2. Hukuk Dairesi 2013/24345 E. , 2014/7660 K. "" MAHKEMESİ :Ankara 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :30.09.2013 NUMARASI :Esas no:2013/800 Karar no:2013/1305 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı tarafın ad-soyad ve adresinin gösterilmiş olduğu, belirt…
**2. Hukuk Dairesi 2013/24345 E. , 2014/7660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 4. Aile Mahkemesi TARİHİ :30.09.2013 NUMARASI :Esas no:2013/800 Karar no:2013/1305 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı tarafın ad-soyad ve adresinin gösterilmiş olduğu, belirtilen adrese çıkartılan tebligatın tebliğ edilemeden iade edildiği, davacı vekilince verilen 22.07.2013 tarihli dilekçe ile kadının Özbek vatandaşı olduğu, mernis adresinin bulunmadığı, yurtdışına çıktığını öğrendiklerini belirterek ilanen tebligat yapılması talep edilmesi üzerine mahkemece davacı vekiline "davalının açık adresini bildirmesi, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" ihtarını içerir bir haftalık kesin süre verilip, bu hususun davacı vekiline 16.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve bir haftalık kesin sürede adresin bildirilmemesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunmaması halinde tamamlanması zorunlu unsurlardan olan davalının açık adresinin bildirilmemiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, anılan Kanunun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması durumunda davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmasının istenmesi, tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımın davacıya ihtar edilmesidir. Aksine düşünce, gerek Tebligat Kanununun tebligata ilişkin ilgili hükümlerini ( Teb. K. md 21- 25-28) gerekse Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ilanen tebliğ ile ilgili 48 ve devamı maddelerini işlevsiz hale getirecektir. Somut olayda ise davacı tarafın dava dilekçesinde davalının adresini gösterdiği, bu nedenle dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurun dilekçede belirtilmiş olduğu göz önüne alınarak davalının yurtdışına çıkıp çıkmadığı ve tebligata yarar açık adresinin, mahkemece titizlikle araştırılması, davalının adresinin tespit edilmesi durumunda tebligat yapılması, bulunamaması halinde ilanen tebliğ hususunun düşünülmesi ve sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken somut olayda uygulama yeri bulunmayan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesi uyarınca davanın usulden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.04.2014 (Çrş.)