(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16246 E. , 2008/6006 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, ...’in doğumunun davalı hastanede yapıldığını, davalı ...’ın kadın doğum uzmanı, davalı ...’in çocuk doktoru olduğ…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16246 E. , 2008/6006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, ...’in doğumunun davalı hastanede yapıldığını, davalı ...’ın kadın doğum uzmanı, davalı ...’in çocuk doktoru olduğunu, davacı ...’in 13.1.2000 tarih, saat 01.00 da doğum için davalı hastaneye yatırıldığını, suni sancı verildiğini, hemşirelerin karnına bastırarak ve doktorun 4 kez vakumla çekerek bebeği almaya çalıştığını, bu arada bebeğin sağ omzunda köprücük kemiğinin kırıldığını, doğumdan sonra müdahale ile hayata döndürüldüğünü, kendilerine bir şeyi olmadığının, sağ kolu başın üstüne çatal iğneyle yatağa tutturulmasının ve bu şekilde iyileşeceğinin söylendiğini, çocuğun hep sola dönük yatırılmaktan dolayı bir gözünün diğerine göre daha küçük kaldığını, çevrenin uyarısı üzerine başka doktorlara götürdüklerinde omuzdaki sinirlerin koptuğu ve zedelendiğini öğrendiklerini, doktorun sezaryan yerine normal doğum yaptırmak istemesinin ve vakum aletini iyi kullanamaması ve çocuk doktorunun doğum sonrası tanı ve tedaviyi yapamaması nedeniyle çocuğun ömür boyu sağ kolunu ve elini normal kullanamayacak olmasının davalıların gereken özeni göstermemesinden kaynaklandığını ileri sürerek duyulan büyük üzüntü nedeniyle karı, koca, ve bebeğin büyük anne ve büyük babaları için ayrı ayrı anne baba için 7.500,00 YTL, büyük anne ve büyük baba için 5.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Davalılar, davacı ...’in normal doğuma uygun olduğunu, doğum sırasında bebeği vakumla almak zorunda kaldıklarını, bebeğin omzunun takıldığını, omuzun çıkartılması için uğraşıldığını, bu arada bebeğin hayati tehlikesinin bulunduğunu, böyle durumlarda gerekirse omuzun doktor müdahalesi ile kırılıp çıkarıldığını, ancak doğum sırasında hemşire ve ebelerin bastırmaları ile ve vakumla bebeğin çekilerek çıkarılabildiğini, bunun önceden öngörülemeyen bir durum olduğunu , doğum sonrası bebekte yüzde gözlerde bariz asimetri sağ kolda paraliz,felç olduğunun bildirildiğini bir müddet sonra bebeği kendilerine getirmediğini, bütün müdahaleleri yaptıklarını kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Yüksek ... Şurası raporuna göre, bebekte ortaya çıkan felcin bir doğum komplikasyonu olduğuna ve davalıların kusurlarının bulunmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalı hastanede doğum yapan davacı ...’e doğum sırasında ve sonrasında gerekli dikkat, özen, bilgi ve becerinin gösterilmediğini, bu nedenle bebekte kalıcı felç durumunun ortaya çıktığını, doktorların yanlış yönlendirmesi ile bir gözünün diğerinden küçük kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece Yüksek ... Şurası raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan raporda doğumun sezaryanla yapılması halinde aynı komplikasyonların ortaya çıkıp çıkmayacağı, normal doğumda ortaya çıkan risklerin önceden öngörülmesinin mümkün olup olmadığı, doğum sırasında yapılan müdahalelerde ve doğum sonrası yapılması gereken tanı ve teşhiste davalıların kusurlarının olup olmadığı, tedavide davalılardan kaynaklanan gecikmenin olup olmadığına ve bebekte ortaya çıkan rahatsızlıkla ilgili davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığına ilişkin yeterli açıklama ve incelemelerin yapılmadığı görülmüştür. Hal böyle olunca Mahkemece, Üniversiteden seçilecek kadın doğum ve çocuk uzmanlarından oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden, yukarıdaki hususlar ile davacı ve davalıların iddia ve savunmalarını karşılayacak taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.