Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş., ... nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) faaliyet gösteren, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, Davacı şirket ile davalı arasında 08.07.2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca ...A.Ş. nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında alım satım işlemleri gerçekleştirildiğini, davacının bu işlemlerde sadece Davalı’nın alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kaldıraç etkisi nedeniyle riskli işlemlerden olup opsiyon sözleşmesi ise, alıcıya, ödeyeceği belli bir tutar (opsiyon primi) karşılığında, belirli bir vadeye kadar, bugünden belirlenen bir fiyat (kullanım fiyatı) üzerinden opsiyona dayanak teşkil eden bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi satın alma veya satma hakkı tanıyan, satıcıya da alıcının bu sözleşmeden doğan hakkını kullanması durumunda sözleşmeye dayanak teşkil eden malı, kıymeti, veya finansal göstergeyi satma veya alma yükümlülüğü getiren sözleşme olduğunu, Davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak bütün risk bildirimleri yapılmış, Risk Bildirim Formu kendisine sunulmuş, okuması ve her bir sayfayı imzalaması sağlandığını, davalının VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamı kaybetmiş, kayıpları yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarı 967.019,43-TL olmuş, Davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapılmış, ancak Davalı bu çağrıların hiçbirine icabet etmemiş, nihayetinde borcunu ödemekten imtina ettiğinden davalı yanın, mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, davacı şirket sadece ...’da gerçekleşmesine aracılık ettiği, makul bir oranda komisyondan başka bir gelir elde etmediği bu işlemler nedeniyle Davalı’nın kötü niyetli tavırları nedeniyle 967.019,43- -TL tutarında zarara katlandığını, haksız ve hukuka aykırı yetkiye ve borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, Davacı ..., kendisini sadece alım satım emirlerini yerine getiren bir kuruluş olarak göstermeye çalışmakta ise de SPK-... mevzuatı, T.B.K ve Tüketiciyi Koruma kanunu hükümleri gereğince genel müşteriyi/tüketiciyi koruma görev ve sorumluluklarını göz ardı ettiğini, yapılan telefon görüşmelerinde sadece kazançtan bahsedilirken yatırmış olduğu teminattan daha fazla zarara girebileceği hiç bir şekilde açıklanmadığını, davacı öğretmen olup; finansal okur yazarlığı ve yatırım tecrübesi bulunmadığını, Davacı ..., sözleşmenin imzalanması ve işlemlerin yapılmasından önce müvekkili defalarca telefonla(... numaralı) arayarak "saldırgan pazarlama taktikleri" uygulamış, kaldıraçlı işlemlerin riskinden bahsetmemiş, yatırmış olduğu sermayeden daha fazla zarar edebileceği şeklinde bir uyarıda bulunmamış, tam tersine sadece dolarda meydana gelen yükselmelerde 10 kat kazanç sağlanacağı şeklinde beyanda bulunarak müvekkilin oluşacak risk konusunda uyarmadığını, davacının 20 aralık tarihi itibariyle hesabında 66.000 TL serbest teminatı bulunmakla genel müşteri olması ve tüketici olması nedeniyle eksi bakiyeden sorumluluğu bulunmadığını, Asıl dava yönünden; davanın görev yönünden usulden reddine, yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle davanın yetki yönünden usulden reddine, icra takibi VİOP işlemleri sırasında oluşan teminatı aşan zarara(eksi bakiyeye) ilişkin olup yukarıda açıklanan 6263 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yapılan yasal düzenlemeler gereğince çıkarılan 37.1 sayılı tebliğin 19 maddesi gereğince eksi bakiyeye ilişkin bu zararın müvekkilimden talep edilemeyeceği, yine dava konusu zararın oluşmasına davacı şirket çalışanlarının hukuka aykırı, haksız fiilleri ve kusurları ile sebep olunduğundan davanın hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın esastan reddine, davacının %20 oranında tazminata mahkûm edilmesine, Karşı dava yönünden; karşı-davalının hukuka aykırı kusurları ve haksız fiilleri, eksik, yanlış, usulsüz işlemleri, irade sakatlığı oluşturan yönlendirmeleri ve işlemlerin yürütüldüğü sistemi aktif/çalışır şekilde bulundurma yükümlülüğünü ihlali neticesinde oluşan zararın bilirkişi tarafından tespit edilmesinden sonra talep artırım hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.-TL'nin(Belirsiz alacak) ve müvekkilin serbest teminat tutarı olan 66.000.-TL'nin ihtarnamenin davacı şirkete tebliğinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.