9. Ceza Dairesi 2013/1816 E. , 2013/8897 K. "" İtiraz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Yazısının Tarihi : 15.02.2013 İtiraz Edilen Daire Kararı : 19.12.2012 tarih ve 2012/7759 - 2012/15343 sayılı bozma kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 tarih 2009/255-2010/100 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 43/1 269/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : Başkasına …
**9. Ceza Dairesi 2013/1816 E. , 2013/8897 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtiraz Yazısının Tarihi : 15.02.2013 İtiraz Edilen Daire Kararı : 19.12.2012 tarih ve 2012/7759 - 2012/15343 sayılı bozma kararı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 tarih 2009/255-2010/100 sayılı kararı İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1, 43/1 269/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 19.12.2012 tarih ve 2012/7759 – 2012/15343 sayılı kararı ile; "Gerçek kimliği, 17.03.2008 tarihinde Adana Emniyet Müdürlüğünce yapılan parmak izi araştırması sonucu ortaya çıkan sanık hakkında şartları oluşmadığından TCK'nın 269. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma gerekçesinin kararda gösterilmemesi" hususu kanuna aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.02.2013 tarihli itiraz dilekçesinde; "Yüksek Yargıtay Ceza Dairelerinin bir çok kararda aleyhe temyiz yoksa sanık aleyhine olan hususları eleştirerek hükmü onama yolunu seçtiği ve böylece dosyadaki hataya işaret edilmekle birlikte topluma ve adalete zarar verecek olan zaman ve kaynak (işgücü, para) israfının önüne geçilmekte olduğu Başsavcılığımızca da bilinmekte olup, uygulamanın da bu yönde devam ettirilmesi hususunda aynı düşünceyi paylaşmaktadır. Ancak, Başsavcılığımız, dosyanın bir başka nedenden dolayı zaten bozulacağı hallerde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi de gözetilerek, sanık aleyhine bozma nedenlerinin eleştiri konusu yapılmayıp bu hususların da bozma nedenleri arasında gösterilmesi gerektiğini düşünmektedir. Konunun aydınlığa kavuşması açısından "aleyhe bozma yasağı" nedir sorusunu cevaplamak gerekirse; 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin 4. fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklinde düzenleme vardır. Aynı şekilde 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin 4. fıkrası da;