T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/715 KARAR NO : 2025/2958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2024 NUMARASI : 2022/290 E - 2024/905 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/715 KARAR NO : 2025/2958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2024 NUMARASI : 2022/290 E - 2024/905 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... Fatih/İST. adresini kendi el işçiliği ile “ gümüş kaplama ” yapmak üzere 01.011.2019 tarihinde kiralamış olduğunu, Müvekkilinin, faaliyeti her ne kadar ticari olsa da, faaliyetin kapsamının esnaflık sınırını aşmadığını, müvekkilinin dava konusu işyerini kiralamış olduğunu, ertesi gün tadilata başladığını ve tadilatın 3. gününde davalı şirket elamanlarınca işyerinde yapılan okuma sırasında, “kuruma kayıtlı” olmayan sayaçtan enerji kullandığı gerekçesiyle 04.11.2019 tarih H/ nolu tutanak gereğince tutanak tarihine kadar kullanılıp da ödenmeyen önceki kiracının yıllarca kullandığı enerji bedelinin, kaçak fatura olarak müvekkiline fatura edilmiş olduğunu, müvekkiline fatura imzalatılırken kaçak elektrikten bahsedilmediğini, müvekkilinin sadece 4 gün tadilat için dava konusu iş yerinde kalmış olduğunu, tutulan tutunak nedeniyle önceki kiracı tarafından kullanılıp ödenmeyen borç ile ilgisi olmadığı halde ticari faaliyetine başlamadan bu haksız uygulama nedeniyle terk etmek zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin gümüş tamiri yaptığı için iş yerinde elektrikli cihaz olarak yalnızca cila moturu olduğunu, müvekkilinin sayaç alamadığı için, dava konusu yeri 30.09.2019 tarihi itibari ile terk etmiş olduğunu, müvekkilinden önce dava konusu iş yerinde ... olduğunu, davalı şirketin düzenli sayaç okuması yaptığını, müvekkili ilk defa bu adreste tespit edildiğini, önceki sayaç okumalarında kurumun niye enerji fatura tahakkuku yapmadığını izah etmesi gerektiğini, müvekkilinin 3 -4 günde bu kadar enerjiyi el işçiliği yapan küçük atölyesindeki ticari faaliyeti ile orantılı olmadığı gibi bu miktar enerjiyi kullanmasının fiilen de mümkün olmadığını, kaçak ve eksik tüketimin dayanağını oluşturan Kaçak Elektrik Tutanağının davalı kurum çalışanları tarafından tek yanlı düzenlenmiş olduğunu, kaçak kullanım olduğunu ispatlama külfetinin davalı kuruma ait olduğunu, davanın haksız eylemden kaynaklandığını, davalı kurumca tespit edilen güç ve akım değerleri üzerinden yapılan hesaplamaya göre de hiçbir şekilde bu oranda tahakkuk yapılmasının maddi delili bulunmadığını, müvekkilinin iş yerinde daha çok el işçiliği yapmakta ve enerjiye fazla gereksinim duymamakta olduğundan bahisle müvekkilinin açmak istediği “ ...” takılı 0579685510 nolu tesisat ile ilgili kuruma kaydı olmayan sayaçtan enerji kullandığı gerekçesiyle H/... nolu ve 04.11.2019 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına dayalı, 4 günlük ticari faaliyeti için, önceki kiracı tarafından 3 yıldan bu yana kullanılıp ödenmediği sayaçtaki tüm enerjiyi müvekkili kullanmış gibi tahakkuk edilen 24.252,99 TL kaçak tahakkukun, 252,99 TL dışında kalan 24.000,00 TL oranında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise haciz tehdidi altında 11.08.2021 tarihinde icra vekalet ücreti, işlemiş faiz ve harçlar ile birlikte 40.222,58 TL olarak ödendiğini beyanla davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava şartı gereği davacının arabuluculuk kurumuna dava tarihinden önce başvurup başvurmadığının tespitinin gerektiğini, başvurmamış ise davanın usulden reddinin gerekeceğini, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemelerde ... ... tarafından ... nolu tüketim noktasında tanzim edilen 24.252,90-TL faturaya itiraz ettiği belirtilerek, söz konusu tüketim noktasında 04.11.2019 tarihinde yapılan kontrolde ... nolu yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan P.S.S. veya ikili anlaşma olmadan enerji tüketildiği tespit edilerek H/... nolu tutanak tanzim edilmiş olduğunu, ilgili tutanağa istinaden hesaplama bilgileri verilen 18989 kWh karşılığı 24.252,90-TL kaçak fatura oluşturulmuş olduğunu, davacının kaçak elektrik kullanmadığına, söz konusu dükkanda dört gün kaldığına, daha önceki kiracının kaçak kullanımı olduğuna yönelik olarak yapmış olduğu savunmaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak, kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanarak tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacı tarafın istirdat davası ile ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ise de bu taleplerinin mümkün olmadığını, davacının ödemeleri ihtirazi kayıt öne sürmeden yaptığını, serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedellerin geri istenemeyeceğini, davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığından bahisle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... mahkememizce aldırılan dosya kapsamına uygun ve hükme dayanak bilirkişi ek raporundan da anlaşılacağı üzere, mahal yerinde, davalı yetkilileri tarafından kaçak elektrik kullanım hususu ile ilgili tespitin yapıldığı ve bu hususları tutanağa geçirildiği, EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinde, “...Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,....” şeklinde düzenlemenin kaçak elektrik tüketimine girdiği, davacı kaçak kullanım miktarını kayıtsız sayacın yazdığı toplam 18.989 kWh baz alarak hesaplama yaptığı, ancak söz konusu hesaplamanın EPDK nın yönetmeliklerine uygun olmadığı, EPDK nın ilgili 44/a maddesinde ”.... a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, ...” hususunun belirtildiği, yani kayıtsız sayacın endeks değerlerinin alınmamasının gerektiği, çünkü söz konusu sayaç kayıtlı olmadığı için dışardan her türlü müdahalelere açık olduğu, bu nedenle kaçak tüketim miktarının EPDK nin yukardaki yönetmeliğine göre hesaplama yapılması gerektiği, davalı tarafından tanzim edilen kaçak elektrik tespit tutanağının aksini gösterir somut bir delilin davacı tarafça dosya kapsamına sunulmadığı, davacının mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, davalı kaçak tutanağına istinaden davacı adına toplam 24.252,99 TL tutarında fatura tanzim ettiği, ancak detayları yukarda açıklanan ve EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda, davacının kullandığı kaçak kullanımına ilişkin asıl alacak tutarının 267,56 TL hesaplandığı ve davacının, davalıya 267,56 TL borçlu olduğu kalan 24.252,99 TL - 267,56 TL= 23.985,43 TL den borçlu olmadığı mahkememizce dosya kapsamına kazandırılan hükme dayanak bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla ; davacı vekilinin 16/07/2024 tarihli beyan dilekçesinde ; davacının dava konusu borcu, dava devam ederken haciz tehdidi altında 11.08.2021 tarihinde icra vekalet ücreti, işlemiş faiz ve harçlar ile birlikte 40.222,58 TL olarak ödediği bu nedenle davalarına istirdat davası olarak devam ettikleri şeklinde beyanda bulunduğu, mahkememizce İstanbul 30. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabında da davacının 40.222,58 TLyi icra dosyasına ödediği bu haliyle menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmış olmakla ; davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından düzenlenen davaya konu H/... nolu ve 04.11.2019 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına dayalı tahakkuk edilen 24.252,99 TL kaçak tahakkuka istinaden davacının davalıya 23.985,43 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya İstanbul 30. İcra Dairesinin ... E.sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı icra takibine konu edilen borç için ödemiş olduğu 40.222,58-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir." gerekçeleriyleDavanın KISMEN KABULÜ ile,1-a)Davalı tarafından düzenlenen davaya konu; H/... nolu ve 04.11.2019 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına dayalı tahakkuk edilen 24.252,99 TL kaçak tahakkuka istinaden davacının davalıya 23.985,43 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya İstanbul 30. İcra Dairesinin ... E.sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı icra takibine konu edilen borç için ödemiş olduğu 40.222,58-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, b)Fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, ihtirazı kayıt konulmadan yapılan ödemelerin borcu kabul anlamına geldiğini, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamaların hatalı olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi tarafından 4 günlük kaçak elektrik kullanımı üzerinden hesaplama yapılması hukuka aykırı olduğunu, ilgili kira kontratının noter onaylı olmayıp herhangi bir zaman diliminde düzenlenebilecek bir evrak olduğunu, kesin delil niteliğinde olmayan kira sözleşmesine dayanarak hesaplama ve tespit yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımından mahaldeki fiili kullanıcı sorumlu olup davacının ilgili mahalde fiili kullanıcı olduğu kaçak tespit tutanağıyla ve davacının ikrarlarıyla sabit olduğunu, tüketimi doğru olarak kaydedilmiş sayaç değerine göre tüketim miktarı hesaplanması gerekmekte olup tespit edilen sayacın tüketimlerinde hata olduğu yönünde bir bilgi ve bulgu bulunmadığını, davacının dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takip nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu mahalli 01.011.2019 tarihinde kiralamış olduğunu, ertesi gün tadilata başladığını ve tadilatın 3. gününde davalı şirket elamanlarınca 04.11.2019 tarih 4 günlük ticari faaliyeti için, önceki kiracı tarafından 3 yıldan bu yana kullanılıp ödenmediği sayaçtaki tüm enerjiyi kullanmış gibi tahakkuk yapıldığını, edilen 24.252,99 TL kaçak tahakkukun, 252,99 TL dışında kalan 24.000,00 TL oranında borçlu olmadığını, yargılama sırasında ise haciz tehdidi altında 11.08.2021 tarihinde icra vekalet ücreti, işlemiş faiz ve harçlar ile birlikte 40.222,58 TL olarak ödendiğini ileri sürmüştür.Davalı ise, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kira sözleşmesinin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğunu savunmuştur.Mahkemesince taraf delileri toplanmış, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi ... ... raporunda; " davacının söz konusu yere ilişkin kira kontratı ve ne kadar sürede orada ikame olduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiği adres olan ”Gedikpaşa Camii Sok. Türkmen Kumaşçı Han ... ... Fatih/İstanbul”' ile davalının kaçak tutanağındaki “... 28 Fatih/İstanbul “ adresinin aynı olmadığı, söz konusu mahal yerinde davacıdan önce işlettiği iddia edilen ve ihbar olunan ...” nin ne kadar süre ile söz konusu yeri işlettiği, işlettiği sürece aboneliğinin olup olmadığı, aboneliği var ise söz konusu mahali boşalttığında aboneliğinin iptal edilip edilmediği, yani söz konusu tüketim noktasındaki en son aboneliğin kimin adına olduğu hususlarının davalı tarafından ispatlanmasının gerektiği, dava konusuna ilişkin en önemli husus olan tarafların mutabık kaldıkları adres ile kaçak tutanağındaki adresin aynı olmaması nedeniyle davacının, tutulan kaçak tutanağına istinaden tanzim edilen toplam 24.252,99 TL den sorumlu tutulmamasının gerektiği " yönünde görüş bildirmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise; " kaçak kullanım miktarını kayıtsız sayacın yazdığı toplam 8.989 kWh baz alarak hesaplama yaptığı, ancak söz konusu hesaplamanın EPDK'nin yönetmeliklerine uygun olmadığı, EPDK' nin ilgili 44/a maddesinde “.... a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, ...” hususunun belirtildiği, yani” kayıtsız sayacın endeks değerlerinin alınmamasının gerektiği, çünkü söz konusu sayaç kayıtlı olmadığı için dışardan her türlü müdahalelere açık olduğu, kaçak tüketim miktarının yönetmeliğe göre hesaplanması gerektiği, EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinde, “... Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,....” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davacının mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, davalının, kaçak tutanağına istinaden davacı adına toplam 24.252,99 TL tutarında fatura tanzim ettiği, ancak detayları yukarda açıklanan ve EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda, davacının kullandığı kaçak kullanımına ilişkin asıl alacak tutarının 267,56 TL hesaplandığı ve davacının, davalıya 267,56 TL borçlu olduğu kalan 24.252,99 TL - 267,56 TL -23.985,43 TL den borçlu olmadığı" şeklinde görüş bildirmiştir.Somut olayda, davalı/alacaklı şirket görevlilerince dava konusu adresinde yerde kaçak kullanımı yaptığının tespit edilerek tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Şu halde, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu konusunda kuşku yoktur.Buna göre, davacı tarafça sunulan kira sözleşmelerine göree 01.011.2019 tarihinde kiralamış olduğu, öncesinde dava dışı kişi tarafından kiralama yapılmış olduğu, davacının abone olmaksızın elektrik kullanmasının yönetmeliğin 42/1-a maddesi gereğince kaçak kullanım olduğu, ancak kaçak kullanım başlangıç tarihini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından bu yönde bir ispat sunulmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.747,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 687,00TL harcın mahsubu ile bakiye 2.060,6 TL'nin istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/11/2025