3. Ceza Dairesi 2015/30768 E. , 2016/11629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5271 sayılı CMK'nin 216/3. maddesinde düzenlenen son sözün sanığa ait olması kuralının, kovuşturmanın sona erdirilmesi ve hükmün kurulması öncesinde, duruşmada hazır b
**3. Ceza Dairesi 2015/30768 E. , 2016/11629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5271 sayılı CMK'nin 216/3. maddesinde düzenlenen son sözün sanığa ait olması kuralının, kovuşturmanın sona erdirilmesi ve hükmün kurulması öncesinde, duruşmada hazır bulunan sanığın son konuşan taraf olmasını ifade ettiği gözetilmeden, son sözün karar duruşmasında hazır bulunan sanık ... (Basri oğlu) yerine sanıklar müdafiine verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 216/3. maddesine aykırı davranılması, 2) Müşteki hakkında, ... Devlet Hastanesi beyin cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 05.10.2009 tarihli raporda, multipl travma nedeni ile gözlem altında tutulan müştekinin olay anında hayati tehlike geçirdiği belirtilerek yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı bildirilmiş ise de, mevcut raporlarda özellikle kafa bölgesinde bir kemik kırığından söz edilmemesi, müştekinin aynı hastane tarafından düzenlenen 07.09.2009 tarihli geçici raporunda alnın orta kısmında 8 cm'lik kesi olduğunun bildirilmesi ve yüzde sabit iz yönünden rapor aldırılmadığının anlaşılması karşısında, müştekinin yaralanmasının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı ve yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususlarında, müştekinin mevcut raporları ve tıbbi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna muayeneye gönderilmek suretiyle rapor aldırılarak, müştekinin yaralanmasının niteliğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyları üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyları dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacaklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.