Başvuru, tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçesiz olması ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle Anayasa’nın 19. ve 36. maddelerinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçesiz olması ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle Anayasa’nın ve maddelerinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 6/8/2013 tarihinde Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyonlarca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına, dosyaların Bölümlere gönderilmesine karar verilmiştir. 2013/6241 numaralı başvuruya ilişkin olarak 23/1/2014 tarihinde İkinci Bölüm, 2013/6242 ve 2013/6243 numaralı başvurulara ilişkin olarak ise 23/1/2014 tarihinde Birinci Bölüm, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemelerinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Adalet Bakanlığına (Bakanlık), başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin birer örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlık, görüşlerini 24/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, başvurucuya 27/2/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı 29/4/2014 tarihinde beyanda bulunmuştur. Yapılan incelemede, 2013/6242 ve 2013/6243 sayılı başvuruların konu bakımından niteliklerinin aynı bulunmaları nedeniyle 2013/6241 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 1/8/2008 tarihinde gözaltına alınmış, Ağrı Sulh Ceza Mahkemesinin 3/8/2008 tarihli ve 2008/984 Değişik İş sayılı kararıyla tutuklanmışlardır. Başvurucular hakkında, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1/12/2008 tarihli ve E.2008/1820 sayılı, 19/8/2010 tarihli ve E.2009/1428 sayılı iddianamelerle kasten öldürme, 2/12/2008 tarihli ve E.2008/1829 sayılı iddianameyle de kasten yaralama ile 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarını işlediği iddiasıyla ayrı ayrı kamu davası açılmış, aralarında fiilî ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle anılan dosyaların Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/298 sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir. İddianamenin incelenmesinden, 1/8/2008 tarihinde iki köy arasında mera uyuşmazlığı nedeniyle meydana gelen olayda üç kişinin öldüğü, birden fazla kişinin yaralandığı, başvurucuların üç kişinin ölümünden dolayı cezalandırılmalarının talep edildiği, olay nedeniyle başvurucuların da yaralandığı ve şikâyetçi oldukları, başvurucularla birlikte sanık ve katılan sanık sıfatıyla toplam 19 kişi hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada ilk duruşma 1/9/2009 tarihinde yapılmış, 24/4/2012 tarihinde verilen hükme kadar ise elli kez duruşma yapılmıştır. Duruşma tutanaklarının incelenmesinden; tanıkların dinlenmesi, sanıkların savunmalarının alınması, hakkında yakalama kararı verilen sanığın yakalanmasının beklenmesi gibi nedenlerle duruşmaların ertelendiği tespit edilmiştir. Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi, 24/4/2012 tarihli ve E.2008/298, K.2012/104 sayılı kararı ile başvurucuların, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca işledikleri suçlardan dolayı ayrı ayrı toplam 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca işledikleri suçlardan dolayı aldıkları cezalar hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay Ceza Dairesinin 31/3/2014 tarihli ve E.2014/1102, K.2014/1986 sayılı kararı ile başvurucular hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, usule ilişkin eksiklikler nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yargılama, Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/121 sayılı dosyasında görülmeye devam etmekte iken 9/5/2014 tarihinde yapılan incelemede azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle başvurucular tahliye edilmiştir. Yargılama, Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin E:2014/121 sayılı dosyasında hâlen devam etmekte olup son duruşmanın yapıldığı 5/3/2015 tarihine kadar beş kez duruşma yapılmış ve dava 10/9/2015 tarihine ertelenmiştir. Başvurucular 6/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),” 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”1V.