21. Hukuk Dairesi 2016/11688 E. , 2018/2192 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A…
**21. Hukuk Dairesi 2016/11688 E. , 2018/2192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsamına ve sebeplerine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dava, iş kazası nedeniyle maluliyete bağlı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının, 07.08.2012 tarihinde davalı iş yerinde kaza geçirdiği, bu durumun SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, davacının 25 gün istirahatli kaldığı ve Kurumdan geçici iş göremezlik ödemesi aldığı, iş kazası nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşmadığı, Mahkeme tarafından alınan kusur bilirkişileri heyet raporunda davacı için %30 müterafik kusurun takdir edildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, manevi tazminat talebine ilişkin ret sebebinde, ıslah yoluyla manevi tazminatın talep edilemeyeceği gerekçesine dayanılmıştır. Manevi tazminat talebi ile ilgili hüküm kurulurken, davacının manevi tazminat istemiyle ilgili dilekçesinin hukuki değerlendirmesinde yanılgıya düşüldüğü görülmektedir. Dosya kapsamına göre, davacı tarafın manevi tazminat talebini de kapsayan ıslah dilekçesine ilişkin olarak, 06.07.2015 tarihinde ıslah başvuru harcını da yatırdığı anlaşılmaktadır. Gerçekten ıslahla dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınmasının mümkün olmadığı, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmadığı, bu yöndeki istemlerin davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere reddinin gerektiği dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan harca tabi davalarda her dava açılırken davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte dava açılmış sayılır.