12. Ceza Dairesi 2019/4190 E. , 2023/6072 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/253 E. 2018/183 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- bozma Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci ma…
**12. Ceza Dairesi 2019/4190 E. , 2023/6072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/253 E. 2018/183 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- bozma Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2012/200 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birici fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında, 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birici fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2014 tarihli ve 2012/200 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararının katılan vekili, sanıklar ..., ..., ... müdafileri, sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/5413 Esas, 2016/8317 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanıklar hakkında verilen cezaların yetersiz olduğuna, ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'ın ise, atılı suçun unsurlarının bulunmadığına, bu nedenle beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığı'na 07.02.2012 günü yapılan ihbar üzerine, olay yeri olan Acıpayam ilçesi, Dodurga beldesinde bulunan, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 26.02.2000 tarih, 9522 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Alaca Tümülüsü'ne giden kolluk görevlilerince, tescilli Alaca Tümülüsü'nün iş makinesi marifetiyle 4 metre derinliğinde, 18 metre genişliğinde kazılmış olduğunun, iki odalı mezar yerinin açığa çıkartıldığının tespit edildiği ve olay hakkında soruşturmaya başlandığı, kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışma neticesinde, kültür varlığı bulabilmek amacıyla yapılan kazının, ..., ..., ... ve ... isimli kişiler tarafından yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bunun üzerine ismi geçen kişilerin telefon iletişimlerinin CMK'nın 135 vd. maddeleri uyarınca dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verildiği, dinlenen ve kayda alınan iletişim tespiti içeriklerinden, ismi geçen bu kişilerin kültür varlığı bulabilmek amacıyla izinsiz kazı faaliyetinde bulunduklarına dair şüpheli konuşmalarının tespit edildiği, hatta temyize konu Alaca Tümülüsü'ndeki kazıdan sonra Burdur ili, Yeşilova ilçesinde gerçekleştirilen izinsiz kazı faaliyetine ve bu kazı faaliyeti sırasında kolluk görevlilerince yakalanmalarına ilişkin görüşmelerinin de tespit edildiği, böylece sanıkların kültür varlığı bulabilmek amacıyla kazı yapma suçunu devamlı surette işleyen kişiler oldukları kanaatine varıldığı, bu kuvvetli suç şüpheleri ile yakalama işlemleri yapılan sanıklardan ... ve ...'in müdafiileri huzurunda verdikleri kolluk ifadeleri ile soruşturma ve yargılama aşamasında verdikleri ifadelerinde, kendilerini define arama işine sokan kişilerin ... ile ... olduğunu, bu kişiler ile ücret konusunda anlaştıklarını, kazıda kullanacakları kepçe için ... ile konuşup anlaştıklarını, kazı yerine kendilerini ... ile ...'ın getirdiğini, kazı esnasında olay yerinde bulunmayıp çevrede gözetleme yaptıklarını, kazıyı kendileri ile birlikte ...'ın oğlu ... ...'ın dönüşümlü olarak yaptığını, ilk kazıyı 01.02.2012 gecesinde, ikinci kazıyı da 04.02.2012 gecesi ilk saatlerinde yaptıklarını, ikinci kazı esnasında mezar odasını bulduklarını, içerisine baktıklarında boş olduğunu görünce kazı yerinden bir şey bulamadan ayrıldıklarını, kazı yapılacağından ...'ın haberinin olduğunu, zaten oğlu olan ... ...'ın da kazı faaliyetine iştirak ettiğini beyan ettikleri, bu tespitler ve ifadeler üzerine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar ... ve ... dışındaki sanıklar verdikleri ifadelerinde, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de; olay yeri tespitlerinden, sanıklar ... ile ...'un istikrarlı ifadelerinden, iletişim tespiti içeriklerinden ve 15.01.2012-15.02.2012 tarihleri arası olay yerini kapsamında bulunduran baz istasyonunun sanıklar tarafından kullanıldığına dair, 02.05.2012 tarihli Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığı'nın iletişim tespiti ve sinyal bilgilerinin gösterildiği dökümanların inceleme raporundan anlaşılacağı üzere, sanık ifadelerinin ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğu ve hayatın normal akışı karşısında inandırıcı olmadığı, tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen karar temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ...'ın, kültür varlığı bulabilmek amacıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs üzerinde izinsiz kazı yaptıkları, yine sanık ...'ın da bu sanıklara suçun işlenmesinde kullanılmak üzere kepçesini vererek, suçun işlenmesine yardım ettiği ve eylemlerinin sabit olduğu, Ancak; olay yerinde inceleme yapan Denizli Müze Müdürlüğü'nün 09.02.2012 tarihli raporu ile olay yerinde inceleme yapan arkeolog bilirkişiden alınan 14.01.2013 tarihli rapordan anlaşılacağı üzere, yapılan kazı faaliyeti sonucu korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs tarzındaki mezarın ön odasının duvarı ile kapısının, ana odadaki ölülerin yatırıldığı klinelerin kırılarak tamamen tahrip edildiği, üçgen bindirme tarzında yapılmış çatısında da kırıklar olduğu, bu nedenle kültür varlığına büyük zarar verildiği, sanıkların eylemleri nedeniyle tümülüs tarzındaki mezarın zarar görebileceğini bilecek durumda bulundukları, buna rağmen iş makinesiyle izinsiz kazı yapmak suretiyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar veren sanıkların, tek bir eylem ile kanunun birden çok maddesini ihlal etmiş oldukları, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmalarının zorunlu olduğu, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde öngörülen yaptırımın, aynı Kanun'un 74/1. maddesinde öngörülen yaptırımdan daha ağır olduğu, bu nedenle haklarında teşdiden ceza tayini yerinde olan sanıklar hakkında sadece 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1.cümlesine göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıkların aynı Kanun'un 74/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2016/253 Esas, 2018/183 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.04.2019 tarihli ve 2018/83840 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... 'un temyiz isteği; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Beraatine karar verilmesi gerektiğine, 3. Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayininin yerinde olmadığına, 3. Sanık aleyhine somut delil olmadığına, 4. Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Kararı temyiz ettiklerine, bozulması gerektiğine, 2. Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. D. Katılan vekilinin temyiz isteği; Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık aleyhine somut delil olmadığına, 3. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin yerinde olmadığına, 4. Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Mahkemenin bozma öncesi kararında; "Tanık ... 07/02/2012 tarihinde kolluk birimine başvurarak evine doğru giderken yol üstünde bulunan alacatümülüsünün kazıldığını gördüğünü beyanla ihbarda bulunmuştur. Yapılan incelemede Dodurgalar Beldesinde yer alan ve İzmir 2 Nolu ...'nun 26/02/2000 tarih ve 9522 sayılı kararı ile birinci derecede arkeolojik sit alanı olması nedeniyle koruma altına alınmasına karar verilen alacatümülüsünün kazıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca Bimerden bu yerin kimler tarafından kazıldığına dair isimsiz şikayet dilekçesi gönderildiği,yapılan araştırmada bu yerin 03.04.2012 ve 04.04.2012 tarihlerinde kazıldığı tespit edilmiştir. İlçe jandarma komutanlığı ekiplerince yapılan incelemede suç yerinin eksvatör paletli kepçe ile kazıldığı belirlendiği, yapılan istihbari çalışmalar neticesinde alanı kazmış olabileceği değerlendirilen sanıklar ..., ..., ... ve ... isimli şahısların kullanmış oldukları telefon numaraları mahkeme kararıyla dinlenmiş, teknik takip sürecinde 29/02/2012 tarihinde sanık ... ve ...'ın, ... ve ...'nın suç unsuru teşkil eden görüşmelerine rastlanmış,bu konuşmalarda kazı yapılacak alanlara ilişkin fikir alışverişinde bulundukları, özellikle 01/04/2012 ve 15/04/2012 tarihinde Yeşilova ilçesi Kayadibi Köyü Karaveli tümülüsünde yapılacak kazıyla ilgili fikir birliğine varıp organize şekilde halledeceklerine dair görüşmelere rastlandığı,nitekim sanık ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... .....nın Yeşilovadaki kazı sırasında suç üstü yakalandıkları anlaşılmış, alınan savunmalarında suçu ikrar ettikleri görülmüş,hernekadar sanık ... ve ... suçu inkar etmiş iseler de gerek sanık ... Bulutun gerek ... Yiğitin ifade içerikleri gözönüne alındığında alacatümülüsü kazma fikrinin sanık ... Şahaldan çıktığı ve bu fikrini sanık ... Buluta ilettiği, ...Bulutun da bu iş için ... Şahalı diğer sanık ... Sayla tanıştırdığı,kazı işini yapacak olan tır sahibi ... Yiğitle ve paletli kepçe sahibi ... Türkdoğanla görüştükleri,... Türkdoğanın aracın kazı için istendiğini bildiği halde verdiği ve bu şekilde suçun işlenmesinde kullanılan vasıtayı temin ederek suçun işlenmesine yardım eden düzeyinde iştirak ettiği,nitekim bu yeri kazanlardan birisinin de ... oğlu ... ... olduğu,sanık ... ve Hasanın ifadelerinde bu yerin kepçeyle kazılması için sanık Mehmetle görüştüklerini ve ... bu konudan bilgisinin olduğunu belirttikleri gözönüne alındığında sanık ... işini oğluna devretmesi nedeniyle kepçeyle ilgilenmediğine,kepçenin kazıda kullanılmadığına dair beyanına suçtan kurtulmaya yönelik olması nedeniyle itibar edilmemiş , aracın kazı işi için verdiğine dair tam bir vicdani kanaate varıldığından cezalandırılmasına yönelik karar verilmiştir. Sanık Hakanın bu işi organize eden kişi olduğu,bu amaçla ... Sayla görüştüğü,... Sayın da kazı işini yapacak ...Bulutla ve ... Yiğitle görüştüğü, bu yeri kazmaya karar vererek organize şekilde hareket ettikleri anlaşılmıştır. Özellikle samimi itiraf niteliğinde beyanda bulunan ... ve ... ifadelerinde açıkça bu yeri ..., ... ve ... ... olarak üçünün kazdığını,sanık ... Şahalın yanında bir kişiyle (bu kişinin ... olduğu anlaşılmıştır) gelerek yer gösterdiklerini,ilk gün kazı yapıp birşey bulamayınca ayrıldıklarını,ertesi gün akşamında tekrar üçünün geldiğini,bu kez yanlarına ... Sayın geldiğini, kazı yapacakları sırada yanlarından ayrıldığını beyan etmişlerdir. Özellikle sanık ..., ..., ... ve ... Yiğitin telefon görüşme içerikleri gözönüne alındığında Yeşilova ilçesinde yapacakları kazıyla ilgili ortak fikre varıp kazıyı nasıl yapacaklarını,hangi istikametten gelip nezaman kazacaklarını,kepçeyi önceki kazıdan temin ettikleri kişiden alacaklarına dair konuşmaların yer aldığı görülmüştür.Ayrıca sinyal bilgilerinin Yeşilova ilçesindeki kazı yapılacak yerin yakınını gösterdiği anlaşılmıştır.Bu işin Acıpayamda yapılan kazının devamı olduğu, aynı sanıkların organize şekilde hareket ettikleri,kazı işini yapacak kişi için karaoğlan diyerek ... Yiğitten bahsettikleri, kepçeyi önceki kazıda veren kişi olarak ... Türkdoğandan bahsettikleri anlaşılmıştır. Suçun 03-04/02/2012 tarihlerinde işlenmesine rağmen olayın 07.02.2012 tarihinde tesadüfen haber verilmesi üzerine soruşturmaya gecikmeli olarak başlandığı için 01.04.2012 ve 15.04.2012 tarihlerinde Yeşilovada işlenecek olan kazıyla ilgili görüşme kayıtları içerikleri dosyamız açısından ışık tutması ve aynı olayın organize şekilde devamı olması nedeniyle mahkememizce delil olarak kabul edilmiştir.Bu görüşme içeriklerinden hareketle sanık ... Sayın işi organize eden ve planlayan ... Şahalla devamlı irtibatlı olduğu,suçun nasıl işleneceği hususunda yol yöntem gösterip diğer sanıklarla haberli olarak işi planladığı,olaya kimin karışacağına dair komuta zinciri içinde hareket ettiği anlaşılmakla suçu birlikte işleyen olarak değerlendirilmiş ve cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanıklara verilen temel ceza yönünden 2000 yılı itibariyle sit alanı olarak koruma altına alınmaısna karar verilip belediye hoparlöründen 3 kere ilan edilmek suretiyle herkes tarafından sit alanı olduğu bilinen bu yerdeki mezarın (ölü gömme adetleri konusunda tarihe ışık tutacak özelliklere haiz) özensizce kazılması nedeniyle yoğun şekilde tahrip edilmesi,suçun gece vakti işlenerek yakalanmanın önüne geçilip suçun işlenmesinde kolaylık sağlaması,suça çok sayıda kişinin karışması ve sanıkların kasıtlarının yoğunluğu gözönüne alınarak teşdiden ceza tayin edilmiştir. Sanık ... sadece kepçeyi vermesi, suça kaç kişinin karışacağına ve tarihi eserin yoğun şekilde tahrip edilmesine bir katkısının olmaması nedeniyle onun yönünden ceza tayin edilirken alt sınırdan ceza tayin edilmiştir.Sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak cezası takdiren adli para cezasına çevrilmiş, verilen sonuç ceza yönünden sabıkalı kişiliği,suç işleme eğilimi,suçu inkarı gözönüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılamadığından hakkında CMK 231/5 maddesinin tatbikine takdiren yer olmadığına dair karar verilmiştir." denilmektedir. 2. Dairemizin 11.05.2016 tarih, 2015/4513 Esas, 2016/8317 Karar nolu bozma ilamında; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanıklar hakkında verilen cezaların yetersiz olduğuna, ..., ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'ın ise, atılı suçun unsurlarının bulunmadığına, bu nedenle beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığına 07.02.2012 günü yapılan ihbar üzerine, olay yeri olan Acıpayam ilçesi, Dodurga beldesinde bulunan, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 26.02.2000 tarih, 9522 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Alaca Tümülüsü'ne giden kolluk görevlilerince, tescilli Alaca Tümülüsü'nün iş makinesi marifetiyle 4 metre derinliğinde, 18 metre genişliğinde kazılmış olduğunun, iki odalı mezar yerinin açığa çıkartıldığının tespit edildiği ve olay hakkında soruşturmaya başlandığı, kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışma neticesinde, kültür varlığı bulabilmek amacıyla yapılan kazının, ..., ..., ... ve ... isimli kişiler tarafından yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bunun üzerine ismi geçen kişilerin telefon iletişimlerinin CMK'nın 135 vd. maddeleri uyarınca dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verildiği, dinlenen ve kayda alınan iletişim tespiti içeriklerinden, ismi geçen bu kişilerin kültür varlığı bulabilmek amacıyla izinsiz kazı faaliyetinde bulunduklarına dair şüpheli konuşmalarının tespit edildiği, hatta temyize konu Alaca Tümülüsü'ndeki kazıdan sonra Burdur ili, Yeşilova ilçesinde gerçekleştirilen izinsiz kazı faaliyetine ve bu kazı faaliyeti sırasında kolluk görevlilerince yakalanmalarına ilişkin görüşmelerinin de tespit edildiği, böylece sanıkların kültür varlığı bulabilmek amacıyla kazı yapma suçunu devamlı surette işleyen kişiler oldukları kanaatine varıldığı, bu kuvvetli suç şüpheleri ile yakalama işlemleri yapılan sanıklardan ... ve ...'in müdafiileri huzurunda verdikleri kolluk ifadeleri ile soruşturma ve yargılama aşamasında verdikleri ifadelerinde, kendilerini define arama işine sokan kişilerin ... ile ... olduğunu, bu kişiler ile ücret konusunda anlaştıklarını, kazıda kullanacakları kepçe için ... ile konuşup anlaştıklarını, kazı yerine kendilerini ... ile ...'ın getirdiğini, kazı esnasında olay yerinde bulunmayıp çevrede gözetleme yaptıklarını, kazıyı kendileri ile birlikte ...'ın oğlu ... ...'ın dönüşümlü olarak yaptığını, ilk kazıyı 01.02.2012 gecesinde, ikinci kazıyı da 04.02.2012 gecesi ilk saatlerinde yaptıklarını, ikinci kazı esnasında mezar odasını bulduklarını, içerisine baktıklarında boş olduğunu görünce kazı yerinden bir şey bulamadan ayrıldıklarını, kazı yapılacağından ...'ın haberinin olduğunu, zaten oğlu olan ... ...'ın da kazı faaliyetine iştirak ettiğini beyan ettikleri, bu tespitler ve ifadeler üzerine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar ... ve ... dışındaki sanıklar verdikleri ifadelerinde, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de; olay yeri tespitlerinden, sanıklar ... ile ...'un istikrarlı ifadelerinden, iletişim tespiti içeriklerinden ve 15.01.2012-15.02.2012 tarihleri arası olay yerini kapsamında bulunduran baz istasyonunun sanıklar tarafından kullanıldığına dair, 02.05.2012 tarihli Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığı'nın iletişim tespiti ve sinyal bilgilerinin gösterildiği dökümanların inceleme raporundan anlaşılacağı üzere, sanık ifadelerinin ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğu ve hayatın normal akışı karşısında inandırıcı olmadığı, tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen karar temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ...'ın, kültür varlığı bulabilmek amacıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs üzerinde izinsiz kazı yaptıkları, yine sanık ...'ın da bu sanıklara suçun işlenmesinde kullanılmak üzere kepçesini vererek, suçun işlenmesine yardım ettiği ve eylemlerinin sabit olduğu, Ancak; olay yerinde inceleme yapan Denizli Müze Müdürlüğü'nün 09.02.2012 tarihli raporu ile olay yerinde inceleme yapan arkeolog bilirkişiden alınan 14.01.2013 tarihli rapordan anlaşılacağı üzere, yapılan kazı faaliyeti sonucu korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs tarzındaki mezarın ön odasının duvarı ile kapısının, ana odadaki ölülerin yatırıldığı klinelerin kırılarak tamamen tahrip edildiği, üçgen bindirme tarzında yapılmış çatısında da kırıklar olduğu, bu nedenle kültür varlığına büyük zarar verildiği, sanıkların eylemleri nedeniyle tümülüs tarzındaki mezarın zarar görebileceğini bilecek durumda bulundukları, buna rağmen iş makinesiyle izinsiz kazı yapmak suretiyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar veren sanıkların, tek bir eylem ile kanunun birden çok maddesini ihlal etmiş oldukları, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmalarının zorunlu olduğu, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde öngörülen yaptırımın, aynı Kanun'un 74/1. maddesinde öngörülen yaptırımdan daha ağır olduğu, bu nedenle haklarında teşdiden ceza tayini yerinde olan sanıklar hakkında sadece 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1.cümlesine göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıkların aynı Kanun'un 74/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Mahkemenin bozma sonrası kararında; "İddia, sanıkların savunmaları, Yargıtay ilamı, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanıklar ..., ..., ... Ve ... hakkında Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/200 Esas 2014/196 karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı yasanın 74/1 maddesi muhalefet suçunu işledikleri, sanık ... hakkında aynı suçtan yardım eden sıfatı ile iştirak ettiği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/4513 Esas 2016/8317 Karar no.lu ilamı ile "...Denizli Müze Müdürlüğünün 09.02.2012 tarihli raporu ile olay yerinde inceleme yapan arkeolog bilirkişiden alınan 14.01.2013 tarihli rapordan anlaşılacağı üzere, yapılan kazı faaliyeti sonucu korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs tarzındaki mezarın ön odasının duvarı ile kapısının, ana odadaki ölülerin yatırıldığı klinelerin kırılarak tamamen tahrip edildiği, üçgen bindirme tarzında yapılmış çatısında da kırıklar olduğu, bu nedenle kültür varlığına büyük zarar verildiği, sanıkların eylemleri nedeniyle tümülüs tarzındaki mezarın zarar görebileceğini bilecek durumda bulundukları, buna rağmen iş makinesiyle izinsiz kazı yapmak suretiyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar veren sanıkların, tek bir eylem ile kanunun birden çok maddesini ihlal etmiş oldukları, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılmalarının zorunlu olduğu, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde öngörülen yaptırımın, aynı Kanun'un 74/1. maddesinde öngörülen yaptırımdan daha ağır olduğu, bu nedenle haklarında teşdiden ceza tayini yerinde olan sanıklar hakkında sadece 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1.cümlesine göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıkların aynı Kanunun 74/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu kanaati ile " bozulduğu anlaşılmakla mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamanın yapıldığı, Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığına 07.02.2012 günü yapılan ihbar üzerine, olay yeri olan Acıpayam ilçesi, Dodurga beldesinde bulunan, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 26.02.2000 tarih, 9522 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Alaca Tümülüsü'ne giden kolluk görevlilerince, tescilli Alaca Tümülüsü'nün iş makinesi marifetiyle 4 metre derinliğinde, 18 metre genişliğinde kazılmış olduğunun, iki odalı mezar yerinin açığa çıkartıldığının tespit edildiği ve olay hakkında soruşturmaya başlandığı, kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışma neticesinde, kültür varlığı bulabilmek amacıyla yapılan kazının, ..., ..., ... ve ... isimli kişiler tarafından yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bunun üzerine ismi geçen kişilerin telefon iletişimlerinin CMK'nın 135 vd. maddeleri uyarınca dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verildiği, dinlenen ve kayda alınan iletişim tespiti içeriklerinden, ismi geçen bu kişilerin kültür varlığı bulabilmek amacıyla izinsiz kazı faaliyetinde bulunduklarına dair şüpheli konuşmalarının tespit edildiği, hatta temyize konu Alaca Tümülüsü'ndeki kazıdan sonra Burdur ili, Yeşilova ilçesinde gerçekleştirilen izinsiz kazı faaliyetine ve bu kazı faaliyeti sırasında kolluk görevlilerince yakalanmalarına ilişkin görüşmelerinin de tespit edildiği, böylece sanıkların kültür varlığı bulabilmek amacıyla kazı yapma suçunu devamlı surette işleyen kişiler oldukları kanaatine varıldığı, bu kuvvetli suç şüpheleri ile yakalama işlemleri yapılan sanıklardan ... ve ...'in müdafiileri huzurunda verdikleri kolluk ifadeleri ile soruşturma ve yargılama aşamasında verdikleri ifadelerinde, kendilerini define arama işine sokan kişilerin ... ile ... olduğunu, bu kişiler ile ücret konusunda anlaştıklarını, kazıda kullanacakları kepçe için ... ile konuşup anlaştıklarını, kazı yerine kendilerini ... ile ...'ın getirdiğini, kazı esnasında olay yerinde bulunmayıp çevrede gözetleme yaptıklarını, kazıyı kendileri ile birlikte ...'ın oğlu ... ...'ın dönüşümlü olarak yaptığını, ilk kazıyı 01.02.2012 gecesinde, ikinci kazıyı da 04.02.2012 gecesi ilk saatlerinde yaptıklarını, ikinci kazı esnasında mezar odasını bulduklarını, içerisine baktıklarında boş olduğunu görünce kazı yerinden bir şey bulamadan ayrıldıklarını, kazı yapılacağından ...'ın haberinin olduğunu, zaten oğlu olan ... ...'ın da kazı faaliyetine iştirak ettiğini beyan ettikleri, bu tespitler ve ifadeler üzerine sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar ... ve ... dışındaki sanıklar verdikleri ifadelerinde, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de; olay yeri tespitlerinden, sanıklar ... ile ...'un istikrarlı ifadelerinden, iletişim tespiti içeriklerinden ve 15.01.2012-15.02.2012 tarihleri arası olay yerini kapsamında bulunduran baz istasyonunun sanıklar tarafından kullanıldığına dair, 02.05.2012 tarihli Acıpayam İlçe Jandarma Komutanlığı'nın iletişim tespiti ve sinyal bilgilerinin gösterildiği dökümanların inceleme raporundan anlaşılacağı üzere, sanık ifadelerinin ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğu ve hayatın normal akışı karşısında inandırıcı olmadığı, tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ..., ... ile hakkında verilen karar temyiz incelemesine gelmeyen suça sürüklenen çocuk ... ...'ın, kültür varlığı bulabilmek amacıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs üzerinde izinsiz kazı yaptıkları, yine sanık ...'ın da bu sanıklara suçun işlenmesinde kullanılmak üzere kepçesini vererek, suçun işlenmesine yardım ettiği ve eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla her ne kadar sanıklar ..., ..., ... Ve ... hakkında TCK'nın 37 maddesi delaletiyle, sanık ...'ın da aynı suça yardım eden sıfatı ile iştirak ettiğinden bahisle 2863 sayılı kanunun 74/1 maddesi uyarınca cezlandırılması için kamu davası açılmış ise de sanıkların iştirak halindeki eylemlerinin 2863 sayılı kanunun 65/1 maddesinde yer alan kültür ve tabiat varlığına zarar verme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanıklar hakkında tarihi esere verdikleri zararın boyutu da göz önünde bulundurularak teştiden cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 4. Sanık ... savunmasında; "Ben babamla birlikte Antalya'da harfiyat işiyle uğraşırım. Olay tarihinden yaklaşık 1-2 ay önce ...'la görüştük. Bana maden bulmak istediğini, makina konusunda kendisine yardımcı olmamı istedi. ...'u da emlakçı olması dolayısıyla tanırım. Harfiyat işlerinde yardımcı olurduk. Kendisiyle görüşürüz. Olay tarihinden bir süre önce beni aradı. 'denizli tarafında maden arayacağız, iş makinesi lazım' dedi. Bizim makinemiz eski model olduğu ve sık sık arıza verdiği için arkadaşım ...'ın iş makinesini almıştık. Ben ...'ı harfiyatçılık yapması nedeniyle tanırım. Hatta ...'ın oğlu ...Hüseyin de bizle birlikte geldi. Benim hatırladığım kadarıyla kazı yaparken ..., ... ... ve ben vardık. ... bizle gelmedi. Kendisi sadece iş makinesini bana emaneten teslim etti. Paletli kepçeyi Acıpayam'a ben tır vasıtasıyla getirdim. Hatta tır yolda arıza yaptı. Yolda tanımadığımız şahıslardan pürmüz temin ettik. Arızayı giderdik. Daha sonra Dodurga Kasabası'ndaki sit alanı bölgesine geldik ve orada kepçeyle kazı yaptık. Dodurga'ya gelirken kullandığım tırda ben ve ...Hüseyin vardık. ... ise diğer araçtaydı. Bize eskortluk yapıyordu. ...'un aracı dışında bir araç daha vardı. Aracın niteliğini hatırlayamıyorum. Aracın içerisinde kaç kişi olduğunu da görmedim. Taksi bize yol gösterdi. Söz konusu yere geldiğimizde taksi hiç durmadan geriye döndü ve oradan uzaklaştı. Ben taksideki kişi veya kişileri görmedim. Kim olduklarını bilmiyorum. Dodurga'ya geldiğimizde hava kararmak üzereydi. Kazı yaptığımız yer boş tarlaydı. Çevresinde herhangi bir işaret veya uyarı yazısı yoktu. Tarlayı birlikte kepçeyle kazdık. Yaptığımız kazı sonucunda herhangi birşey bulamadık. Zaten kazı yaparken de toprağın altında boşluk varmış. Bir anda çöktü. Sonra kepçeyle geri kapattım. Ve oradan Antalya'ya geri döndük. Suçlamayı bu haliyle kabul ederim. Lehime olan Yasa hükümleri uygulansın, tutuksuz yargılanmak istiyorum. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Ben sanıklardan ...'ı tanımam. Kendisinin telefonu da bende yoktur. Kendisiyle olay günü herhangi bir görüşme yapmadık. Olay günü telefonla ...'la görüştüm. ... ile görüşüp görüşmediğimi bilmiyorum. ...'ı da emlakçı olması nedeniyle tanırım, bize iş buluverir. Kendisiyle iş görüşmeleri yapmışızdır. Ancak ... kazı yapılırken yanımızda değildi" dedi.Sanığın hazırlık beyanı okundu, benzer mahiyette olduğu görüldü.Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydı okundu, soruldu, doğrudur bana aittir dedi.Sanığa kolluk tarafından tutulan tutanaklar ile dosyada mevcut şahsi ve sosyal durumuna ilişkin belgeler ve delil mahiyetindeki diğer belgeler okundu, soruldu, savunmam doğrultusunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum." demiştir. 5. Sanık ... savunmasında; "Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Önceki beyanlarımı tekrar ederim. İddianamede üzerime atılı suçlarla ilgim yoktur. Bu olayla da ilgim yoktur. Ben hayvancılıkla uğraşırım. Bu bölgelere hayvan pazarlarına gelirim. Pazarlara erken gelmek için Antalya'dan akşam yola çıkarım. Gece olursa da arabada uyurum. Ayrıca Antalya'da emlakçılıkta yaparım. Sanıklardan ...'i harfiyatçı olduğu için ve Döşemealtı bölgesinde çalıştığı için gerektiğinde kendisini ararım. ... köylüm olur, onu da bu nedenle tanırım. ...'u da emlakçı olduğundan dolayı, meslektaşım olduğu için tanırım, zaman zaman kendisiyle görüşür, paslaşırız. ...'ü tanımam. Menderes Çav'ı da ... tanıştırmıştı, hayvancılık işiyle ilgili kendisiyle görüşürüm. ...'ı da bir yemekte tanımıştım. Oradan muhabbetimiz vardır" dedi.Sanıktan telefon görüşmeleri soruldu:"Olay günü diğer sanıklarla hayvan alım-satımı ile ilgili görüşmüş olabilirim. Ancak tam olarak ne görüştük, ne kadar süre görüştük onu hatırlayamıyorum. Ben kazıya hiçbir şekilde katılmadım. Bilgim de yoktur. Beraatimi talep ederim, tutuksuz yargılanmak istiyorum" dedi.Sanığın hazırlık ifadesi okundu. Benzer mahiyette olduğu görüldü. Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydı okundu, soruldu, doğrudur bana aittir dedi.Sanığa kolluk tarafından tutulan tutanaklar ile dosyada mevcut şahsi ve sosyal durumuna ilişkin belgeler ve delil mahiyetindeki diğer belgeler okundu, soruldu, savunmam doğrultusunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum." demiştir. 6. Sanık ... savunmasında; "... doğru söylemektedir. Olay aynen ...'ın anlattığı gibidir. Olay gününden 1-2 ay önce ...'la o bölgeden geçerken kazı yaptığımız yerde maden olduğunu söyledi. Benim de maden aramak kafama yattı. Ben de ...'ı aradım. İş makinesi temin etmek ve Dodurga'ya gidip maden bulmak amacıyla ...'ı aradım. ..., ben ve iş makinesinin sahibinin oğlu olan ...Hüseyin olduğu halde Dodurga'ya geldik. Kazı yapacağımız yeri ilk etapta bulamamıştık. Oralarda baya beklemiştik. Döneceğimiz yeri bulamadık. Ben yol aradım, dolaştım oralarda. Sonra ...'ı aradım. Yanıma aracıyla geldi. Bana yolu göstermek için aracıyla ilerledi. Ben de onun aracını takip ederek yeri buldum ve ... da oradan ayrıldı. Kazı yaparken yanımızda değildi. Bana sadece yolu gösterdi. Olay gecesi ...'ı aradım, yolu bulamadığım için kendisinin yardımına ihtiyaç duydum. Başka kimlerle görüştüğümü tam olarak hatırlamıyorum. ... ile de o gece telefonda görüşmüş olabilirim. Kendisiyle zaten iş icabı sürekli görüşmekteyiz. O gece de birbirimizi aramış olabiliriz. Kazı sonucunda kazdığımız yerden birşey çıkmadı. Sonra biz de ...Hüseyin, ... ve ben geri döndük. Kazı yaptıktan sonra ...'la görüşüp görüşmediğim konusunda emin değilim. Hatırlamıyorum. ...'la emlak işinden dolayı Antalya'ya gelmesi üzerine tanıştık. Suçlamayı anlattığım haliyle kabul ederim. Lehime olan Yasa hükümleri uygulansın. Tutuksuz yargılanmak istiyorum, tahliyemi talep ederim" dedi.Sanığın hazırlık ifadesi okundu, çelişki nedeniyle soruldu:"Benim şimdiki beyanlarım daha doğrudur, her ne kadar savcılıktaki beyanımda ... ile ...'ı tanıştırdığım ayrıca ... ile birlikte Acıpayam'a kendi aracımızla geldiğimizi söylemiş isem de bu konuda bir yanlışlık olması gerekir. ... ile birlikte gelmedik. ... ile ...'ı tanıştırdığım doğrudur ancak ... ile birlikte olay yerine gelmedik. ... olay yerinde yoktu. Kendisiyle görüşmedik. Biz kazı yaparken kesinlikle ... yanımızda değildi. Ancak kendisiyle telefonla görüşüp görüşmediğimi tam olarak bilmiyorum ancak iş icabı görüşmüş olabiliriz. Yolda gelirken tır arıza yaptığı için de kendisini aramıştım" dedi.Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydı okundu, soruldu, doğrudur bana aittir dedi.Sanığa kolluk tarafından tutulan tutanaklar ile dosyada mevcut şahsi ve sosyal durumuna ilişkin belgeler ve delil mahiyetindeki diğer belgeler okundu, soruldu, savunmam doğrultusunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum dedi.Sanık müdafinin talebi doğrultusunda sanık ...'tan soruldu: Sanık ... o tarihte belediye başkanıydı, ben Antalya'da emlakçıyım, Keloğlan Dinlenme Tesisleri'nin satılık olduğunu duyunca bakmak için buraya gelmiştim, Dodurga Belediyesi'ne bağlı olduğunu Akalan Belediye Başkanı'ndan öğrendim, kendisiyle daha önceden tanışıklığımız da vardı, bizim kazdığımız yer için ... "burayı sürekli kazıyorlar" dedi, biz de merak ettik "kazalım" dedik, bir tane taş bina ortaya çıktı, ...'le beraber ikimiz kazdık, oranın sit alanı olup olmadığını bilmiyorum, öyle birşey söylenmedi, amacımız sadece merakımızı gidermekti, kesinlikle tarihî bir eser ya da maden bulmak amacıyla kazmadık, sit alanı olduğuna veya izinsiz kazı yapılmayacağına dair herhangi bir uyarı levhası yoktu, tövbe ediyorum, bu ilk ve son oldu, ifademde ...'ın aracıyla gelerek bize yol gösterdiğini söylemişim, böyle bir ifade verdiğimi hatırlamıyorum, Mahkemede söylemişsem doğrudur, burada ben ve ... haricinde kimsenin kabahati yoktur, yaptık ve kabul ediyorum, pişmanım, cep telefonum emanettedir, Mahkemece bana iade edilmesini talep ediyorum, Antalya'da ikamet ediyorum, savunmam haricinde ekleyeceğim bir husus yoktur, duruşmalardan vareste tutulmak isterim." demiştir. 7. Sanık ... savunmasında; "İddianame konusu olayla benim hiçbir ilgim yoktur. Ben iddianamede ismi geçen sanıklardan menderes ile ...'ı tanırım çok samimi olmasamda ...'u da tanırım. Diğer sanıkları tanımam ...'ü de belediye bekçi olduğu için tanıyorum ben kesinlikle bu sanıklar ile birlikte hiçbir yerde kazı yapmadım. Benim evde yapılan aramada 7 adet tabanca fişeği bulunmuştur ancak benim eniştem polis olduğu için bu fişekler ona aittir ayrıca bulunan dedektör define arama dedektörü değildir. Basit bir dedektördür bu dedektör duvardan geçen kabloları bulmaya yarayan küçk bir el dedektörüdür. Ben üzerime yüklenene suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum Üzerime yüklenen suçlamaları kabul etmediğim için maddi zararları gidermeyide kabul etmiyorum." demiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan vekilinin, sanık ... müdafinin, sanık ...'un, sanık ... müdafiinin Temyiz Talepleri Açısından; 1.Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden, temyizinin katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilerek onanması talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyizi açısından vekalet ücretine hasren inceleme yapılmıştır. 2. Sanıkların Acıpayam ilçesi, Dodurga beldesinde bulunan, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 26.02.2000 tarih, 9522 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Alaca Tümülüsünü iş makinesi marifetiyle 4 metre derinliğinde, 18 metre genişliğinde kazmak suretiyle tahribata yol açtıkları sabit olan dosya kapsamında, mahkemece sanıklar ..., ..., ...'ın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Sanık ...'ın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, dava konusu yapıların sayısı, niteliği ve sit alanında meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup, sanık ... müdafinin fazla ceza tayin edildiğine ilişkin temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 4. Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanırken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı davranılması, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/1496 Esas 2007/996 Karar sayılı ilamının esas numarasının 2005/496 Esas olarak gösterilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin, sanık ...'un, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 6.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup, katılan vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yerinde görülmüştür. 7. Mahkemece kurulan hükümde (4-6) nolu bentlerde belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; 1.Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden, temyizinin katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilerek onanması talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyizi açısından vekalet ücretine hasren inceleme yapılmıştır. 2. Sanığın diğer sanıklar ..., ..., ... ve yardım eden ... ile birlikte Acıpayam ilçesi, Dodurga beldesinde bulunan, İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 26.02.2000 tarih, 9522 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Alaca Tümülüsünü iş makinesi marifetiyle 4 metre derinliğinde, 18 metre genişliğinde kazmak suretiyle tahribata yol açtığı sabit olan dosya kapsamında, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, dava konusu yapıların sayısı, niteliği ve sit alanında meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup, sanık müdafinin fazla ceza tayin edildiğine ilişkin temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 4. Yakalama emri üzerine çıkarıldığı Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesince sorgusu tespit edildiği sırada, duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi de bulunmayan sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 196 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmesi ve Dairemizin 11.05.2016 tarihli ve 2015/4513 Esas, 2016/8317 Karar sayılı bozma ilamının bozma gerekçesi sanık aleyhine olmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığa bozma ilamı okunarak sanığın bozmaya karşı beyanının alınmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı ve 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür. 5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup, katılan vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yerinde görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin, sanık ...'un, sanık ... müdafiinin Temyiz Talepleri Açısından; Gerekçe bölümünde (A-4-6) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2016/253 Esas, 2018/183 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin, sanık ... müdafinin, sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B-6) nolu ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafı hükümden çıkartılarak yerine " Sanık ...'ın adli sicil kaydındaki Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.11.2006 tarih 2005/510 Esas 2006/457 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olması nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," cümlesinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (D-6) nolu ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafı hükümden çıkartılarak yerine " Sanık ...'un adli sicil kaydındaki Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2007 tarih 2005/1496 Esas 2007/996 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olması nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," cümlesinin eklenmesi, hükme son bent olarak “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.180,00 TL vekalet ücretinin sanıklar ..., ..., ..., ...'dan alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin ve Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (B-4-5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle Acıpayam 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2016/253 Esas, 2018/183 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.