4. Hukuk Dairesi 2017/2009 E. , 2018/2494 K. "" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/08/2015 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2016 günlü karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/418-2016/522 sayılı kararını…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2009 E. , 2018/2494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/08/2015 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2016 günlü karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/418-2016/522 sayılı kararının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 25/01/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili ile davalının çok eskiden tanıştıklarını ancak görüşmediklerini, sosyal medya üzerinden tesadüfen karşılaşan müvekkili ve davalının birkaç defa yüz yüze görüştüklerini, kendi rızaları ile iki kez cinsel birliktelik yaşadıklarını, sonrasında davalının müvekkilini, gerek telefonla gerekse mesajlarla ısrarla ve defaten aramaya başladığını, müvekkil ile tekrar görüşebilmek için mail'lerinde hamile olduğunu belirttiğini, davalının müvekkilinin eşine gönderdiği mail ile aşk yaşadıklarını anlattığını,...Cumhuriyet Başsavcılığına müvekkilinin kendisine zorla tecavüz ettiği, kendisini darp ettiği ve şiddet uyguladığı şeklinde iddialarla müracaatta bulunduğunu ve bu iddiaların birçok basın ve yayın kuruluşunda da yer aldığını,...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/86572 sayılı soruşturma dosyası ile müvekkili hakkında atılı suçlardan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek herhangi bir yargı kararı ile ispatlanmamış kadına şiddet ve tecavüz iddialarını kamuoyuna yayıp müvekkilini telafi edilmesi imkansız bir şekilde hem şahsi olarak hem de ticari olarak zarara uğratan davalıdan müvekkilinin uğradığı manevi zararının tazminini, ispatlanmamış iddialarının yazılı, görsel ve işitsel iletişim araçları, sosyal medya ve internet üzerinden yayınlamasının önlenmesine karar verilmesini ve önleme kararının basın ve yayın kuruluşları dahil üçüncü kişilere bildirilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.