8. Hukuk Dairesi 2015/11856 E. , 2015/18907 K. "" MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2013/424-2014/171 İ.. Y.. ile T.. B.. aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.03.2014 gün ve 424/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, davalı T.. B.. adına kayıtlı 8437 par…
**8. Hukuk Dairesi 2015/11856 E. , 2015/18907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2013/424-2014/171 İ.. Y.. ile T.. B.. aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.03.2014 gün ve 424/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, davalı T.. B.. adına kayıtlı 8437 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 4 dönümünün vekil edenin zilyetliğinde bulunduğunu, bu kısma çeşitli nitelikte meyve ağaçları diktiğini açıklayarak, dava konusu yerde bulunan meyve ağaçlarının tespiti ile zilyetliğinin ve meyveli ağaçların tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının haksız yere taşınmazı kullandığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, fen bilirkişinin 16.12.2013 tarihli rapor ve eki krokide A ve B harfleri ile gösterilen alanda bulunan değişik yaşlarda toplam 272 adet ağacın davacıya ait olduğunun tespitine, tespitin beyanlar hanesine şerhine karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).