sonra arabayı kenara çekip hep birlikte sohbet ettiklerini, mağdurun arabadan inmeden önce "Beni sabah saat 07.30'da Çiçek Marketin arkasından al Diyarbakır'a gidelim." dediğini, akşam olunca mağdurla telefonda sohbet ettiklerini, bir gün sonra mağduru arabayla alarak Diyarbakır'a götürdüğünü, el ele tutuşma haricinde temaslarının olmadığını, mağdura 700 TL'lik kıyafet aldığını, sonrasında ise tekrar Batman'a döndüklerini, dönerken mağdurun "Ben bugüne kadar böyle elbise giymedim." diyerek kendisini öpüp kucakladığını, yolda mağdurla ilişkiye girmediklerini, sonrasında 6-7 defa daha görüştüklerini, birlikte piknik yaptıklarını, evine gıda, sigara ve kontör gibi malzemeler gönderdiğini, mağdur adına Karınca Market isimli iş yerinde hesap açtırıp mağdurun yaptığı harcamaları ödediğini, inceleme dışı mağdur ve sanık ...'in mağduru kullanarak kendi arabası ve parasından faydalandıklarını, mağdur için yaptığı harcamaları inceleme dışı mağdurdan istediğini, bir daha da bu şahıslarla görüşmediğini, mağdurun rızası ile elbiselerini çıkarttığını, cinsel organıyla mağdurun kalçasına dokunduğunu, cinsel birleşme olmadığını, mağdurun iç çamaşırını çıkartmadıklarını, mağdurun kendisiyle rızasıyla ilişkiye girdiğini, mağduru dövmediğini, elbiselerini yırtmadığını, zorla ilişkiye girmediğini, para karşılığı sanık ...'den satın almadığını, sanık ...'in evini kullanması karşılığında para vermediğini ancak yiyecek götürdüğünü, mağdurun erkek arkadaşı olduğunu, sanık ... ile inceleme dışı mağdurun kendisine oyun oynadıklarını, suçlamayı kabul etmediğini, savcılıkta; sanık ... ve inceleme dışı mağdurun, mağdurla görüşebileceğini, ara sıra öpüp okşayabileceğini ancak çok fazla da ileri gitmemesini söylediklerini, sonrasında mağdurun isteğiyle Diyarbakır'a gittiklerini, mağdura 700 TL civarında hediye aldığını ve cep telefonu verdiğini, inceleme dışı mağdur, sanık ... ve mağdurla pikniğe gittiklerini, Karınca Market ve Hayat Manavda hesap açtırdığını, mağdurun harcamalarını kendisinin ödediğini, mağdurla ilişkiye girmediğini, kollukta anlattığı şekilde temaslarının olduğunu, mağdurun başka şahıslarla ters ilişki yaşadığını, sanık ...'e mağdurla ilişkiye girdiği hususunda bir şey anlatmadığını, inceleme dışı mağdurun beyanlarının da doğru olmadığını, parasını geri istediği için iftira atıldığını, mağdurla üç kere gezdiğini ve ilişkiye girmeden seviştiğini, suçlamayı kabul etmediğini, sorguda; inceleme dışı mağdur ve sanık ... aracılığıyla tanıştığı mağduru son dört aydır görmediğini, mağdurla iki üç ay görüştüklerini, birkaç kere öpme dışında bir ilişki yaşamadıklarını, bakire olduğu için iç çamaşırı üzerindeyken rızasıyla tersten ilişkileri olduğunu, yaptıklarının doğru olmadığını düşündüğü için mağdurdan uzaklaştığını, suçlamayı kabul etmediğini, mahkemede; duygusal anlamda ilişki yaşadığı mağdurla ara sıra el ele tutuşup sarıldıklarını ancak cinsel birliktelik yaşamadıklarını, çeşitli hediyeler aldığı mağdurun on sekiz yaşından küçük olduğunu ve inceleme dışı mağdurun evli olduğunu öğrenince görüşmeyi kestiğini, inceleme dışı mağdurun önemli bir aşiretin gelini olduğundan bu olayların duyulmaması için olaya kendisini de kattıklarını, mağdurun aleyhinde ifade verdiğini, mağdurla cinsel ilişkiye girmediğini, mağdurun kalçasına cinsel organını dokundurduğuna dair bir beyanda bulunmadığını, mağdura CD meselesi yüzünden iyiliği için birkaç tokat vurduğunu, başka bir eylemde bulunmadığını, mağdura hiçbir şekilde vurmadığını, mağdurun kendisini ve inceleme dışı mağduru kurtarmak için kendisine iftira attığını, suçlamayı kabul etmediğini, Sanık ... kollukta; evli ve iki çocuklu olup Hürriyet İlköğretim Okulunda yardımcı hizmetli olarak görev yaptığını, Edo Kafe isimli iş yerinde şarkı söyleyen Fatih isimli arkadaşının yanında mağdurla tanıştığını, bir gün mağdurun aynı kafede yanına oturup evli bir ablasının olduğunu, eşinin il dışında olduğunu söyleyip ablasıyla arkadaşlık etmesini teklif ettiğini, bu teklifi kabul etmesi üzerine mağdurdan aldığı numarayla inceleme dışı mağdurla yaklaşık altı ay önce görüşmeye başladığını, sanık ... ve arkadaşlarıyla birlikte bekâr evi tuttuklarını, inceleme dışı mağdurla yaşadıkları cinsel birlikteliğe ait görüntüleri iki tarafın da rızasıyla kayda aldıklarını, bu görüntüleri arkadaşlarına ve sanık ...'e izlettirdiğini, ara ara seyredeceğini söyleyerek görüntüleri silmediğini, sanık ...'in kendisinden izinsiz olarak cep telefonunu karıştırırken bu ilişkiye ait görüntüleri görüp inceleme dışı mağdura haber verdiğini, sanık ...'in davranışları sebebiyle inceleme dışı mağdurla arasının bozulduğunu, bu duruma sinirlendiği için inceleme dışı mağdura "Seni öldürürüm!" gibi sözler söylediğini, amacının barışmak olduğunu, barışıp tekrar ilişki yaşadıklarını ancak aralarının eskisi gibi olmadığını, bu dönemde sanık ... ile mağdurun arkadaş olduklarını, sanık ...'in mağdura kendisiyle arkadaşlık yapması durumunda ihtiyaçlarını karşılayacağını söylediğini, mağdurun bu teklifi kabul etmesi üzerine sanık ...'in mağdura para verip hediyeler aldığını, sanık ...'in mağdurla ters ilişki yaşadığını kendisine anlattığını, mağdurun da aynı şeyi söyleyip sanık ...'in ters ilişkiye girmediği takdirde kendisini tehdit ettiğini, ağlayarak sanık ...'in zorlamalarından sıkıldığını, sürekli ters ilişkiye zorladığını anlattığını, mağdura sanık ...'le gezip hediyeler alırken bu duruma karşı çıkmadığı için aralarındaki meseleye karışmayacağını söylediğini, inceleme dışı mağdurun da bu nedenle kendisine ağır laflar söylediğini, "Senin yüzünden kardeşim ne hâle geldi." dediğini, zaman zaman mağdurla sanık ...'in bekâr evlerine de geldiklerini, 24.03.2010 tarihinde bekâr evinde hırsızlık olduğunu, evden sadece inceleme dışı mağdurla olan ilişkinin yer aldığı CD ile bir adet müzik CD'sinin alındığını, polislerin evinde inceleme yapıp ayrıldıklarını, ilk önce şikâyetçi olmadığını ancak olay günü akşam 16.30 sıralarında gizli numaradan arayan bir şahsın CD karşılığında 5.000 TL para istediğini söylediğini, daha sonra aynı şahsın kendisini arayıp şantaj yapmaya devam ettiğini, son olarak 26.03.2010 tarihinde saat 18.20 sıralarında araması üzerine 155 Polis İmdar Hattını arayarak şikâyetçi olduğunu, aynı şahsın saat 19.11'de kendisini arayıp görüntülerin bir kısmını CD'ye aktarıp paspasın altına koyduğunu söylemesi üzerine paspasın altında biri müzik diğeri ise ilişkilerinin videosu olan iki adet CD bulduklarını, bu CD'leri polislere teslim ettiğini, sanık ...'in mağduru tehdit ettiğine ve ilişkiye girdiklerine şahit olmadığını ancak sürekli buluştuklarını bildiğini, elindeki görüntüleri kullanarak inceleme dışı mağduru tehdit etmediğini, sanık ... ile mağdurun arkadaş olmalarına sebep olmadığını, sanık ...'in para ve hediyelerle mağduru kandırdığını, mağdurun da sanık ...'ten ayrılamadığını, sanık ...'in iki milyar para harcadığı için mağdurdan ayrılmayacağını söylediğini, sanık ...'in mağdura elbise, telefon gibi çeşitli hediyeler aldığına ve Diyarbakır'a gezmeye götürdüğüne şahit olduğunu, mağdurun sanık ...'ten ayrılması üzerine sanık ...'in aldıklarını geri istediğini, bu ilişki sebebiyle menfaat elde etmediğini, suçlamayı kabul etmediğini, savcılıkta; inceleme dışı mağdurla ilişki yaşadığı dönemde sanık ...'in arabası ile gezdikleri için sanık ...'le mağdurun tanıştıklarını, aralarında yaşananlara dair bilgisi olmadığını, inceleme dışı mağdurun sanık ...'in zorla mağduru darbettiğini ve kıyafetlerini çıkardığını söylediğini, ilişkisinin rızaya dayalı olduğunu, inceleme dışı mağduru, kendisini tehdit etmesinden sonra tehdit ettiğini, sorguda; inceleme dışı mağdurun şantajla kendisinden para istendiği konusundan haberi yokmuş gibi yaparak şikâyetini geri almasını istediğini, mahkemede; sanık ... ile mağdur arasında ne yaşandığını bilmediğini, mağdur ve sanık ...'in ters ilişkiye girdiklerini söylediklerine dair bir beyanda bulunmadığını, ifadeyi polislerin yazıp kendisine imzalattıklarını, tutuklanmadan iki üç ay önce mağdurla sanık ...'in ayrıldığını, mağdurun sanık ...'le görüntüsü olduğuna dair bir şey de söylemediğini, suçlamayı kabul etmediğini, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE Anayasa’nın 138/1. ve CMK’nın 217/1. maddeleri ile Anayasa’nın 38. ve İHAS’nin 6/2. maddeleri sarahatine göre ispat hukuku bakımından vicdani kanaat esasını benimseyen Ceza muhakememizin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (M. Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, Syf. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir. Vicdani kanaate ulaşılması, isnat olunan fiilin ispatlandığı anlamına gelir. Bu nedenle, vicdani kanaat hukuki sorunla değil, maddi sorunla ilgili bir kavramdır ve vicdani kanaate ulaşacak makam da maddi uyuşmazlığı çözmeye yetkili derece mahkemeleridir. Hukuki sorunun çözümünde vicdani kanaat ölçütü kullanılamaz. Çünkü; hukuki sorunun doğru çözümü, maddi olaya uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru bulunması ve doğru yorumlanması ile ilgilidir. Vicdani ispat sisteminde hâkimler, hür vicdanlarına göre hüküm verirler. Her türlü delil aracı, kural olarak kullanılabilir ve bunlar serbestçe değerlendirilir. Ancak bu serbestliğin sınırını yine hukuk belirler. Nitekim, Anayasa’nın 138/1. maddesine göre hâkim, vicdani kanaatini oluştururken, Anayasa’nın, kanunların ve hukukun çizdiği çerçevede kalmak zorundadır. Delil araçlarının ne zaman ve kimler tarafından ikame edilebileceği, bunların muhakemede tabi tutulacakları işlemler, delil aracı ikame taleplerinin hangi şartlarda ret olunabileceği, çelişme yönteminin nasıl hayata geçirileceği, delil aracı yasaklarının neler olduğu gibi konular hukuk tarafından düzenlenir (M. Feyzioğlu, Syf. 357). Kural olarak delillerle doğrudan temas kurmayan ve öğrenme yargılaması yapamayan Yargıtayın, hukuka uygun olarak elde edilen delilleri takdir etme ve bu suretle ilk derece mahkemelerinin vicdani kanaatini denetleme, aslında olayın nasıl cereyan ettiğini ortaya koyma imkanı bulunmamaktadır. Ancak hükmün gerekçesini esas alarak, bu delillerle varılan sonucun/kabul edilen maddi vakıanın, akıl yürütme/mantık kurallarına, genel hayat tecrübelerine ve bilimsel kaidelere uygun olup olmadığını denetleyebileceğinde de kuşku yoktur. 288. maddenin Hükûmet Tasarısı'ndaki gerekçesinde bu duruma: "Delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde elbetteki hukuka aykırılık oluşturur." denilerek işaret edilmiştir. Uygulama da bu şekilde istikrar kazanmıştır. Doktrinde Yenisey aynı düşünceyi; "Bir hukuk normu olmayan fizik ve mantık kuralları ve tecrübe kaidesi, bir hukuk normu gibi ele alınarak bunlara aykırı olan vicdani kanaatin denetlenmesine imkan sağlamaktadır." (Prof. Dr. Feridun Yenisey, İstinafta Maddi Ve Hukuki Mesele Denetimi, Dr. Dr. Silvia Tellenbach'a Armağan, Seçkin Yayınları, Syf. 1282) diyerek benimsendiğini ifade etmiştir. Çünkü; sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır. Ceza yargılamasında kanıt serbestliği ilkesi başlığı altında toplayabileceğimiz temel prensiplere göre; a) Herşeyin kanıt olabileceği (hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş), b) İlgililerin kanıt ileri sürebilecekleri, c) Hâkimin kendiliğinden kanıt araştırabileceği, (hatta zorunlu olarak araştırması gerektiği), d) Kanıt ileri sürmede zaman kısıtlaması olamayacağı, e) Kanıtlama külfetinin sanığa yüklenemeyeceği, f) Kanıt değerlendirmede hâkimi bağlayan üstün kanıtın söz konusu olmayıp hâkimin tüm kanıtları serbestçe değerlendirebileceği, (vicdani kanaat) ceza yargılamasının temel ilkeleridir. Bu ilkelerin birinden dahi vazgeçmek, ceza yargılamasının temel ilke ve yapısına aykırı davranmak anlamını taşır (YCGK., 08.04.1991 tarihli ve 81-111 sayılı). Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmına gözetilip diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimale sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (Y CGK., 11.6.2013 tarihli ve36-294 sayılı). Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Sanık ...'in diğer iddianameye konu olayla ilgili yapılan şikâyetten bir müddet önce arkadaşı Fatih vasıtasıyla mağdurla tanıştığı, akabinde mağdur vasıtasıyla mağdurun ablası olan inceleme dışı mağdur ...'la tanışıp duygusal ve cinsel yönden birliktelik yaşadığı, bu süre içerisinde kendi arkadaşı olan diğer sanık ...'in kendisine bir kadın ile tanışmak istediği yönündeki teklifi üzerine sanık ...'in mağduru telefonla arayarak sürprizi olduğunu söylediği, evin önüne inen mağdurun sanık ...'in bir araç ile geldiğini gördüğü, sanık ...'in, isteği üzerine sanık ...'in aracına binen mağduru sanık ...'le tanıştırdığı, bir müddet araç ile gezdikten sonra gelen bir telefon üzerine sanık ...'in diğer sanık ...'e mağduru kastederek "Kız senin." dedikten sonra araçtan indiği, mağdurun araçta kalması üzerine sanık ...'in aracın kapılarını otomatik olarak kilitlediği, mağdurun kendisini bırakmasını sanık ...'e söylemesine rağmen sanık ...'in mağdurun talebini kabul etmeyerek araçla il merkezinden Diyarbakır yönüne hareket edip tenha bir yere saptıktan sonra üzerindeki giysileri yırtmak ve zor kullanmak suretiyle anal yoldan mağdur ile cinsel ilişkiye girdiği, mağdurun fotoğraflarını çektiği, evine bıraktığı mağdura olayı kimseye anlatmamasını ve çağırdığında gelmesi gerektiğini söylediği, sanığın kendisine yönelik zor kullanarak gerçekleştirdiği eylem sırasındaki davranışları ve uygunsuz fotoğraflarını çekmesi nedeniyle mağdurun olayı kimseye anlatamadığı, sanık ...'in ilk olaydaki cebri ve tehdide konu eylemleri nedeniyle korkan mağdurun, sanık ... ile anal yoldan cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olayda; Mağdurun ablası olan inceleme dışı mağdur ... ile sanık ... arasındaki cinsel ilişkinin kayda alınması suretiyle oluşturulan CD'nin sanık ...'in evinden inceleme dışı sanık ... tarafından çalınıp sanık ...'e şantaj yapılması ve sanık ...'in şikâyetçi olmasından sonra mağdura yönelik eylemlerin ortaya çıkması, bu bağlamda sanık ...'in şikâyetinden önce mağdur tarafından cinsel istismara uğradığına ilişkin adli makamlara yapılmış müracaatın bulunmaması, mağdurun aşamalardaki ifade ve dilekçelerinin, sanıklara yüklenen eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediği ve sanıklarla olan ilişkisinin boyutu ile ilgili önemli çelişkiler içermesi, sanıklara ait dijital materyal üzerinde yapılan incelemelerde mağdura ait fotoğraflara ve suçun işlendiğini gösterir başka bir veriye rastlanmaması, mağdurun, sanıkların ve tanıkların beyanlarından ilişkinin devamı boyunca sanık ...'in mağdura çeşitli hediyeler aldığının ve mağdurla il dışı dâhil olmak üzere gezmeye gittiklerinin anlaşılması, mağdura ait adli rapordaki bulgular ile mağdurun hükme esas alınan beyanlarında bahsettiği darp öyküsünün birbiriyle uyuşmaması, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde beyanları alınan tanıklar, inceleme dışı mağdur, inceleme dışı sanık ve sanık ...'in, mağdurun sanık ...'le rızası hilafına ilişki yaşadığını gösterir nitelikte görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, mağdurun anal muayenesine ilişkin raporlar, sanık ...'in kollukta, savcılıkta ve sorgudaki cinsel birleşme olmadan ilişki yaşadıklarına dair tevilli ikrarı, sanık ...'le mağdurun ilişkileri olduğuna yönelik tanık beyanları ile aşamalarda mağdurla rızasına aykırı olarak cinsel ilişkiye girmediğini belirten sanık ...'in savunmasının aksine bir delil bulunmaması, öte yandan sanık ...'in sanık ...'in eylemlerine yardım ettiğine yönelik mağdurun aşamalarda çelişen beyanları dışında somut delil elde edilememesi ve sanık ...'in de atılı suçlamaları kabul etmemesi hususları bir likte değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması suretiyle sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ...'in ise çocuğun cebir tehdit kullanarak nitelikli cinsel istismarı suçunu, işledikleri yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı anlaşılmakla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince; sanık ...'in ispat edilemeyen müsnet suçlardan beraatine, sanık ... hakkında ise sabit görülen ve soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine, yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mağdurun üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin rızasının bulunduğunun anlaşılması nedeniyle unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir. Ulaşılan bu sonuçlar karşısında, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; direnme kararına konu hükümlerin gerekçelerinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli ve 82-286 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, 2- Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli ve 82-286 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin; a) Sanık ...'in mağdura yönelik eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturması, TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olması ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, b) Sanık ...'e atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olmadığının ve sanık ...'e atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığının gözetilmemesi isabetsizliklerinden BOZULMASINA, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.