10. Hukuk Dairesi 2016/13925 E. , 2019/8059 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının derece ve kademesinin tespiti ile bu derece ve kademe üzerinden hesaplanacak fark prime esas kazançlara göre yaşlılık aylığının arttırılması gerektiğinin ve miktarının yeniden tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşı…
**10. Hukuk Dairesi 2016/13925 E. , 2019/8059 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının derece ve kademesinin tespiti ile bu derece ve kademe üzerinden hesaplanacak fark prime esas kazançlara göre yaşlılık aylığının arttırılması gerektiğinin ve miktarının yeniden tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada, davacı, 4857 sayılı İş Kanununa göre 1976 yılından 2006 yılına kadar Köy Hizmetlerine ait işyerinde, çalıştığını, kapanan Köy Hizmetleri işyerinde önceden mevsimlik işçi statüsünde çalışırken, İl Özel İdaresi bünyesinde iken, 02.02.2001 tarihinde sürekli işi kadrosuna geçirildiğini, ancak burada yapılan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre derece ve kademesinin tespitinde, önceki çalışmalarının dikkate alınmaması nedeniyle, geçici işçi statüsünden daimi kadroya atandığı tarihe kadar yeni belirlenecek derece ve kademesinin tespiti ile oluşan ücret, yıllık izin ve fark kıdem tazminatına ilişkin alacaklarının tahsili ile birlikte, belirlenecek yeni ücretlere göre sigorta primine esas kazanç tutarının tespiti ve bu kazançlara göre yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ile arttırılması talebinde bulunmuştur. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, sosyal güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6. madde de, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hâkim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı Yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hâkim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, SGK'nın bu davalarda davalı sıfatı bulunmamaktadır.