22. Hukuk Dairesi 2017/8789 E. , 2017/13067 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı Belediyenin otobüs işletme müdürlüğü…
**22. Hukuk Dairesi 2017/8789 E. , 2017/13067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı Belediyenin otobüs işletme müdürlüğünde otobüs şoförü olarak çalıştığını, 14.03.2013 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığını, Toplu İş Sözleşmesi'nin 22. maddesine göre haftalık çalışma süresinin kırkdört saat olarak belirlendiğini, aynı sözleşmenin 18. maddesine göre vardiyalı işçilerin onaltı saat dinlendirilmeden çalıştırılamayacağını, otobüs işletmesinde çalışan şoförlerin işin gereği ara dinlenmesi verilmeden çalışılması halinde ileri bir günde mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini, iki vardiya usulünde haftada en az 48 saat çalıştığını, buna göre toplu iş sözleşmesinin belirtilen 44 saatlik sürenin aşıldığını, ancak yapılan fazla çalışmanın karşılığının ödenmediğini, ara dinlenmelerde çalışılmasına rağmen bunun karşılığının da ödenmediğini belirterek fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, otobüs işletmesinde çalışan şoförlerin iki vardiya halinde çalıştıklarını, gün içinde altı ile sekiz saat arasında toplam haftalık kırkdört saat çalışma yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Ara dinlenme için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık kırkbeş saati aşan kısmını oluşturması halinde ise zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3. maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 05.15-13.00 vardiyasında yasal bir saat ara dinlenmesi ile haftalık 40.5 saat çalıştığını,13.00-21.15 saatleri arası vardiyasında yasal bir saat ara dinlenmesi ile haftalık 43.5 saat çalıştığı ve haftalık yasal 45 saatin aşılmadığını, buna göre fazla mesai alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı taraf ara dinlenme verilmeden çalıştırıldığını beyan ederek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Bu nedenle Mahkemece yasal ara dinlenme süresi dikkate alınarak, davacının ara dinlenmesini kullanıp kullanmadığı hususunda araştırma yapılmadan fazla mesai talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca Mahkemece davalı resmi kurum olup, kurum kayıtları ve özellikle otobüslerin güzergahlarına ilişkin çizelgeler getirtilmeli, gerekirse mahallinde keşif yapıldıktan sonra davacının çalışma saatleri ile ara dinlenme süreleri belirlenerek davacının talebi değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.