Başvuru, Yargıtay Başkanlar Kurulunun kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, bu karara karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Yargıtay Başkanlar Kurulunun kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı karar vermesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, bu karara karşı yargı yolunun kapalı olması nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 6/11/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) bildirilmiştir. Bakanlık, görüşünü 10/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, başvurucuya 29/12/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adalet Meslek Yüksekokulundan mezun olmuş; yirmi üç yıl çalıştığı Yargıtayda son 8 yıl şeflik kadrosunda görev yapmıştır. 22/2/2008 tarihli ve 47 sayılı Yargıtay Yönetim Kurulu Kararıyla Yargıtay Başkanlığında açık bulunan yazı işleri müdürlüğü ve diğer kadrolara atama yapılabilmesi için görevde yükselme eğitimi açılmasına karar verilmiş ve 26/3/2008 tarihinde Sınav Kurulu ve Yönetim Kurulunca görevde yükselme eğitimine katılacak personel listesi belirlenerek ilan edilmiştir. Başvurucu, Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu olması nedeniyle 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası ve 3/8/2005 tarihli ve 25895 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin özel şartlar başlıklı maddesi uyarınca öncelikli seçilecekler arasında yer alması gerektiğini belirterek değerlendirmeye itiraz etmiştir. Yargıtay Yönetim Kurulu, 1/4/2008 tarihli ve 122 sayılı kararıyla Sınav Kurulunca yapılan incelemelerde herhangi bir maddi hatanın bulunmadığını, karara karşı Başkanlar Kuruluna itiraz etme hakkının bulunduğunu belirterek başvurucunun talebini reddetmiştir. Ret kararı üzerine başvurucu, Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin maddesinin ikinci fıkrası hükmü ve Ek-1 Değerlendirme Formunda yer alan takdirname sayısal puan kısmı ile Yargıtay Yönetim Kurulu Kararı ve sınav aday listesinin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi, 24/4/2008 tarihli ve E.2008/639, K.2008/750 sayılı kararıyla “2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun maddesinde Yargıtay Yönetim Kurulu Kararlarına karşı Yargıtay Başkanlar Kuruluna itiraz yolunun öngörüldüğü…” gerekçesiyle dava dilekçesinin görevli idari mercii olan Yargıtay Başkanlar Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir. Yargıtay Başkanlar Kurulu 21/5/2008 tarihli ve 16 sayılı kararıyla başvurucunun talebini kesin olarak reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“…1- Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulan çerçeve yönetmeliğe göre ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerinin görevde yükselme kriterlerinin objektif nitelikte olması, birlik ve beraberlik içinde uygulama yapılabilmesi amacıyla hazırlandığı anlaşılmakla Remziye Baykal’ın yerinde görülmeyen taleplerinin Yargıtay Kanununun maddesinin birinci fıkrasının d bendi uyarınca kesin olarak reddine,2- Kararın adı geçene tebliğine, 21/5/2008 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.” Başvurucu, Yargıtay Başkanlar Kurulu kararının iptali, Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin maddesinin ikinci fıkrası ile anılan Yönetmelik’in Ek-1 değerlendirme formunda yer alan takdirname sayısal puan kısmının iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucu ayrıca 2797 sayılı Kanun’un, Başkanlar Kurulunun görevlerini düzenleyen maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendi ve aynı maddenin son fıkrasının ve sondan bir önceki fıkrada yer alan “1 (d) bentlerinde” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi, 17/6/2008 tarihli ve E.2008/1076 sayılı ara kararıyla 2797 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan “kesin olarak” ifadesi ve aynı maddenin son fıkrasında yer alan “Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.” cümlesinin Anayasaya aykırı olduğunu belirterek itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve davanın geri bırakılmasına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi, 21/1/2010 tarihli ve E.2008/74, K.2010/15 sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “…Yargıtay Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde geçen “kesin olarak” ibaresi, Yönetim Kurulu kararlarına yönelik itirazların inceleme mercii olan Başkanlar Kurulunun bu konudaki kararlarının biçimsel yönden kesin, uygulanabilir ve bağlayıcı nitelikte olduğunu ifade etmektedir. Yargıtay Yönetim Kurulunun 2797 sayılı Yasa’nın maddesinin birinci fıkrasındaki, hâkimlik ve savcılık sınıfından olmayan Yargıtay personeline ilişkin atama ve nakil, yükselme, disiplin ve sair özlük işlerini yürütme, bunlarla ilgili karar ve tedbirleri alma ve yönetmelikleri yapma görevleri çerçevesinde aldığı kararlar, ilgililerce itiraz edilmesi durumunda ancak Başkanlar Kurulunun kararının ardından kesin ve uygulanması gerekli işlem hâlini almaktadırlar. Bu nedenle Yönetim Kurulunun kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunca verilen kararların idarî bakımdan kesin olması, savunma ve hak arama özgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündeki Anayasa kurallarına aykırı değildir.…Bir yüksek yargı organı olan Yargıtay’ın iç düzeni ve işleyişi bakımından, aslî görevleri esasen adlî ihtilafları çözüme kavuşturmak olan yüksek yargıçların oluşturduğu ve Yargıtay Birinci Başkanı, Birinci Başkan Vekilleri ile Yargıtay’daki tüm Daire Başkanlarından meydana gelen Başkanlar Kurulu tarafından Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazların bir sonuca bağlanması işinin, yargısal ağırlıklı bir faaliyet olduğu ve Yargıtay’ın aslî temyiz görevine ilaveten yasa koyucu tarafından anılan Kurula verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yasa koyucu Yargıtay Başkanlar Kurulunu işlevsel olarak “idare” kabul etmemiş ve Kanun’la kendisine verilen görevleri ifade ederken bu Kurulun verdiği kararları idarî tasarruf saymayarak, bunları yargı denetimi dışında tutmuştur. Bu nedenle, Yargıtay mensuplarının Yargıtay’ın ifa ettiği yüksek yargı hizmetinin işleyişi ile ilgili olarak doğabilecek kimi ihtilafların Yargıtay’ın içinde belirtilen çözüm mekanizmaları yoluyla sonuçlandırmasının öngörülmesinde Anayasa’nın yargı ve yüksek yargıyı düzenleyen hükümleri yönünden bir aykırılık söz konusu değildir. İtiraz konusu kuralla Yargıtay Başkanlar Kurulunun “Yönetim Kurulu” kararlarına itiraz üzerine verdiği kararların aleyhine başka yargı merciine başvuru olanağının ortadan kaldırılmasının, savunma ve hak arama özgürlüklerinin sınırlandırılamayacağı ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündeki Anayasa kurallarına aykırı bir yönü görülmemiştir.…” Anayasa Mahkemesinin ret kararı üzerine Ankara İdare Mahkemesi 18/6/2010 tarihli ve E.2008/1076, K.2010/909 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “Olayda, davacı tarafından, Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin maddesinin fıkrası ile anılan yönetmeliğin Ek-1 değerlendirme formunda yer alan takdirname sayısal puan kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, yukarıda hükmü aktarılan yasal düzenleme uyarınca, Yargıtay Yönetim Kurulu’nun kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulu’nca verilen kararların idari bakımdan kesin olması ve bu kararlar aleyhine yargı yolunun kapalı olması nedeniyle işbu davanın incelenme olanağı bulunmamaktadır.” Başvurucu, Yargıtay Başkanlar Kurulu kararının idari işlem olmasına rağmen karara karşı yargı yolunun kapalı olmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuş; Danıştay Dairesi, 11/11/2011 tarihli ve E.2010/6558, K.2011/6247 sayılı ilamı ile hükmü onamıştır. Başvurucu, temyiz dilekçesindeki benzer iddiaları dile getirerek karar düzeltme isteminde bulunmuş; aynı Daire 23/1/2013 tarihli ve E.2012/2642, K.2013/302 sayılı ilamıyla talebi reddetmiştir. Ret kararı başvurucuya 27/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, 5/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 2797 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendi, ikinci ve üçüncü fıkrası şöyledir:“Başkanlar kurullarının görevleri şunlardır: Başkanlar Kurulunun Görevleri: …d) Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ile Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak. Bu itirazların incelenmesinde karara katılan kurul üyesi daire başkanları Kurula katılamaz ve eksiklikler o dairenin kıdemli üyeleriyle tamamlanır.…Oylamanın şekli, ilgili kurullarca belirlenir. Ancak bu maddenin (1/b) ve (1/d) bentlerinde öngörülen hususlara ilişkin oylama gizli yapılır. Başkanlar kurullarının itiraz üzerine veya doğrudan doğruya verdikleri bütün kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine başka bir yargı merciine başvurulamaz.” 2797 sayılı Kanun’un maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Yazı İşleri Müdürlüğüne, öncelikle hukuk fakültesi mezunları; bunlardan müracaat eden olmadığı takdirde sırasıyla Adalet Yüksekokulu, fakülte, yüksekokul, lise veya ticaret lisesi mezunları veya en az beş yıl yazı işleri müdür yardımcılığı veya ilk derece mahkemelerinde aynı süre yazı işleri müdürlüğü yapmış olanlar atanır.” Yargıtay Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 10/12/2014 tarihli ve 29201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikten önceki maddesinin (a), (b) ve (c) bendinin (1) numaralı alt bendi şöyledir:“Bu maddede belirtilen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıda belirtilen özel şartlar aranır.a) Genel Yazı İşleri Müdürü, İdari ve Mali İşler Müdürü, Personel ve Eğitim Müdürü, Bilgi İşlem Merkezi Müdürü, Yayın İşleri Müdürü, Kütüphane Müdürü kadrosuna atanabilmek için;1) Dört yıllık yükseköğretim mezunu olmak,2) Kütüphane Müdürlüğü için fakülte veya yüksekokulların kütüphanecilik bölümü mezunu olmak,3) Başkanlıkta en az beş (5) yıl şef olarak çalışmış olmak,4)Yapılacak görevde yükselme sınavında başarılı olmak.b) Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atanabilmek için;1) 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen şartları taşımak,2) Başkanlıkta en az beş (5) yıl şef olarak çalışmış olmak,3)Yapılacak görevde yükselme sınavında başarılı olmak.c) Şef kadrosuna atanabilmek için;1) İki yıllık yükseköğretim mezunu olmak,” Aynı Yönetmelik’in mülga maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Görevde yükselme eğitimine katılacakların sayısı atama yapılacak boş kadro sayısının iki katını geçemez. İki katından az istekli bulunması halinde, durumu uygun olan bütün personelin eğitime alınması sağlanır. Duyurulan kadro sayısının iki katından fazla personelin başvurması halinde, bu Yönetmelik EK-1’deki Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere kadro sayısının iki katı kadar personel belirlenerek eğitime alınır. Puanların eşitliği halinde hizmet süresi fazla, son sicil notu yüksek olan tercih edilir.”