DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1673 E. , 2024/300 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1673 Karar No : 2024/300 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2020/1349, K:2022/10326 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ..
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1673 E. , 2024/300 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1673 Karar No : 2024/300 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2020/1349, K:2022/10326 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Erzurum Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2020/1349, K:2022/10326 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına yer verilerek, Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ... sayılı tevdi raporu üzerine aralarında Erzurum ilinin de bulunduğu 29 ilde Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince terör örgütü ve organize suçlarla mücadele adı altında usulsüz dinlemeler yapıldığı iddiasıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ... sayılı soruşturmada usulsüz istihbari dinleme kararlarının talep edilmesine dayanak teşkil eden belgelere imza atan dönemin Erzurum Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü ve yardımcısının da aralarında bulunduğu şüphelilerin Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadeleri alındıktan sonra suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütü üyeliği, kamu görevlisinin zincirleme resmi belgede sahteciliği suçlarından tutuklanmaları talebiyle 30/12/2014 tarihinde nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildikleri, ... Sulh Ceza Hâkimi olarak Komisyon Başkanı tarafından görevlendirilen Hâkim V.Y.Ç.'nin sorguyu yapacağı sırada şüpheli müdafileri tarafından reddi hakim talebinde bulunulması üzerine hakimin görüşü ile birlikte evrakın reddi hakim hususunda karar verilmek üzere ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, o tarihte resmen görevde olan ve izne ayrılmak için Komisyona dilekçe sunmamış olan nöbetçi hakim C.G. yerine ret talebini incelemekle görevli olmayan davacı tarafından, ret talebinin kabulü ile L.V.'nin sorguyu yapmak üzere görevlendirildiği ve L.V. tarafından 31/12/2014 tarihli karar ile tüm şüpheliler yönünden tutuklama talebinin reddine karar verildiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine .... Sulh Ceza Mahkemesi hakimince şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri kararı verildiğinin anlaşıldığı, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 7. maddesinde istihbari maksatlı dinlemenin keyfi, sınırsız veya denetimsiz olarak yapılamayacağı, maslahata uygun şekilde ancak devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere dinleme yapılabileceği, dinlemenin esas itibarıyla hâkim kararı ile yapılabileceği, dinlemenin amaç dışı yapılamayacağı, dinleme kayıtlarının amaç dışı kullanılamayacağı, aksi takdirde bunu yapanlar hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağının belirtildiği, Soruşturma sonucunda davacının, FETÖ/PDY yapılanması içinde yer alan bir kısım hakim ve Cumhuriyet savcılarının kolluk görevlileriyle birlikte örgütsel bir yapı içinde hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmanın ve hükümeti ulusal ve uluslararası platformda zor durumda bırakmanın hedeflendiği, bu hedefe ulaşmak için de kendi yapılanmaları içerisinde yer alan kolluk görevlilerinin işlemiş oldukları suçlarda bu kişilerin tutuklanmaması ve yargılanmaması için üstün gayret sarfettikleri, davacının, eylemlerinin, yargısal takdire ilişkin olmayıp plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu, Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama (soruşturma) yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim ve savcının haiz olması gereken; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük,eşitlik, ehliyet ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdiği kanaatine varıldığından bahisle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Öte yandan, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, suç uydurma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme ve üye olma suçlarından soruşturulan ve davacının da iştirak ettiği anlaşılan eylemler sonucunda serbest bırakılan şüpheliler Y.B., S.A., S.D., H.U., A.K. isimli şahıslardan, Y.B., S.A., S.D., H.U. isimli emniyet amirlerinin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede, A.K. isimli memurun ise 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisakları nedeniyle kamu görevinden çıkarıldıklarının tespit edildiği, Bu durumda, davacının eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmakla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Asliye Ceza hakimi C.G. ile nöbet değişikliği yaptıkları, 29/12/2015-04/01/2015 tarihleri arasından nöbet tuttuğu, bu durumunun Erzurum Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Adalet Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve K:... sayılı karar ile sabit olduğu, nöbet değişikliği yapıldığı tarihte dava konusu olayda belirtilen polisler hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığı, reddi hakim talebinin de bulunmadığı, nöbet tuttuğu tarihlerde sadece ... Sulh Ceza Hâkimi hâkim V.Y.Ç.'nin reddi hakim talebine değil başkaca nöbet işlerine de bakıldığı, verilen reddi hakim kararında usule ve kanunlara aykırı bir durumun olmadığı; dosyaya sunulan 13/02/2016 tarihli istihbarat raporundan da anlaşıldığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisakının olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2022 tarih ve E:2020/1349 , K:2022/10326 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 19/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.