TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MELİK YAYAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2015/14743) Karar Tarihi: 3/12/2020 Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Melik YAYAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yarg ı karar ının uygulanmamas ı nedeniyle karar ın icras ı hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkin
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MELİK YAYAN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2015/14743) Karar Tarihi: 3/12/2020 Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Melik YAYAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yarg ı karar ının uygulanmamas ı nedeniyle karar ın icras ı hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 1/9/2015 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu, Millî E ğitim Bakanl ığı (MEB) bünyesinde şube müdürü olarak görev yapmakta iken yurt d ışı teşkilatta görevlendirilmek için aç ılan s ınava kat ılm ış ve yaz ılı aşamas ında başarılı olmuştur. Mülakat a şamas ında 55 puanla de ğerlendirilen ba şvurucu başarısız say ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 39. Başvurucu mülakat a şamas ında başarısız say ılmas ına ilişkin işleme karşı Ankara 6. İdare Mahkemesi nezdinde iptal davas ı açm ıştır. Ankara 6. İdare Mahkemesi 29/4/2005 tarihli karar ı ile mülakat s ınav ının objektif kriterlere uygun yap ıldığının ortaya konulamad ığı gerekçesine yer vererek ba şarısız say ılma işlemini iptal etmi ştir. İptal karar ı kanun yolu incelemesinden geçerek kesinle şmiştir. 10. İptal karar ı gereği yerine getirilerek yeniden yap ılan mülakat s ınav ında 72 puan alarak ba şarılı olan başvurucu 28/7/2006 tarihinde yurt d ışı teşkilatta görevlendirmesinin yap ılmas ı için MEB'e ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuruda bulunurken Va şington ve Londr a eğitim müşavirliği kadrolar ına yönelik iste ğini de dile getirmi ştir. 11. 25/9/2006 tarihli ve 8459 say ılı müşterek kararname ile ba şvurucu, Tiflis Büyükelçili ği eğitim müşavirliğine atanm ıştır. 12. Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yap ılan inceleme sonucu, başvurucunun puan ının yetmesine ra ğmen Londra ya da Washington e ğitim müşavirliği kadrosuna atanmayarak Tiflis e ğitim müşavirliğine atanmas ının hukuka ayk ırı olduğu iddias ıyla 25/9/2006 tarihli mü şterek kararnamenin ve 24/2/2004 tarihli ve 25383 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Millî E ğitim Bakanl ığı Yurt D ışı Teşkilat ına Sürekli Görevle Atanacak Personelin Seçimine İlişkin Yönetmelik'in (Yönetmelik) 7. maddesi ile 14. maddesinin iptali için Dan ıştay İkinci Dairesi nezdinde dava açt ığı anlaşılm ıştır. Davan ın 2006 y ılı içinde aç ıldığı görülmektedir. 13. Dan ıştay İkinci Dairesi 18/12/2006 tarihli karar ıyla dilekçe ret karar ı vermiştir. Gerekçede; Yönetmelik hükümlerinin mülakat s ınav ının usulüne dair belirleme içerdi ği, mülakatta ba şarılı olan başvurucunun Tiflis'e atanma i şlemi ile aras ında maddi hukuki ba ğ bulunmad ığı ve bu nedenle atama i şlemine kar şı Ankara idare mahkemesi nezdinde, Yönetmelik için ise Dan ıştay nezdinde iki ayr ı dilekçe ile dava aç ılmas ı gerektiği ifade edilmiştir. 14. Başvurucu dilekçe ret karar ı üzerine 25/5/2007 tarihinde Ankara 14. İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde mü şterek kararnamenin iptali için dava açm ıştır. 15. Mahkeme ilk etapta 9/8/2007 tarihli karar ı ile davay ı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Ret gerekçesinde mü şterek kararnamenin 10/10/2006 tarihinde tebli ğ edilmesinden itibaren süresi içinde dava aç ılmad ığı ifade edilmi ştir. 16. Süre ret karar ı Dan ıştay İkinci Dairesi taraf ından 11/3/2008 tarihli kararla bozulmuştur. Bozma karar ında, müşterek kararnamenin tebli ğinden itibaren süresi içinde ilk olarak Dan ıştay nezdinde dava aç ıldığı ve Dan ıştay taraf ından verilen dilekçe ret karar ı üzerine dilekçenin yenilenmesi suretiyle otuz günlük süre dâhilinde mü şterek kararnamenin iptali için davan ın aç ıldığı belirtilmi ştir. 17. Bu yarg ısal süreç devam ederken ba şvurucu, mü şterek kararname uyar ınca Tiflis'e gitmi ş ve üç y ıllık süre boyunca e ğitim müşavirliği görevini ifa ederek 2009 y ılında yurda dönmü ştür. 18. Mahkeme, bozma karar ı üzerine 16/7/2009 tarihinde yeniden kay ıt açarak i şin esas ına geçmiş ve 12/5/2010 tarihli karar ıyla müşterek kararnameyi iptal etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 419.İptal gerekçesinde öncelikle millî e ğitim mevzuat ı uyar ınca yeterlilik ve mülakat sınavlar ında al ınan puan dâhilinde yap ılacak başarı sıralamas ına göre bo ş kadro imkânlar ı mucibince e ğitim mü şavirliklerine atama yap ılacağı hat ırlat ılm ıştır. Londra e ğitim müşavirliğine atanan ki şinin 82,5; Washington e ğitim müşavirliğine atanan ki şinin 73,6 ve başvurucunun 81 puana sahip oldu ğu vurgulanm ıştır. Bu bağlamda görevlendirilen di ğer kişiler ile ba şvurucunun puan ı k ıyaslanarak ve Londra ile Washington e ğitim müşavirliklerinin vekâleten yürütüldü ğü de dikkate al ınarak ba şvurucunun Tiflis e ğitim müşavirliğine atanmas ında hukuka uyarl ık bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 20. İptal hükmü Dan ıştay İkinci Dairesinin 2/10/2014 tarihli karar ı ile onanm ış ve karar düzeltme istemi ayn ı Dairenin 2/7/2015 tarihli karar ı ile reddedilmi ştir. 21. UYAP üzerinden yap ılan inceleme sonucu, ba şvurucunun lehine verilen 12/5/2010 tarihli iptal karar ının uygulanmad ığını belirterek şikâyet etti ği MEB bürokratlar ına soruşturma izni verilmemesine dair 30/4/2012 tarihli i şleme Dan ıştay nezdinde itiraz etti ği, Dan ıştay Birinci Dairesinin 1/10/2012 tarihli karar ı ile itiraz ı reddettiği görülmektedir. Ret gerekçesinde "şikayetçinin atama i şleminin iptali istemiyle açt ığı davan ın Tiflis Büyükelçili ği Eğitim Müşavirliği görevinin tamamlanmas ından sonra Ankara 14. İdare Mahkemesince 12.5.2010 tarih ve E:2009/825, K:2010/687 say ılı karar ıyla sonuçland ırıldığı ve bu kararla dava konusu i şlemin iptal edildi ği, ancak atama i şleminin iptaline hükmedilmeden önce şikayetçinin söz konusu görevi tamamlad ığı, dolay ısıyla Mahkeme karar ının uygulanmas ının fiilen mümkün olmad ığı, ...bu nedenlerle ilgililere isnat edilen eylemin, haklar ında soruşturma yap ılmas ını gerektirecek nitelikte bulunmad ığı" ifade edilmi ştir. 22. Diğer taraftan ba şvurucu 22/10/2010 tarihinde de Londra e ğitim müşaviri olarak atanmak için MEB'e ba şvurmuş ancak talebinin reddi üzerine bu i şlemin iptali için Ankara 2. İdare Mahkemesi nezdinde dava açm ıştır. 23. Ankara 2. İdare Mahkemesi 13/3/2013 tarihli karar ıyla davay ı reddetmi ştir. 24. Ret gerekçesinde; ba şvurucunun Tiflis e ğitim müşavirliğine atanarak göreve başlad ığı üç y ıllık yurt d ışı görev süresini tamamlayarak 2009 y ılında yurda döndü ğü, Londra eğitim müşavirliğine atanmak için tekrar s ınava girip ba şarılı olmas ı gerektiği ifade edilere k atanma talebinin reddinin hukuka uygun oldu ğu belirtilmi ştir. Ret karar ı Dan ıştay incelemesinden geçerek kesinle şmiştir. 25. Başvurucu mü şterek kararnamenin iptal edildi ği yarg ılama sürecine ili şkin nihai hükmü 13/8/2015 tarihinde tebellü ğ etmesinin ard ından 1/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmu ştur. 26. Anayasa Mahkemesince ba şvurucunun uygulanmad ığını ileri sürdü ğü karar ın gereklerinin yerine getirilip getirilmedi ği ve başvurucu hakk ında konuya ili şkin olarak bir işlem yap ılıp yap ılmad ığı hususlar ında MEB'den bilgi istenmi ştir. MEB taraf ından gönderilen 6/12/2018 tarihli yaz ı ve eklerinde yukar ıda aktar ılan olay silsilesine yer verilmi ş ve bu yap ılırken Ankara 2. İdare Mahkemesinin 13/3/2013 tarihli karar ında belirtilen başvurucunun yurt d ışı eğitim müşavirliğine atanmak için tekrar s ınava girip ba şarılı olmas ı gerektiği noktas ına vurgu yap ılm ıştır. Nihai olarak ba şvurucu hakk ında konuya ili şkin olarak bir işlem tesis edilmedi ği bildirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 5IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1.İlgili mevzuat 27. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun " Kararlar ın sonuçlar ı" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1. Dan ıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmas ına ilişkin kararlar ının icaplar ına göre idare, gecikmeksizin i şlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde karar ın idarey e tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. ...3. Dan ıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlar ına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Dan ıştay ve ilgil i idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davas ı aç ılabilir." 28. Yönetmelik'in mü şterek kararnamenin tesis edildi ği tarihte yürürlükte buluna n hâlinin 7. maddesi ile 15. maddesinin ilk cümleleri s ıras ıyla şöyledir: "Bakanl ığın yurt d ışı teşkilat ı kadrolar ına sürekli görevle atanacaklar hizmetin gerektirdi ği meslekî bilgi ve yeterliklerinin tespiti için yaz ılı veya sözlü olarak yap ılacak Meslekî Yeterlik S ınav ına tâbi tutulurlar. Sınavlar sonucunda ba şarılı olanlar, en yüksek puan alandan ba şlan ılarak atanma k istedikleri kadrolara bo ş kadro imkânlar ı ölçüsünde ba şarı sıralamas ına göre atan ırlar." 29. Yönetmelik'in gerek daha sonra yürürlü ğe giren gerekse mevcut hâlinde yukar ıda yer alan hükümlere ko şut düzenlemelere yer verilmi ştir. 2. Yarg ı Kararlar ı 30. Dan ıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yarg ı karar ının uygulanmamas ı nedeniyle aç ılan tazminat davas ının reddi yönünde verilen ısrar karar ının bozulmas ına ilişkin 22/4/2014 tarihli ve E.2011/1088, K.2014/1787 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Anayasada ve Yasada yer alan emredici kurallar kar şısında idarenin, maddi ve hukuki ko şullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yarg ı karar ını aynen ve gecikmeksizi n uygulamaktan kaç ınmas ının, 'ağır hizmet kusuru' olu şturacağı aç ık bulundu ğundan, idari işlemin taraf ı olan kişinin hizmet kusuru nedeniyle duydu ğu her türlü s ıkıntı ve üzüntüden kaynaklanan manevi zarar ının giderilmesi gerekmektedir. İncelenen olayda; davac ının 2006 y ılı sicil raporunun 'orta' olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin yarg ı karar ı ile iptal edilmesi üzerine, ayn ı yıl sicil raporunun yine ayn ı başarı düzeyine kar şılık gelecek not seviyesinde (71 notla yine orta olarak) düzenlenmi ştir. Ayr ıca davac ının hakk ındaki soru şturma ve iddialar ın sadece bununla ilgili sicil hanelerinin değerlendirilmesinde dikkate al ınmas ı gerektiği yönündeki iptal karar ının gerekçesi dikkat e alınmam ış ve yeniden düzenlenen 2006 y ılı sicil raporunda hakk ındaki soru şturma ve Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 6iddialarla ilgili olmayan sicil haneleri ayn ı şekilde olumsuz de ğerlendirilmi ş ve bunun sonucunda davac ının 2006 y ılı sicili yine 71 notla orta olarak düzenlenmi ştir. Belirtilen durum kar şısında, idarenin mevcut Anayasal ve yasal hükümleri gözard ı etmek suretiyle yarg ı karar ının uygulanmamas ı kast ı ile hareket etti ği ve bunun sonucunda davac ının manevi olarak zarara u ğrad ığı kabul edilmelidir. Bu itibarla; olayda manevi tazminat ödenmesini gerektirecek ko şullar oluştuğundan, davac ı hakk ındaki yarg ı karar ını uygulamad ığı saptanan daval ı idarenin, olaydaki kusurunun niteli ği ve ağırlığının dikkate al ınarak Mahkemece takdir edilecek miktarda manevi tazminat ın davac ıya ödenmesine hükmedilmesi gerekmektedir. " 31. Dan ıştay Üçüncü Dairesinin özelle ştirme ihalesi ve i şletme hakk ı verilmesi işlemlerinin yarg ı karar ı ile iptal edilmesine ra ğmen hukuki ve fiilî imkâns ızlık gerekçe gösterilerek iptal karar ının uygulanmamas ı sonucu i şçi akitlerinin feshedilmesinden kaynakl ı olarak uğran ılan zarar ın tazmini için aç ılan davada verilen hükme yönelik 6/11/2006 tarihli ve E.2006/2939, K.2006/4217 say ılı bozma karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Yarg ı kararlar ı gereğinin yerine getirilmesi yukar ıda yer verilen Anayasa ve İdari Yarg ılama Usulü Kanunu uyar ınca zorunlu olmas ına karşın, daval ı idarenin, ... özelleştirilmesi i şlemlerinin iptal edilmesine ili şkin yarg ı kararlar ının gereğini yerine getirmedi ği, bu nedenle de i şyerinde çal ışan işçilerin iş akitlerinin feshedildi ği sonucuna ulaşıldığından... Öte yandan, iptal kararlar ının gereklerinin hukuki veya fiili imkâns ızlık nedeniyle yerine getirilmemi ş olmas ı, ilgililerin bu nedenle ortaya ç ıkan zararlar ının ödenmemesine engel teşkil etmemekte, aksine hukuka ayk ırılığı yarg ı karar ı ile tespit edilen bir i şlem nedeniyle u ğran ılan zararlar ın, bu iptal karar ının uygulanmamas ı nedeniyle telafisi olana ğı ortadan kalkt ığı için tazmin yükümlülü ğü ortaya ç ıkmaktad ır. İptal edilen i şlem nedeniyle do ğan zarar, bu iptal karar ının uygulanmamas ı nedeniyle telafi edilemedi ğine göre, ... do ğan zarar ın muhtemel zarar olarak nitelendirilmesi mümkü n değildir ..." 32. Dan ıştay Beşinci Dairesinin muvafakat verilmemesi i şleminin yarg ı karar ı ile iptali üzerine aç ılan tam yarg ı davas ında verilen hükme yönelik 20/11/2009 tarihli ve E.2007/6374, K.2009/6756 say ılı kısmen bozma karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Davac ının O.S.E. Enstitüsü'nde ö ğrenim görmesini sa ğlayacak kurumlar aras ı nakle n atama işlemine muvafakat verilmemesinin hukuka ayk ırı bulunarak iptal edilmesi ve bu yarg ı karar ının uygulanmas ı aşamas ında Enstitüye 2004 y ılında öğrenci al ınmad ığı gerekçe gösterilerek hukuki ve fiili imkans ızlık nedeniyle davac ının Enstitüde ö ğrenime başlat ılmamas ı karşısında, daval ı idare taraf ından 2001 y ılında kurulan muvafakat vermeme i şleminin davac ının O.S.E. Enstitüsü'ne kay ıt yapt ırmas ına ve böylece yükse k öğrenimle bilgi ve yeteneklerini art ırarak kendisini geli ştirip mesle ğinde ilerlemesine enge l oluşturduğu aç ık olduğundan, davac ının bu nedenle duydu ğu elem ve ac ının k ısmen de olsa manevi tazminatla giderilmesi ve daval ı idarenin hizmet kusurunun a ğırlık derecesine göre 10.000.-TL manevi tazminat isteminin tamam ının kabul edilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin 7.000.-liral ık k ısm ının reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemi ştir." 33. Dan ıştay Beşinci Dairesi 19/11/1996 tarihli ve E.1994/4362, K.1996/3530 say ılı karar ı ile "yurt d ışı görevden yurt içi asli göreve döndürülmeye ili şkin işlemin iptali için Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 7açılan davada verilen iptal karar ının hukuki ve fiili imkans ızlık nedeniyle uygulanamad ığı anlaşılsa da, daval ı idarenin, yarg ı karar ı ile iptal edilen i şlemiyle hizmet kusuru i şlediği" sonucuna ula şılarak Ankara 4. İdare Mahkemesi taraf ından verilen 16/11/1993 tarihli ve E.1991/636, K.1993/1418 say ılı tazminat hükmünü onam ıştır. B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 34. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının birinci cümlesi şöyledir: " Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar ın esas ı konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından, kamuya aç ık olarak ve makul bi r süre içinde, görülmesini isteme hakk ına sahiptir." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 35. Sözle şme'nin adil yarg ılanma hakk ını düzenleyen 6. maddesinde kararlar ın icras ından aç ıkça bahsedilmemekle birlikte Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM), mahkemeye eri şim hakk ından yola ç ıkarak yarg ı kararlar ının icra edilmesi hakk ını adil yarg ılanma hakk ının unsurlar ından biri olarak kabul etmektedir. A İHM'e göre mahkemeye erişim hakk ı, bir uyuşmazl ığı mahkeme önüne götürme ve ayn ı zamanda mahkemece verilen karar ın uygulanmas ını isteme haklar ını da kapsar. Mahkeme kararlar ının uygulanmas ı, yarg ılama sürecini tamamlayan ve yarg ılaman ın sonuç do ğurmas ını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa yarg ılaman ın da bir anlam ı olmayacakt ır (Hornsby/Yunanistan , B. No: 18357/91, 19/3/1997, 40). 36. AİHM'e göre herhangi bir mahkeme taraf ından verilen bir karar ın icras ı, 6. maddenin amaçlar ı bağlam ında davan ın ayr ılmaz bir parças ı olarak dü şünülmelidir (Hornsby/Yunanistan, 40; Scordino/ İtalya (No. 1) [BD], B. No: 36813/97, 29/3/2006, 196). Kamu otoriteleri, nihai yarg ı karar ına uymak için gerekli önlemleri almada ba şarısız olduğu takdirde 6/1. maddenin hükümlerini tüm yararl ı etkilerinden mahrum b ırakm ış olur. (Burdov/Rusya, 37). 37. AİHM, yukar ıdaki prensiplerin -sonuçlar ı davac ının medeni haklar ı üzerinde belirleyici olan idari uyu şmazl ıklara ilişkin yarg ılamalar ba ğlam ında- daha büyük bir öneme sahip oldu ğunu ifade etmektedir. Gerçekte davac ı, devletin en üst idari mahkemesi önünde iptal başvurusunda bulunmak suretiyle yaln ızca hakk ında itirazda bulunulan karar ın iptalini değil ayn ı zamanda ve her şeyden önce söz konusu karar ın neticelerinin ortadan kald ırılmas ını talep etmektedir. Dolay ısıyla davac ının etkili bir şekilde korunmas ı ve hukuka uygunluğun yeniden sa ğlanmas ı idari makamlar ın karar ı icra etme yükümlülü ğünün olmas ını gerektirir ( Hornsby/Yunanistan, 41; Kyrtatos/Yunanistan, B. No: 41666/98, 22/5/2003, 31, 32). 38. AİHM, kesinle şmiş ve bağlay ıcı bir yarg ı karar ının lehine karar verilen taraf ın zarar görmesine ra ğmen infaz edilmemesi durumunda Sözle şme'nin 6. maddesinin teminat altına ald ığı mahkemeye eri şim hakk ının bir anlam ifade etmeyece ğini vurgulamaktad ır. Hangi yarg ı makam ı verirse versin bir yarg ı karar ının veya hükmünün infaz edilmesi, 6. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 8madde anlam ında dava nın tamamlay ıcı unsuru olarak de ğerlendirilmelidir ( Burdov/Rusya, B. No: 59498/00, 7/5/2002, 34). 39. AİHM, Sözle şme'nin 6. maddesi kapsam ında bir yarg ı yerine ula şma hakk ının sadece teorik olarak bu hakk ın tan ınmas ını değil ayn ı zamanda o yarg ı yerinden al ınan nihai karar ın icras ına yönelik me şru bir beklentiyi de korudu ğunu kabul etmi ştir (Apostol/Gürcistan , B. No: 40765/02, 28/2/2007, 54). 40.Süzer ve Eksen Holding A. Ş./Türkiye (B. No: 6334/05, 23/10/2012, 73-75) karar ında 2577 say ılı Kanun'a göre aç ılabilecek tazminat davalar ının yarg ı karar ının icra edilmemesi şikâyetleri bak ımından etkili bir iç hukuk yolu olup olmad ığı tart ışılm ıştır. AİHM bir karar ın uygulanma biçimi nin ilgilinin u ğrad ığı maddi veya manevi zarar ın tazmin edilmesi hususuyla kar ıştırılmamas ı gerektiğini vurgulam ıştır. AİHM tam yarg ı davalar ında bir yarg ı karar ını uygulamaman ın genellikle hizmet kusuru olarak de ğerlendirildi ği doğru olsa dahi bu durumun bundan dolay ı ortaya ç ıkan zarar ın tazminini sa ğlamak için yeterli olmad ığını belirtmiştir. 41. AİHM 2577 say ılı Kanun'un özel hüküm (lex specialis) niteliğindeki hükümleri kapsam ında öngörülen hukuk yolunun -mevcut davada oldu ğu gibi- yarg ı kararlar ının uygulanmamas ına dayand ırılan şikâyetler bak ımından uygun tazminat yolu olu şturmad ığını belirtmiştir. AİHM ayn ı kararda, genel hüküm niteli ğindeki tam yarg ı davas ı hükümlerinin idare taraf ından yarg ı kararlar ının icra edilmemesi konusunda uygulanabilece ği varsay ılsa dahi hem teorik hem de pratik olarak bu tarz bir davada etkinlik ve eri şebilirlik şartlar ının oluştuğunun ispatlanamad ığını vurgulam ıştır. AİHM bu ba ğlamda, Türk hukukuna göre yarg ı kararlar ının aynen icras ının önünde a şılamaz bir engelin varl ığı saptanm ışsa idarenin başvuranlara mevcut durumun özelliklerine uygun olarak eski hâle getirmeye (restitutio in integrum) denk dü şecek en uygun alternatif çözümü teklif etme yükümlü ğünün oldu ğunu hat ırlatm ıştır. AİHM'e göre ba şvurucular ın lehine herhangi bir sonuç do ğuracağı varsay ılsa dahi tam yarg ı davas ından elde edecekleri sonuç, iptal davalar ında elde ettiklerinden farkl ı olmayacakt ır (Süzer ve Eksen Holding A. Ş./Türkiye , 95-98). 42.Reisner/Türkiye (B. No: 46815/09, 21/7/2015, 48-50) karar ına konu olayda ise bir bankaya elkonulmas ı işleminin yarg ı karar ıyla iptal edilmesine ra ğmen bu bankan ın üçüncü bir ki şiye sat ışı nedeniyle söz konusu yarg ı karar ının uygulanmamas ı söz konusudur. AİHM başvurucunun dava açabilmekle birlikte iptal karar ının icras ının mümkün olamad ığına dikkati çekmi ştir. AİHM'e göre yerel icra usulünün karma şıklığı veya devletin bütçe sistemi, Sözleşme uyar ınca bağlay ıcı ve icra edilebilir yarg ısal kararlar ın makul bir süre içinde icra edilmesini herkes için sa ğlama yükümlülü ğünden devleti muaf tutamaz. V. İNCELEME VE GEREKÇE 43. Mahkemenin 3/12/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 44. Başvurucu; Tiflis'e atanmas ına dair kararnameyi iptal eden yarg ı karar ının kesinleştiğini ancak kesinle şmesine ra ğmen uygulanmad ığını, liyakat ına, ald ığı puana uygun, hak ettiği bir yerde çal ışmas ına engel olundu ğunu ve bu durumun anayasal haklar ını ihlal ettiğini ileri sürmektedir. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 9B. Değerlendirme 45. Anayasa'n ın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 46. Anayasa n ın 138. maddesinin son f ıkras ı şöyledir: "Yasama ve yürütme organlar ı ile idare, mahkeme kararlar ına uymak zorundad ır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlar ını hiçbir suretle de ğiştiremez ve bunlar ın yerine getirilmesini geciktiremez." 47. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Bu çerçevede ba şvurucunun yukar ıda yer verilen şikâyetlerinin özünün kesinle şmiş yarg ı karar ının uygulanmad ığı hususuna ili şkin olduğu görüldüğünden belirtilen ihlal iddias ı niteliği gereği karar ın icras ı hakk ı bağlam ında incelenmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden48. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Erol Aksoy ([GK], B. No: 2016/11026, 12/12/2019) karar ında; 2577 say ılı Kanun'un 28. maddesinin üçüncü f ıkras ında öngörülen tazminat yolunun idarenin mahkeme kararlar ını uygulama yönündeki anayasal yükümlülüklerini ortadan kald ırmad ığını, bu tazminat hükümlerinin karar ın uygulanmamas ını n alternatif bir yolu olarak kabul edilemeyece ğini ve idareyi karar ı uygulamaktan al ıkoymamas ı gerektiğini ifade etmi ştir. Ayr ıca idarenin hukuki veya fiilî imkâns ızlıklar olsa dahi her durumda karar ı uygulamak için elinden gelen her gayreti gösterdiğini ve ilgiliye eski hâle getirme ilkesine göre en uygun alternatif çözümü önererek yarg ı karar ına uyma iradesini haiz oldu ğunu ortaya koymas ı gerektiği belirtilmi ştir. Bu doğrultuda kesinle şmiş bulunan yarg ı kararlar ının uygulanmad ığı durumlarda karar ın icras ı hakk ından şikâyet edebilmek ad ına başvurucular ın başka bir yolu tüketmeye, tazminat davas ı açmaya zorlanamayaca ğı tespit edilmi ştir (Erol Aksoy , 47-58). 49. Somut ba şvuruda, kesinle şmiş bir iptal hükmünün icra edilmedi ği yönünde ihlal iddias ında bulunuldu ğundan ba şvurucunun ayr ıca başka bir yolu tüketmesine gerek bulunmamaktad ır. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan karar ın icras ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 50. Hukuk güvenli ği ve hukukun üstünlü ğünün sağlanabilmesi için devletin her türlü işlem ve eyleminin yarg ı denetimine aç ık olmas ı gerekir. Nitekim Anayasa n ın 125. maddesinin birinci f ıkras ının ilk cümlesinde İdarenin her türlü eylem ve i şlemlerine kar şı yarg ı yolu aç ıktır. denilmek suretiyle bu husus anayasal güvenceye kavu şturulmuştur. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 10Ancak hukuk güvenli ğinin ve hukukun üstünlü ğünün sağlanmas ı için devletin i şlem ve eylemlerine kar şı yarg ı yolunun aç ık tutulmas ı yeterli olmay ıp yarg ı mercileri taraf ından verilen kararlar ın gecikmeksizin uygulanmas ı da gerekir. Yap ılan yarg ısal denetim neticesinde bir i şlemin hukuka ayk ırı olduğu tespit edilmesine ra ğmen işlemin iptali yönündeki karar ın uygulanmamas ı, devletin i şlem ve eylemlerine kar şı yarg ı yolunun aç ık tutulmas ını anlams ız hâle getirir. Zira hukuk güvenli ği ve hukukun üstünlü ğü sadece hukuka ayk ırılıklar ın tespit edilmesiyle de ğil bunlar ın tüm sonuçlar ıyla ortadan kald ırılmas ıyla sağlanabilir (AYM, E.2012/73, K.2013/107, 3/10/2013). 51. Anayasa'n ın 138. maddesinin dördüncü f ıkras ına göre yasama ve yürütme organlar ı ile idare, mahkeme kararlar ına uymak zorundad ır. Bu hükümde mahkeme kararlar ına uyma ve bu kararlar ı değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organlar ı ile idare lehine herhangi bir istisnaya yer verilmemi ştir. Yarg ı kararlar ının ilgili kamu makamlar ınca zaman ında yerine getirilmedi ği bir devlette, bireylerin yarg ı karar ıyla kendilerine sa ğlanan hak ve özgürlükleri tam anlam ıyla kullanabilmeleri mümkün olmaz. Dolay ısıyla devlet, yarg ı kararlar ının zaman ında icra edilmesini sa ğlayarak bireyle r aleyhine olu şabilecek hak kay ıplar ını engellemekle ve bu yolla bireylerin kamu otoriteleri ile hukuk sistemine olan güven ve sayg ılar ını korumakla yükümlüdür. Bu sebeple Anayasa'n ın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesinin bir gere ği olarak bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve sayg ılar ını koruma ad ına vazgeçilemez bir görev ifa eden yarg ı kararlar ının zaman ında icra edilmeyerek sonuçsuz b ırak ılmas ı kabul edilemez (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Arman Mazman , B. No: 2013/1752, 26/6/2014, 61). 52. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı organlar ına davac ı veya daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. An ılan maddeyle güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı, kendisi bir temel hak niteli ği taşımas ının ötesinde di ğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmay ı ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu ba ğlamda Anayasa'n ın yasama ve yürütme organlar ı ile idarenin mahkeme kararlar ına uyma zorunlulu ğunu ve mahkeme kararlar ının değiştirilemeyece ği ile uygulanmas ının geciktirilemeyece ğini ifade eden 138. maddesinin de adil yarg ılanma hakk ının kapsam ının belirlenmesinde gözetilmesi gerekti ği aç ıktır (Arman Mazman , 57). 53. Anayasa n ın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlü ğü ve adil yarg ılanma hakk ı, sadece yarg ı mercileri önünde davac ı ve daval ı olarak iddia ve savunmada bulunma hakk ını değil yarg ılama sonunda hakk ı olan ı elde etmeyi de kapsayan bir hakt ır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010). Bu ba ğlamda mahkemeye eri şim hakk ı mahkemece verilen karar ın uygulanmas ını isteme haklar ını da kapsar. Mahkeme kararlar ının uygulanmas ı yarg ılaman ın d ışında olmakla birlikte onu tamamlayan ve yarg ılaman ın sonuç doğurmas ını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa yarg ılaman ın da bir anlam ı olmayacakt ır. Bu nedenle yarg ı kararlar ının uygulanmas ı mahkemeye eri şim hakk ı kapsam ında değerlendirilmektedir. Buna göre yarg ılama sonucunda mahkemenin bir kara r vermiş olmas ı yeterli de ğildir, ayr ıca bu karar ın etkili bir şekilde uygulanmas ı da gerekir. Hukuk sisteminde, nihai mahkeme kararlar ını taraflardan birinin aleyhine sonuç do ğuracak şekilde uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler bulunmas ı veya mahkeme kararlar ının icras ının herhangi bir şekilde engellenmesi hâllerinde mahkemeye eri şim hakk ı da anlam ını yitirecektir ( Ahmet Y ıldırım, B. No: 2012/144, 2/10/2013, 28). 54. Anayasa'n ın 138. maddesinin son f ıkras ında düzenlenen yarg ı kararlar ının geciktirilmeksizin uygulanmas ı yükümlülü ğü, hukukun genel ilkelerinden biri olarak da Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 11kabul edilen kesin hükme sayg ı ilkesinin de bir gere ğidir. Çünkü bir hukuk sisteminde yarg ının verdiği ve bağlay ıcı olan kesin hüküm, zarar gören taraflardan biri aç ısından işlevsiz duruma getirilmi şse adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerin bir anlam ı kalmayacakt ır (Arman Mazman , 65). 55. Karar ın icras ı hakk ı; uyuşmazl ığın mahiyeti, icra edilecek karar ın niteliği, yarg ılama s ıras ında veya sonras ında meydana gelen maddi ve hukuki ko şullar ın olas ı etkileri nedeniyle yarg ı karar ının mutlak anlamda aynen uygulanmas ının sağlanmas ı yönünde bir güvenceyi içermemektedir. Bunun yan ında bir iptal karar ını icra etmenin fiilen veya hukuken imkâns ız olduğu olağanüstü ko şullarda dahi idarenin uygulama yükümlülü ğü ortadan kalkmamaktad ır. Aynen icran ın hukuken veya fiilen imkâns ız olduğu hâllerde ifan ın şeklinde değişikliğe gidilmesi mümkün görülmelidir. Aynen icran ın önünde engellerin mevcut oldu ğu durumlarda icra biçiminde de ğişikliğe gidilmesi mümkün olsa da bunun ilgilinin yeniden yarg ıya başvurmas ına gerek kalmayacak şekilde yap ılmas ına ve alternatif tedbirin ki şiye sağlayacağı tatminin aynen icraya nazaran bariz bir nispetsizlik içinde olmamas ına öze n gösterilmelidir. İdare, hukuki veya fiilî imkâns ızlıklar olsa dahi her durumda karar ı uygulamak için elinden gelen her gayreti gösterdi ğini ve karar ı uygulama önündeki engellerin aşılamaz oldu ğunu ispatlamak zorundad ır. Bu gibi hâllerde idare, ilgiliye eski hâle getirme ilkesine göre en uygun alternatif çözümü önererek söz konusu karara uyma iradesinde olduğunu aç ıkça ortaya koymal ıdır (Erol Aksoy , 53). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 56. Başvurucu, Tiflis'e atanmas ının ard ından puan ının Londra ve Va şington gibi şehirlerin mü şavirliklerine atanmaya yetti ği ve Tiflis'e atanmas ının hukuka ayk ırı olduğu iddias ıyla 2006 y ılında iptal davas ı açm ıştır. Bu yarg ısal süreçte iptal karar ı 12/5/2010 tarihinde verilmi ştir. İptal karar ında başvurucunun puan ı ile atanmak istedi ği şehirlerde görevlendirilen ki şilerin puanlar ı karşılaştırılm ış ve bu şehirlere atanan ki şilerin görevi vekâleten yürüttü ğü hususlar ına da dikkat çekilerek yüksek puan ortalamas ı bulunan başvurucunun Tiflis'te görevlendirilmesinin hukuka ayk ırı olduğu ifade edilmi ştir. Dolay ısıyla iptal hükmü yetki ve şekil unsurlar ına ilişkin bir eksikli ğe değil doğrudan esasa ilişkindir ve ba şvurucunun puan ının talep etti ği şehirlerde görevlendirilen ki şilerin puanlar ı dikkate al ındığında bu şehirlere atanmaya yetti ğini ifade etmektedir. İptal karar ı 2/10/2014 tarihinde onanm ış ve 2/7/2015 tarihinde de karar düzeltme istemi reddedilerek kesinle şmiştir. Başvurucu, idareye ba şvurarak iptal karar ının uygulanmas ını istemiş; talebi reddedilince dava açm ış ancak bu dava da reddedilmi ştir. Somut ba şvuruya temel olan süreçte esasa ili şkin olarak verilen, kesinle şmiş ve fakat uygulanmam ış olan bir yarg ı karar ının varl ığı hususund a tereddüt bulunmamaktad ır. 57. Anayasa'n ın 11. maddesine göre Anayasa hükümleri; yasama, yürütme ve yarg ı organlar ını, idare makamlar ını, diğer kurulu ş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallar ıdır. Kamu makamlar ının yarg ı kararlar ına uyma zorunlulu ğunun dayana ğı ise Anayasa'n ın emredici nitelikteki 138. maddesinin dördüncü f ıkras ı hükmüdür. Bu ba ğlamda Anayasa'n ın anılan hükümleri uyar ınca devletin yarg ı kararlar ına uyulmas ını sağlayacak tedbirleri sağlamas ı ve gerekli mekanizmalar ı oluşturmas ı zorunludur. 58.İdari yarg ı kolunda aç ılan davalar (idari sözle şmelerden kaynaklanan baz ı davalar hariç), idari fonksiyonun eylem ya da i şlem şeklinde tezahür etmesi üzerine idari fonksiyonu icra eden kamu makam ına karşı aç ılan iptal ve tam yarg ı davalar ıdır. Dolay ısıyla iptal ya da kabul hükmünün muhatab ı, organik olan ı da kapsayacak şekilde fonksiyonel Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 12anlamda idare makamlar ı olmaktad ır. Bununla birlikte idarenin yarg ı karar ını icra etmemesi/edememesi hâli salt kendi iradesinden kaynaklanmayabilir. Lehine karar verilen kişinin ölmesi, mirasç ısının bulunmamas ı, statüsünün de ğişmesi, uyu şmazl ık konusu hukuki durumun ortadan kalkmas ı gibi örneklerin ço ğaltılabileceği hâllerde kamu gücünün herhangi bir dahli bulunmadan idarenin iptal ya da kabul hükmünü uygulamas ı fiilen mümkü n olmaktan ç ıkabilecektir. Bu gibi hâllerde karar ın icras ı hakk ına yönelik olarak kamu gücü taraf ından gerçekle ştirilen bir ihlalin varl ığından söz edilemeyebilir. Bunun yan ında idarenin yarg ı karar ını icra etmemesi/edememesi hâli kamu gücünü kullanan farkl ı mercilerin edimlerinden, müdahalelerinden de kaynaklanabilir. Bu durumlarda do ğrudan iptal ya da kabul karar ının muhatab ı olmasa dahi kamu gücünü kullanan bir kamu makam ının müdahalesinden/etkisinden söz etmek ve bu etkiyi hakk ın ihlal edilip edilmedi ği bağlam ında değerlendirmek mümkündür. 59. Somut olayda iptal karar ının uygulanmama sebebi, gerek MEB'den al ınan bilgiden gerek Londra'ya atanma talebini reddeden i şleme kar şı aç ılan davada verilen karardan gerekse de Dan ıştay Birinci Dairesinin 1/10/2012 tarihli karar ından anla şıldığı üzere başvurucunun Tiflis'te yurt d ışı görevini ifa edip yurda dönmesi nedeniyle tekrar görevlendirilebilmek için yeniden s ınava girip ba şarılı olma ko şulunu yerine getirmesi yönündeki gerekliliktir. Zira iptal hükmü ba şvurucunun hâlihaz ırda (yarg ılama devam ederken) zaten yerine getirmi ş olduğu yurt d ışı görevine, bu görev süresince hangi ülkede/şehirde bulunaca ğına ilişkindir. Bu ba ğlamda idare makamlar ı ve yarg ı organlar ı, yerine getirilmi ş bir göreve dair iptal karar ının uygulanmas ının fiilen mümkün olmad ığını tespit etmi şlerdir. Bu tespit ise belirtildi ği üzere 2006 y ılında aç ılan davada, iptal karar ı verilene de ğin başvurucunun üç y ıllık yurt d ışı görev süresini tamamlayarak yurda dönmü ş olmas ından ileri gelmektedir. Bu durum ayn ı zamanda i şlemin sadece üç y ıllık bir süre için belirleme içermesinden ve bu süre sonunda yurt d ışı görevin sona erip i şlemin etkilerini yitirecek olmas ından, bir ba şka ifadeyle somut uyu şmazl ığın özelliğinden de ileri gelmektedir. Ba şvurucunun yeniden yurt d ışı göreve gidebilmesi ad ına da yukar ıda an ılan mevzuat gere ği (bkz. 28) yeniden s ınav sürecine dâhil olmas ı gerektiği aç ıktır. Sonuç olarak yerine getirilmi ş ve her seferinde s ınav şart ı gerektiren belirli süreli yurt d ışı görevine dair bir i şleme ilişkin olmas ının da etkisiyle verildi ği tarih itibar ıyla fiilen ve hukuken uygulanmas ı mümkün olmayan bir iptal hükmünün söz konusu oldu ğu idari ve yarg ısal makamlarca tespit edilmi ş bulunmaktad ır. 60. Anayasa Mahkemesi, yarg ılama süresinin makullü ğüne ilişkin ölçüt ve ilkeleri istikrar kazanm ış içtihad ı (Selahattin Aky ıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013), yineleyen çok say ıda karar ı ile tespit etmi ş bulunmaktad ır. Buna göre medeni hak ve yükümlülüklere yönelik, idari yarg ı alan ındaki karma şık olmayan iki dereceli uyu şmazl ıklar için kanun yolu (temyiz ve karar düzeltme a şamalar ı) dâhil olmak üzere dört y ılın üzerine ç ıkan yarg ılama süreçleri makul sürede tamamlanm ış olarak kabul edilmemektedir. Somut ba şvuruya konu yarg ılama sürecinde uyu şmazl ık, görevlendirme i şleminden do ğmaktad ır ve işlemin karma şık bir uyuşmazl ığa vücut vermedi ği görülmektedir. Somut olayda ba şvurucunun ilk etapt a düzenleyici i şlemlerle birlikte atama i şlemini dava konusu etti ği ve düzenleyici i şlemin atam a işlemi ile maddi hukuki ba ğı bulunmad ığından dilekçe ret karar ı verildiği görülmektedir. Bu dilekçe ret karar ı nedeniyle başvurucunun atama i şlemine kar şı doğru davay ı işlemin üzerinden yakla şık 8 ay geçtikten sonra açt ığı, davay ı açarken de yürütmenin durdurulmas ı isteminde bulundu ğu ancak davan ın yürütmenin durdurulmas ı istemi hakk ında bir kara r verilmeden süre a şımından reddedildi ği anlaşılmaktad ır. Bütün olarak yarg ılama süreci kanun yolu dâhil toplam sekiz y ıldan fazla bir zaman diliminde tüketilmi ştir. Salt derece mahkemesi süreci, ilk etapta ba şvurucunun ilgisiz düzenleyici i şlemleri dava konusu etmesi Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 13ard ından süre ret karar ı verilmesi ve Dan ıştay ın bozma karar ı üzerine esasa geçilmesi nedeniyle üç y ıllık bir zaman dilimine yay ılm ıştır. Dan ıştay ın süre ret karar ını bozmas ı üzerine işin esas ına geçilmesinin ard ından idare mahkemesince uyu şmazl ığın bir y ıldan k ısa bir sürede sonuca ba ğlanarak iptal karar ı verildiği görülmektedir (bkz. 12-20). 61. Başvurucunun ilk etapta davay ı açarken dilekçesini yanl ış kurgulamas ı söz konusu ise de salt bu durum nedeniyle karar ın uygulanamad ığını, başvurucunun icra edilememede salt bu nedenle kusurlu oldu ğunu söylemek, yurt d ışı görevinin henüz ilk y ılı dolmadan dava aç ılm ış olmas ı karşısında mümkün görünmemektedir. Di ğer tarafta n yarg ılama süreci, bütün olarak ele al ındığında makul süreyi a şmıştır. Ancak yarg ılama makul sürede (dört y ıl içinde, 2006-2010) sonuçlanm ış olsa dahi iptal hükmünün aynen ifan ın kesin olarak gerçekle şeceğini söylemek mümkün de ğildir. Zira i şleme ilişkin iptal karar ının aynen ifa edilmesi ancak üç y ıllık görev süresi dolmadan verilecek bir iptal karar ı ile mümkün olup bu karar da sadece görev süresinin geri kalan k ısm ı için bir etki yaratacak/geçerli olacakt ır. Bu minvalde olaya bak ıldığında başvurucunun yan ında idarenin de hatta yarg ısal süreçteki göreli gecikme nedeniyle yarg ı organ ının da iptal hükmünün icra edilememesi noktas ında net/aç ık ve tek ba şına sebep te şkil edecek bir kusurunun bulundu ğu söylenemez. 62. İdareye bu noktada atfedilebilecek tek kusur yarg ı karar ı ile iptal edilmi ş olan hukuka ayk ırı bir işlemin tesis edilmesidir. Ancak bu husus da i şlem nedeniyle aç ılacak tazminat davas ının konusu olup, ba şvurucunun ne dava dilekçesinde ne de bireysel ba şvuru dilekçesinde bir tazminat talebi söz konusudur. Di ğer yandan somut olayda; lehine karar verilen ki şinin ölmesi, mirasç ısının bulunmamas ı, statüsünün de ğişmesi gibi karar ın icras ını herhangi bir ihlale vücut vermeden imkâns ız k ılan bir durum da söz konusu de ğildir. Zira başvurucu halen MEB bünyesinde çal ışmaktad ır. 63. Bu ba ğlamda hatal ı bir işlem tesis eden ve bu i şleme ilişkin verilen muhatab ı olduğu iptal karar ı -somut sürecin özellikleri (i şlemin/görevin niteli ği, görev sona erdikten sonra iptal karar ı verilmesi) nedeniyle- uygulanamaz hâle gelen idarenin ba şvurucuya eski hâle getirme ilkesine göre en uygun alternatif çözümü önererek iptal karar ına uym a iradesinde oldu ğunu ortaya koymas ı gerekmektedir. Dosya içinde bulunan ve idarece sunulan belgelere bak ıldığında idarenin somut olayda böyle bir alternatif çözüm önerdi ği ve/veya pasif bir tutum sergilemedi ği söylenemez. 64. Bu hâle göre ba şvurucu lehine verilen kesinle şmiş bir iptal karar ının var oldu ğu ve uygulanamad ığı, bu uygulanamama hâline net/aç ık olarak herhangi bir kamusal müdahalenin tek ba şına sebep olmad ığı, başvurucudan kaynaklanmayan farkl ı etkenlerin bir araya gelmesi ile karar ın uygulanamaz hâle geldi ği ve fakat bununla beraber herhangi bir ihlale vücut verilmeden uygulamay ı imkâns ız k ılan (ölüm, statü de ğişikliği) bir durumun da söz konusu olmad ığı, ayr ıca idarenin de iptal hükmünün uygulanmas ını sağlamak ad ına eski hâle getirme ilkesine göre en uygun alternatif çözümü önermek noktas ında bir giri şimde bulunmad ığı anlaşıldığından başvurucunun karar ın icras ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. 65. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında karar ın icras ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 143. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 66. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 67. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmu ştur, tazminat istemi söz konus u değildir. 68. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hak ve hürriyetin ihlal edildi ğine kara r verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için teme l kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmenin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulmas ı, ihlale konu karar ın veya işlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin alınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018 , 55). 69.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kayna ğının belirlenmesi gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yarg ısal işlemler veya yasama i şlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kayna ğının belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bak ımından önem ta şımaktad ır (Mehmet Do ğan, 57). 70.İhlalin idari eylem ve i şlemden kaynakland ığı durumlarda 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca Anayasa Mahkemesi her somut olay ın koşullar ını dikkate alarak yap ılmas ı gerekenlere hükmeder ( Ali Kayan , B. No: 2015/9814, 20/3/2019, 86). 71.İlgili mahkemenin tespit edilen ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırma imkân ının bulunmad ığı durumlarda ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için karar ın bir örne ğinin ilgili idareye gönderilmesi gerekebilir. Bu ba ğlamda idarece öncelikle yap ılmas ı gereken i ş, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı doğrultusunda bir temel hak ve hürriyetin ihlaline yol açan idari eylem veya i şlemin ortadan kald ırılarak tespit edilen ihlalin sonuçlar ını gidermek için gereken i şlemlerin yap ılmas ıdır. Bu çerçevede ihlal, yerine getirilmeyen usule ili şkin bir eksiklikten kaynaklan ıyorsa söz konusu i şlemin hak ihlaline yol açmayacak şekilde yeniden (veya daha önce hiç yap ılmam ışsa ilk defa) yap ılmas ı icap etmektedir ( Ali Kayan , 87). 72. Anayasa Mahkemesi kesinle şmiş yarg ı karar ının uygulanamamas ı nedeniyle başvurucunun adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. Somut ba şvuruda ihlal sonucuna ula şılm ış ise de iptal karar ının fiilen ve hukuken uygulanamayacak durumda Başvuru Numaras ı: 2015/14743 Karar Tarihi : 3/12/2020 15olmas ı nedeniyle eski hâle getirme kural ına göre karar ın idareye gönderilmesinde hukuki yarar bulunmamaktad ır. Başvurucunun tazminat talebinin de olmad ığı dikkate al ındığında ihlalin tespitiyle yetinilmesine karar verilmesi gerekti ği kanaatine ula şılm ıştır. 73. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harc ın başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde hüküm alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında karar ın icras ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Millî E ğitim Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE, D. 226,90 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 3/12/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ