Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1383 E. , 2024/12613 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1383 Karar No : 2024/12613 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapma…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1383 E. , 2024/12613 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1383 Karar No : 2024/12613 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmekle birlikte, kamu görevinden çıkarılması için örgüt üyeliği dışında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı yahut irtibatı bulunması da yeterli görüldüğünden davacının anılan beraat kararı ve dosyada bulunan diğer deliller yönünden FETÖ/PDY ile iltisakı yahut irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı hakkında kamu görevinden çıkarılmasına yönelik başvurunun reddine dair Komisyon kararında, davacının Bank Asya'da bulunan hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren artırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cİhan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ve örgüte müzahir Kimse Yok Mu Derneği'ne ödeme bilgisi bulunduğu tespitine yer verilse de, ...Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda hükmüne yer verilen kararı ile davacının Bank Asya'daki hesabının... yılında açılmış olduğu, 10 yıl vadeli konut kredisi kullanıldığı, bankaya yapılan ödemelerin ve hesap hareketlerinin işbu kredi borcunu ödemeye ilişkin rutin bankacılık faaliyetleri olduğunun, örgüt sohbetlerine katıldığı iddiasının ise 2010 yılı ve öncesine ait olduğunun belirtildiği, öte yandan, başka tespitler olmaksızın tek başına Cihan Medya ödeme bilgisinin ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan ödemenin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakını veya irtibatını ortaya koyacak düzeyde bulunduğunun kabulünün ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibata gerekçe yapılabilecek delillere yönelik açıklamalar ve dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesi neticesinde davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 25/12/2013 tarihinden önce ve 29/05/2015 tarihinden sonra Bank Asya'da hesap açtırmanın, tutarı ne olursa olsun para yatırmanın ve diğer bankacılık işlemleri yapmanın, anılan tarih aralığındaki hesap açma ve para yatırma şeklindeki hareketlerin ise; konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi gerçek bir ticari, iktisadi ve beşeri nedenle meydana geldiğinin ortaya konulması halinde iltisak ve irtibat olarak görülemeyeceği, davacının Bank Asya'da 1011203 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; davacının, 31/01/2014 tarihinde 1.200,00 TL tutarlı 31 günlük, 15/07/2014 tarihinde 189,43 TL tutarlı 31 günlük, 25/07/2014 tarihinde 354,72 TL tutarlı 31 günlük ve 23/12/2014 tarihinde 1.069,27 TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tartışmasız olup, bu durumun anılan bankaya finansal destek/yardım sağlamak olarak görüldüğü, ayrıca Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 06/01/2014-20/10/2016 tarihleri arasında toplam 9.519,86 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 06/04/2015-15/07/2015 tarihleri arasında para gönderdiği, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığından edinilen bilgilere göre, adı geçen derneğe 01/02/2014-07/10/2014 tarihleri arasında 20 adet SMS yolu ile para gönderdiği, bu verilerin yanı sıra, ceza yargılamasında da, davacının 2010 yılına kadar örgüt tarafından düzenlenen sohbetlere katıldığını ikrar ettiği hususları, Bank Asya hesap hareketleri ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY ile en az iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, kamu görevinden çıkarma işlemi ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği, Bank Asya hesap hareketleri, satın alınan bir dergi veya gazetenin karşılığı olarak ödediği paranın ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan br yardımdan bahisle kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, hiçbir terör örgütüyle iltisak veya irtibatının olmadığı, masumiyet karinesine aykırı şekilde işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, evrensel hukuk ilkelerine uyulmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru...tarih ve ...sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan yapılan yargılamasında davacının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının 09/12/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının, Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; dava dosyasının incelenmesinden; davacıya ait Bank Asya hesap bilgilerine göre, 16/02/2007 tarihinde hesabın açıldığı, bu hesap üzerinden 14/01/2013 tarihinde başlayan ve 14/07/2016 tarihine kadar devam eden konut kredisi ve kredi kart ödemesine ilişkin hesap hareketlerinin bulunduğu, anılan bankada yaptığı işlemlerin talimat tarihleriyle uyumlu olmadığı, bu örgütü destekleyici nitelikte olağandışı bir para aktarımının söz konusu olmadığı, rutin bankacılık işlemlerini gerçekleştirdiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yönelik ödeme bilgisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine para göndermesi hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; davacı tarafından Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan ödemenin başka delillerle desteklenmediği görülmekle, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlara yapılan söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile ilgilinin çalıştığı kurumda teknisyen olarak görev yaptığı hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinden çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.