T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2106 KARAR NO : 2026/716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI : 2024/851 E - 2025/616 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2106 KARAR NO : 2026/716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI : 2024/851 E - 2025/616 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Temmuz/2023 tarihinde görüşme çeşitli kurum ve kuruluşlara ait olan ve davalı tarafın himayesinde bulunan arızalı hidrolik sistemli ağır vasıta araçların müvekkili tarafından ücreti karşılığında gerekli tamir ve onarımının yapılması konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, davalı tarafından, Ağustos/2023 tarihinden Nisan/2024 tarihine kadar müvekkili şirkete çeşitli kurum ve kuruluşlara ait olan arızalı ağır vasıta araçların tamir amacıyla getirildiğini, müvekkili tarafından gerekli tüm bakım, onarım, değişim ve tamirini gerçekleştirmesinin akabinde ilgili araçları süresinde teslim ettiğini, faturaların da keşide edildiğini, ilerleyen bu süreçte davalı tarafından, "..." plakalı ...-... marka ... ... model ve "..." plakalı iki farklı kamyon müvekkiline teslim edildiğini, "..." plakalı aracın üst yapı sisteminin, "..." plakalı araca aktarılmasının talep edildiğini, müvekkilinin gerekli işlemlere başladığını, davalının kamyonu temsil almak istemesi üzerine 17.01.2024 tarihinde "..." plakalı kamyonun teslim edildiğini, teslim sürecinde davacı müvekkili şirket yetkilisi ... ve de Eyüpsultan Belediyesi tarafından kullanılan ilgili kamyonun sahibi olan .... Ltd. Şti. yetkilisi ...'in imzası havi olan "Üst Yapı Arıza Formu" ile; ... plakalı ... ... model aracın şasisinin ... Makine tarafından aktarıldığı, şasinin kupa yakın konumlandırılmasından dolayı hidrolik hortumların ve elektrik tesisatlarının ekzasa temas ettiği, şase geriye kaydırma işlemi yapılmadan aracın çalışmaması gerektiği, oluşabilecek olumsuzlukların şirket yetkilisine bildirildiği, oluşabilecek olumsuzluklardan müvekkilin sorumlu olmadığı, 28.01.2024 tarihinde aracın kontrol için tekrar müvekkiline getirilmesi gerektiği, aracın getirilmemesi halinde oluşabilecek sorumluluklardan müvekkili şirketin olmayacağı ve de aracın kasa hariç test edilerek teslim edildiğinin" belirtildiğini, düzenlenen faturaların kısmi ödeme yapıldığını, bakiye alacağın ödenmeyerek oyalama yapıldığını, yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davalı tarafından 10.11.2023 tarihinde davacı şirkete kasa aktarma ve tadilat işlemlerini yapmak üzere araçların teslim edildiğini, teslim tarihinin taraflar arasındaki yazışmalar ve tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere 25.12.2023 tarihi olarak kararlaştırıldığını ancak davacı tarafın araçları belirlenen tarihte teslim etmediği gibi faturada yazılı parçaların değiştirilmediğini ve taahhüt edilen tadilat işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, 30.01.2024 tarihinde teslim edilen aracın hiç çalışmadığını, bunun üzerine aracı başka bir firmada tadilat ettirmek durumunda kalındığını, dolayısıyla davacının davalıya hizmeti sağlamadığı gibi zarara uğramasına neden olduğunu, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın esastan incelemesine girilmezden evvel reddine, esasa ilişkin itirazların kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Nitekim davalı tarafından cevap dilekçesinde davacının faturaya konu ettiği işleri yapmadığını iddia edilmiş ise de; Mahkememizce teknik bilirkişi görevlendirilerek ilgili araçların inceleme için hazır bulundurulması için davalıya süre verilmiş ise de davalı tarafından kesin süre içerisinde ilgili araçlar teknik bilirkişinin incelemesi için keşif mahallinde hazır edilmemiştir. Nitekim davalı tarafından davacının e-fatura olarak düzenlediği faturalar tebliğ alınmasına rağmen yasal süresi içerisinde itiraz ve iade işlemi yapılmadığı gibi faturaların ticari deftere işlendiği, yaklaşık 2 ay sonra yapılan iade işleminin ise süresinde olmadığı, aradan geçen 2 aylık süreç içerisinde davalı tarafından davacıya işin yapılmadığına dair herhangi bir ihtar çekilmediği ve bildirimde bulunulmadığı gibi bu konuda bir delil tespitinin de yaptırılmadığı bu suretle ispat yükü üzerine düşen davalının faturaya konu işlerin yapılmadığı ve meblağın daha düşük olması gerektiğine yönelik iddialarını ispat edemediği anlaşılmıştır. Takibe dayanak 15.01.2024 ve 30.01.2024 tarihli faturalar bakımından davacının alacağının 350.240,00-TL olduğu anlaşılmakla, 350.240,00-TL asıl alacak yönünden davacının itirazın iptali talebinin kabulü ile davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. İlgili alacağın faturaya dayalı olduğu, likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 70.048,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibine konu edilen 03.04.2024 tarihli 36.386,58-TL bedelli faturanın ise vade farkı alacağına ilişkin olduğu anlaşılmakta olup, tarafların arasında yazılı bir eser sözleşmesinin bulunmadığı bu suretle taraflar arasında vade farkı talep edilebileceğine dair bir anlaşmanın davacı tarafından ispatlanamadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları ile davacı tarafından sunulan taraflar arasındaki tüm faturalara konu ticari ilişki incelendiğinde davacı tarafından davalıya düzenlenmiş başkaca bir vade farkı faturasının bulunmadığı ve davalı tarafından daha önce davacıya vade farkı ödemesinde bulunulmadığı, dolayısıyla vade farkı talebinin taraflar arasında teamül haline gelmediği bu suretle davacının vade farkına yönelik alacağını ispatlayamadığı ve vade farkı yönünden talepte bulunamayacağı anlaşılmakla 03.04.2024 tarihli 36.386,58-TL bedelli fatura yönünden davacının itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyle 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 350.240,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 70.048,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacı müvekkili ile davalı yan arasındaki ticari ilişki kapsamında yer alan davaya konu olan ve olmayan tüm faturalarda vade farkına yönelik düzenleme bulunduğunu, ilgili vade farkı talebine yönelik olarak davalı yanın hiçbir zaman itirazda bulunmadığını, taraflar arasında bu yönde ticari teamül meydana geldiğini, yine davaya konu olan davalı tarafından ödemesi gerçekleştirilmeyen faturalar için de davalı tarafından herhangi bir itiraz edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı taraf araçları belirlenen tarihte teslim etmediği gibi faturada yazılı parçalar değiştirilmediğini ve taahhüt edilen tadilat işlemleri gerçekleştirilmediğini, 30.01.2024 tarihinde teslim edilen aracın hiç çalışmadığını, aracın başka bir firmada tadilat ettirildiğini, davacının alacağını ispatlayamadığını, davacının kötüniyetli olup yapılan kısmi ödemelerin de iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, araç tamir sözleşmesi gereği düzenlenen faturaların tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile yapılan sözleşme gereği iki adet ağır vasıtanın tamir edildiğini, faturaların ödenmediğini, davalı ile aralarındaki ticari teamül gereği vade farkı uygulamasının mevcut olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise, sözleşme ilişkisine kabul ederek kamyonun kararlaştırılan sürede teslim edilmediğini, yapılan işin de ayıplı olması nedeniyle başka bir firmada yeniden yaptırıldığını, borcunun olmadığını savunmuştur. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak, davalının aracı hazır etmemesi nedeniyle dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler raporunda özetle; "Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı tarafa 586.660,00 TL borçlu olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan 586.660,00 TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacağının olmadığı, davalı tarafa 586.660,00 TL borçlu olduğu, Davaya konu araçların incelemeye sunulmadığı, teknik olarak kanaat oluşturabilecek teknik ve idari herhangi bir sözleşmede olmadığı için görüş bildirmenin mümkün olmadığı, davacı tarafın alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği'' yönünde görüş bildirmişlerdir. Buna göre, taraflar arasında davaya konu araçların tamiri konusunda eser sözleşmesi bulunduğu noktasında ihtilaf olmadığı, aracın kısmi tamir işlerini yapılarak davalıya teslim edildiği, davalının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyerek veya inceleterek ayıp ihbarının tespit, ihtar, tutanak gibi belgeler ile ispatlayamadığı, aracın teslim alındıktan sonra başka bir firmada yeniden tamir edildiğinin de ispatlanamadığı, vade farkı uygulamasına ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı gibi emsal olarak sunulan vade farkı faturasının da bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla beraber bilirkişi raporunda araca yapılan işlerin bedeli konusunda değerlendirme bulunmadığı, raporun bu yönden eksik olduğu anlaşılmakla faturalardaki iş ve miktarlara ilişkin ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026