22. Hukuk Dairesi 2012/27958 E. , 2013/28425 K. MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 02/08/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ücreti, hafta sonu ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya ince…
**22. Hukuk Dairesi 2012/27958 E. , 2013/28425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 02/08/2012 DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ücreti, hafta sonu ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacının asıl işveren Sağlık Bakanlığı Fatih Devlet Hastanesi’nde alt işveren konumundaki diğer davalı şirketlere bağlı olarak çalıştığını, 09/03/2004 tarihinde temizlikçi ve çamaşırhane görevlisi olarak işe başladığını, 31/12/2009 tarihine kadar davalı hastanenin çamaşırhanesinde çalıştığını, fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, 31/12/2009 tarihinde hiçbir sebep sunmaksızın iş sözleşmesine son verildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti fazla mesai ve tatil çalışmalarının karşılığı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı hazine vekili, davacının davalı müvekkili Kurumun bir çalışanı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalı Kuruma hizmet veren diğer davalı firmanın çalışanı olup en son çalıştığı şirket tarafından iş sözleşmesinin sonlandırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Temizlik Turizm İnşaat Çelik Otomasyon San ve İç ve Dış Tic Ltd Şti vekili, davacının yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ve hafta sonu fazla mesai ücretleri talepleri yönünden zaman aşımı defiinde bulunduklarını, davacının davalı şirketten önce çalıştığı şirketlerde varsa işçilik haklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile mütalaasına başvurulan hesap bilirkişi raporuna itibarla davalı .... Temizlik Turizm İnşaat Çelik Otomasyon San ve İç ve Dış Tic. Ltd. Şti, hakkındaki davanın kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı ..... Temizlik Turizm İnşaat Çelik Otomasyon San ve İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. I-Davacı temyizi yönünden; Dosya içeriğine göre davacının davalı Sağlık Bakanlığı’na ait hastanelerde çalıştığı, bu şekilde davlı bakanlığın asıl işveren olduğunun kabulü ile 4857 sayılı İş kanununun 2/6. maddesi gereğince asıl işverenin işçilik alacaklarından alt işverenle birlikte sorumlu olduğu gözetilmeden, itibar edilen bilirkişi raporunda da asıl işveren sıfatı ile davalı bakanlığın sorumlu olduğuna dair tespite aykırı olarak karar yerinde gerekçe gösterilmeden davalı bakanlık hakkındaki reddine karar verilmesi hatalıdır. II -Davalı ...... Temizlik Turizm İnşaat Çelik Otomasyon San ve İç ve Dış Tic Ltd Şti’nin temyizi yönünden; İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Kanunun 120. maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Dosya içeriğine göre davacının çalışma süresi içinde davalı .... temizlik Turizm İnşaat Çelik Otomasyon San ve İç ve Dış Tic. Ltd Şti işyerindeki çalışması öncesinde diğer davalı şirketlerde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporda 4857 sayılı Kanunun 6/3 maddesinde devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlandığı, devir tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle iki yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle sadece son alt işveren olan davalı ...... Temizlik şirketinin sorumlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece davalı şirketler arasında İş Kanunun 6. maddesi anlamında işyeri devri olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadan eksin inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Öncelikle davacının dava konusu ettiği döneme ilişkin davalı şirketlerden ve asıl işverenlikten işyeri devrinin tespitine esas olacak tüm kayıt ve belgeler getirtilerek sonra davalı şirketler arasında işyeri devri olup olmadığı belirlenmeli, işyeri devrinin bulunduğunun tespiti halinde kıdem tazminatından 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, kıdem tazminatından işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğu gözetilerek kıdem tazminatından sorumlu oldukları miktarlar belirlenerek kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yerel mahkeme kararının yöntem ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece çalışma gün ve sürelerine ilişkin yeterli ve somut araştırma yapılmadığı, soyut ifadelere dayanılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı farklı gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 06/12/2013