6. Hukuk Dairesi 2023/2171 E. , 2024/4578 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/442 E., 2022/735 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Davacı vekili ; müvekkil ile davalı idare arasında ‘2008/2 Muhtelif mahallerde içme suyu şebeke rehabilitasyonu ve yeni şebeke inşaatı işi" sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin, sözleşme üzerine 109.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunu verdiğini, sözleşme konusu iş kapsamında 05.03.2008 tarihinde yer gösterilmesi üzerine işe başlanılmı…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2171 E. , 2024/4578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/442 E., 2022/735 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Davacı vekili ; müvekkil ile davalı idare arasında ‘2008/2 Muhtelif mahallerde içme suyu şebeke rehabilitasyonu ve yeni şebeke inşaatı işi" sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin, sözleşme üzerine 109.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunu verdiğini, sözleşme konusu iş kapsamında 05.03.2008 tarihinde yer gösterilmesi üzerine işe başlanılmış ise de, davalı idare tarafından 10.03.2008 tarih 290/2045 sayılı yazı ile işin durdurulması talimatı verildiğini, daha sonra tekrar davalının 12.08.2008 tarihli yazısı ile işin başlatılması talimatı olarak 20.08.2008 tarihinin belirlendiğini, sözleşme gereği müvekkilin talebi üzerine işin bitim süresine 162 gün eklenip işin bitim tarihinin 05.02.2010 olarak idarece kabul edildiğini ve bu durumun müvekkili şirkete yazı ile bildirildiğini, sözleşme gereği idarece temini gereken Ductil boru temininde yaşanan gecikmeler nedeniyle müvekkilin tek ekiple çalışmasının tavsiye edildiğini, iş programına göre aylık 133.665,47 Türk Lirası iş yapılması gerekirken baz fiyatlarla sadece 34.194,27 Türk Lirası iş yapılabildiğini, malzeme eksikliği nedeniyle tek ekiple devam eden işin durma noktasına geldiğini, gerekli tedbirlerin alınması yönünde davalı idareden talepte bulunulduğunu, davalı idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı firmada gereğinden fazla işçi çalıştırmak zorunda kaldığını, müvekkil firmanın idarenin bu haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını, davalı idare tarafından 452 sayılı Buski Y.K. Kararı ile sözleşmenin fesih edildiğini ve fesih tasfiye komisyonu kurulduğunu, davalı kurumun 13.01.2012 tarihli tasfiye tespit tutanağında müvekkil firmanın 74.284,27 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın bu ödemeyi yapmadığı gibi teminatlarını da irat olarak kaydettiğini, müvekkilinin durum tespit tutanağına itiraz ettiğini, davacı idarenin bu yazıdaki itirazlardan gecikme cezası dışındaki tüm itirazları hiçe saydığını ve bunu yazı ile müvekkili şirkete bildirdiğini ileri sürerek, haksız olarak yapılan feshin tespiti ile haksız olarak irat kaydedilen teminat mektubunun iadesini, mümkün olmaması halinde teminat bedelinin kendilerine ödenmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 Türk Lirası'nın müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, davacının personel maaşı ve ekipman kiralama şeklinde zarara uğradığı iddialarının yerinde olmadığını, fesih işleminin mevcut yasal düzenlemeler ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davacı firmanın sözleşme gereği yapılması gereken 80 km. şebeke borusu döşeme işinin yalnız %67,42 bölümünü tamamladığını, müvekkilinin bilgisi dışında işin durdurulduğunu, bu hususların tutanak ile tespit edildiğini, sözlü ve yazılı uyarılara ve süre uzatıma rağmen revize iş programı dahi vermediğini savunarak hukuksal dayanağı bulunmayan davanın reddini istemiştir. Mahkemece ilk kararda; davalı idarenin yükümlülüğü olan malzeme teminini zamanında karşılayamadığı bu nedenle sözleşmenin davalı idare tarafından feshinin haklı nedene dayanmadığı, davacının davalı tarafından iş verilmemesi ve idarenin taahhüt ettiği malzemeleri zamanında vermemesi nedeniyle uzun süreler boşta kaldığı ve bu boşta geçen zamanlar içerisinde elde tutmaya mecbur olduğu işçi ve teknik elemanların maaşlarını ödemek zorunda kaldığı ve iş makinelerine de gereksiz kira ödemek zorunda kaldığı iddialarını kanıtlayamadığı, dosyaya sunulan belgelere göre davacı şirketin tasfiye tarihinde davalı idareden 2008/2 işi için 74.248,26 Türk Lirası alacaklı olduğu ve fesih tarihinde davacı elinde 112.535,25 Türk Lirası değerinde iadesi gereken malzeme bulunduğu, bu malzemelerin davalı idareye iade edilmediği bu nedenle davalı idarenin davacıdan olan alacaklarını tahsil etmek amacı ile teminat mektubunun paraya çevrilmesinde hukuku aykırılık bulunmadığı, ancak fesih tarihi itibariyle 74.284,26 Türk Lirası + 109.000,00 Türk Lirası teminat mektubu bedeli olmak üzere, davacının davalıdan 183.284,26 Türk Lirası alacağı bulunduğu, bu alacaktan davalıya iadesi gereken 112.535,25 Türk Lirası malzeme bedeli mahsup edildiğinde, 183.284,26 Türk Lirası - 112.535,25 Türk Lirası = 70.749,01 Türk Lirası alacaklı olduğu ve davalı idarece fazla tahsil edilen 70.749,01-TL'nin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 30.11.2017 tarih ve 2017/1735 E., 2017/4221 K. sayılı ilamıyla; fesihte her iki tarafın ortak kusurlu bulunduğu,ortak kusur halinde sözleşme ilişkisinin tasfiye yoluyla sona erdirilmesi gerektiğinden kesin teminat mektubunun gelir kaydına karar verilemeyeceği, ancak sözleşmenin 11.20.1. maddesinde kesin teminatın iadesi koşulları düzenlenmiş olup, kesin teminatın yükleniciye geri verilebilmesi için SGK'dan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve yüklenicinin idareye herhangi bir borcunun olmaması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, ikinci kararda; taraflar arasında imzalanan 27/02/2008 tarih 2008/2 nolu muhtelif mahallerde içme suyu şebeke rehabilitasyonu ve yeni şebeke inşaatı işine dair sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile 70.749,01 Türk Lirası'nın sözleşmenin 11.4.1. maddesi uyarınca SGK'dan ilişiksiz belgesinin getirilmesi koşuluyla davalıdan alınıp davacıya verilmesine ve fesihte tarafların ortak kusurlu olduklarının tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin ikinci kararına karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 2. Davacı yüklenici 27.02.2008 tarihli sözleşmeyle "2008/2 muhtelif mahallerde içme suyu şebeke rehabilitasyonu ve yeni şebeke inşaatı" işini 1.811.534,70 TL+KDV (birim fiyat) bedelle üstlenmiştir. Sözleşme davalı idarenin 30.11.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile feshedilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu asıl ve ek raporlarında, davalının fesihte kusurlu olduğu sonucuna varılmış, mahkemece de davalı fesihte tam kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen nedenlerle, özellikle boru ve diğer malzemeleri temin etmede gecikmesi, depolarında gerekli malzeme bulunmaması ve davacı yükleniciyi tek ekiple çalışmaya zorlaması nedeniyle davalı idarenin fesihte kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacı da idarece kendisine verilen süre uzatımlarına rağmen işi uzatılan sürede tamamlamaması nedeniyle fesihte kusurlu bulunmaktadır. Böylelikle fesihte her iki tarafın ortak kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Ortak kusur halinde sözleşme ilişkisinin tasfiye yoluyla sona erdirilmesi gerektiğinden kesin teminat mektubunun gelir kaydına karar verilemez. Ancak sözleşmenin 11.20.1. maddesinde kesin teminatın iadesi koşulları düzenlenmiş olup, kesin teminatın yükleniciye geri verilebilmesi için SGK'dan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve yüklenicinin idareye herhangi bir borcunun olmaması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu asıl ve ek raporunda işin tasfiye kesin hesabı çıkartılmış olup, yüklenicinin davalı idareye 38.250,99 TL borcu kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece; irat kaydedilen 109.000,00 Türk Lirası teminat mektubu bedelinden bu miktar düşüldükten sonra kalan 70.749,01 Türk Lirası teminat mektubu bedelinin sözleşmenin 11.4.1 maddesi hükmü uyarınca SGK ilişiksiz belgesinin ibrazı için davacıya süre verilerek, ibraz edilir ise davanın kısmen kabulüyle 70.749,01 Türk Lirası teminat mektubu bedelinin iadesine, ibraz edilemez ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şarta bağlı olarak hüküm kurulması ve fazlaya ilişkin kısım için ise hiç hüküm kurulmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle ikinci kez bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde ilgilisine iadesine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.