5. Hukuk Dairesi 2025/12247 E. , 2026/4440 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1313 Esas, 2025/1256 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/133 Esas, 2024/123 Karar Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen kıyı kemar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmin…
5. Hukuk Dairesi 2025/12247 E. , 2026/4440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1313 Esas, 2025/1256 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/133 Esas, 2024/123 Karar Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen kıyı kemar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 4827 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıyı denizin uzantısı olduğuna göre böyle bir yer özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini, davacı dava konusu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını bilerek satın aldığını, davacının iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini, davacı lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacıların murisi tarafından 1969 yılında satış yoluyla edinildiğini ve özel mülkiyete konu edilmesinden sonra kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ve mülkiyet hakkının kullanılamaz hale geldiğinin anlaşıldığı, bu durumda; tapu sicilini tutmakla görevli Devletin tazminat sorumluluğunun doğduğunun kabul edildiği, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabulü ile emsal kıyaslaması yapılarak değerinin tespit edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacıların murisinin 1969 tarihli tapulama işlemi ile dava konusu taşınmaza malik olduğu, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 03.06.2020 tarihli ve 3019 yevmiye numaralı işlemle " bu taşınmazın bir kısmı veya tamamı kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kalmaktadır." şeklinde şerh düşüldüğü ve davacılar mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. 3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.