(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2804 E. , 2008/7959 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.10.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen 24.10.1996 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2804 E. , 2008/7959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.10.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen 24.10.1996 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraf davalı vekili Av. ... .... Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, 499 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki "... Vakfındandır " şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm eksik araştırma ve soruşturma nedeniyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulmuş 02.04.2004 tarih ve 1-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. 499 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespiti 18.01.1977 tarihinde kesinleşmiş ve dayanak tapu kayıtlarına dayanılarak tapulama tutanağına "Umurbey vakfındandır " şerhinin işlenmesine karar verilmiştir. 5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parselle de vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediği hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması gerekir. Uygulamada; önemli olan vakıf ismi değil, niteliğinin aşağıda gösterildiği biçimde belirlenmesidir. Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından dava konusu parselle vakfiyenin keşif yapılarak bağlantısı sağlanmadan bir başka dava sebebiyle alınan rapor emsal sayılamaz. Kaldı ki, uygulama aynı vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih, bir kısım yerlerinde gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur.