Başvuru, aynı yerleşke içinde bulunan tutuklu eşiyle açık ve kapalı görüş yaptırılmaması ile eşle yapılan telefon görüşmesinin hem arayan hem de aranan yönünden haftalık telefonla görüşme hakkından düşürülmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aynı yerleşke içinde bulunan tutuklu eşiyle açık ve kapalı görüş yaptırılmaması ile eşle yapılan telefon görüşmesinin hem arayan hem de aranan yönünden haftalık telefonla görüşme hakkından düşürülmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Şikâyet konusu müdahale tarihi itibarıyla başvurucu ve eşi İzmir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklu olarak bulunmaktadır. Başvurucu aynı yerleşke içinde bulunduğu eşi ile 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince açık ve/veya kapalı görüş yapma talebinde bulunmuştur. Başvurucu ayrıca 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince haftalık telefon görüşmesinin sadece kendisinden ya da eşinin telefon hakkından düşülmesi talebinde bulunmuştur. Kurum 15/3/2019 tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararda Kurumda barındırılan hükümlü ve tutukluların kurum içi görüşmelerine, terör örgütü ve diğer suç örgütlerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabilecek, Kurumun düzenini tehlikeye düşürebilecek ve benzeri güvenlik açısından sakıncalı hâllerin ön görülmesi durumunda her ziyaret talebi yönünden ayrı ayrı incelenmek suretiyle Kurum tarafından ziyaret talebinin kısıtlanabileceği açıklanmıştır. Ayrıca birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barındırılmakta olan hükümlü veya tutukluların görüşmelerine, terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkân sağlayabilecek, ceza infaz kurumu düzenini tehlikeye düşürebilecek ve benzeri güvenlik açısından sakıncalı hâllerin olmadığı Kurum müdürlerinin yazılı görüşü ile belirlenerek her ziyaret talebi yönünden ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı izniyle mümkün olacağı belirtilmiştir. Kararda farklı ceza infaz kurumlarında bulunan mahpusların Tüzük'ün "telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı maddesine göre maddenin (1) numaralı fıkrasında sayılan kişilerden olması kaydıyla, (f) bendinde belirtilen on dakikalık süre ile sınırlı olmak suretiyle, hem arayan hem de aranan hükümlü tutuklu yönünden haftalık telefon hakkını kullanmış sayılarak talep edenlerin belirlenen program dahilince görüştürüleceği ifade edilmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 8/4/2019 tarihli yazısında söz konusu Kurumun kampüs alanı içerisinde bulunan ceza infaz kurumlarında kapasitenin çok üzerinde (000'e yakın) hükümlü ve tutuklu barındırılması, kurumların fiziki şartları ve personel yetersizliği, jandarma personelinin sayıca azlığı ve ring araçlarının eksik oluşu gibi şartlar göz önüne alındığında bahse konu Yönetmelikte yapılan değişiklik gereğince Kurum kampüsü bünyesinde bulunan hükümlü ve tutukluların aynı Yönetmeliğin maddesinin fıkrasında sayılan yakınlarıyla görüşmelerinin sağlanmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu 23/8/2019 tarihli dilekçe ile karara karşı şikâyet yoluyla Karşıyaka İnfaz Hâkimliği'ne (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. Başvurucu şikayet dilekçesinde, aynı yerleşke içinde bulunan tutuklu eşiyle gerek açık gerekse kapalı usulle görüştürülmesi ve eşi ile yaptığı telefon görüşmesinin kendisinin ya da eşinin haftalık telefon görüşme hakkından düşülmesi suretiyle başka bir yakını ile telefon görüşmesi yapabilmesi için yaptığı başvurunun reddedilmesi nedeniyle on üç yaşındaki oğluyla görüşemediğini belirtmiştir. Başvurucunun şikâyetini değerlendiren İnfaz Hakimliği 29/8/2019 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Kararda Tüzük ve Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında hükümlünün itirazında belirttiği aynı hafta içinde hem telefon hem açık görüşe çıkma haklarının yeniden belirlenmesi hakkında düzenleme yapma yetkisinin Kurum'a ait olduğu anlaşıldığından Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18/9/2019 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu nihai hükmü 30/9/2019 tarihinde öğrendikten sonra 23/10/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.